11. Hukuk Dairesi 2012/3091 E. , 2013/4016 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2011 tarih ve 2008/168-2011/1059 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutana
**11. Hukuk Dairesi 2012/3091 E. , 2013/4016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.10.2011 tarih ve 2008/168-2011/1059 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan işyerinde 13.10.2007 tarihinde tavukçu deresinin taşması sonucunda maddi zarar meydana geldiğini, tavukçu deresi ıslah çalışmasının davalı şirket tarafından yürütülmekte olup, zarardan davalının sorumlu olduğunu, sigorta bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şimdilik 3.645,00 TL hasar bedelinin 12.12.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iş sahibi ... tarafından ihaleye çıkarılmış bulunan atıksu kanalı, yağmursuyu kanalı ve dere ıslah inşaatı işinin 14/09/2006 tarihli sözleşme gereğince müvekkiline ihale edildiğini, 13-14 Ekim tarihlerinde etkili olan aşırı yağış sebebiyle su baskının meydana geldiğini, çalışmalar boyunca her türlü tedbirlerinin alındığını, yapılan imalatların fen ve sanat kurallarına uygun olduğunu, müvekkili bakımından zarar yönünden uygun illiyet bağının bulunmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, derenin ıslahının yapılması için ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığı, zararın bu işin yapımı sırasında meydana geldiği dikkate alındığında hasardan dava dışı ... Genel Müdürlüğü ile davalı yüklenici şirketinin sorumlu tutulması gerektiği, olayın meydana gelmesinde dava dışı ... Genel Müdürlüğü'nün %60, davalı yüklenici şirketin ise %40 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının kusur oranına göre 1.458,00 TL'nin 12/12/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1- 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19'uncu maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında karar tarihi olan 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile 3.645,00 TL hasar bedeli talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.458,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Hükmedilen tazminat miktarı bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında rucuen tazminat istemine ilişkin olup, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusur paylaştırması yapılmış ise de, Dairemizin emsal kararlarında da belirtildiği üzere, dava konusu zararlı eylemin meydana gelmesinde dere ıslah çalışmalarını yürüten davalı müteahhit firma ile ihale işini tertip ederek, aralarındaki sözleşme uyarınca inşaat işine denetim ve nezaret etme görevi bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 11.10.2004 tarih 817 sayılı kararı ile de dere ıslahı yetki ve görevi kendisine verilen dava dışı ... Genel Müdürlüğü davacının sigortalısına karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda, davalı aleyhine açılan işbu dava nedeniyle zarar konusu miktarın tamamına hükmedilmesi gerekirken, BK'nın 50. maddesi uyarınca ancak müteselsil borçlular arasındaki rücu ilişkisinde dikkate alınacak olan kusur oranı üzerinden tahsile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 62,30 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.