1. Ceza Dairesi 2023/5341 E. , 2024/275 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık ...'in, müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 21.08.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kara…
**1. Ceza Dairesi 2023/5341 E. , 2024/275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Sanık ...'in, müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 21.08.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme ile nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2021/194 Esas, 2023/57 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; a. Maktule yönelik kasten öldürme suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, b. Nitelikli yağma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, Karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/874 Esas, 2023/1147 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar ...ve Havva vekili temyiz sebepleri; suç niteliğine, haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, nitelikli yağma suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, suç niteliğine, sanığın fail olarak değil yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanıklar ... ve ... 'in arkadaş oldukları, maktul ...'yi ise sanık ...'in önceden tanıdığı, olay tarihinde sanıkların bir arada iken maktul ile ...'in haberleştikleri ve bir araya geldikleri, sonrasında bir süre araç içerisinde alkol aldıkları, alkolün etkisiyle aracı kullanan sanık ...'in maktulün evini bulamadığı, bunun üzerine maktulün sanıklara küfür ettiği, alkolün etkisiyle edilen bu küfürlerden rahatsız olan sanıkların maktulü olayın olduğu yere götürdükleri, orada sanık ...'in maktule yumrukla, sanık ...'in de belinden çıkardığı ... ile darp ederek otopsi raporlarında belirtilen biçimde öldürdükleri, sonrasında maktule ait cep telefonunu aldıkları olayda, sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçlarından mahkûmiyetlerine, nitelikli yağma suçlarından beraatlerine karar verildiği, anlaşılmıştır. 2. Olay yeri inceleme raporu ile basit krokisi, uzmanlık raporları, maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu Adlî Tıp 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 07.04.2022 ve 07.11.2022 tarihli "kişinin ölümünün zorlamalı ölüm olduğu ve kişinin ölümünün maruz kaldığı künt travmaya bağlı meydana gelmiş olabileceği gibi travma sonrası atık su kanalına atılmasıyla sıvı aspirasyonu sonucu da meydana gelmiş olabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı" görüşünü içeren raporlar, nüfus ve adlî sicil sabıka kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, Dairemizin yerleşik kararlarında canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme, eziyet çektirerek öldürmenin ise öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanıkların canavarca hisle ya da eziyet çektirerek öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin kanıt bulunmadığı, sanıkların "yağma" ve "yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak için öldürme" suçlarını işlediğini gösterir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, Adlî Tıp Kurumu Adlî Tıp 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 07.04.2022 ve 07.11.2022 tarihli raporları uyarınca Mahkemece sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabul edilmesinde ve sanıkların suça iştiraklerinin niteliklerinde isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların aşamalardaki savunmalarının aksini gösteren somut delil bulunmadığından maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden söz ve davranışın bulunduğu, ulaştığı boyut dikkate alındığında haksız tahrik indirim oranının yerinde olduğu, takdiri indirimlerin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık ... hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya kapsamına göre; maktul öldürüldükten sonra ölmesinden faydalanarak maktule ait cep telefonunun alındığı ve üçüncü kişiye bedel karşılığında satıldığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında maktule yönelik nitelikli yağma suçlarından açılan kamu davalarında suç niteliğinin değişip değişmeyeceği ve sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı ile bu suça iştiraklerinin her bir sanık yönünden karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi ile sanık ... müdafinin temyiz istemi yönünden Sanık ...'in, müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, 21.08.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, B. Sanıklar hakkında kasten öldürme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/874 Esas, 2023/1147 Karar sayılı kararında katılanlar ...ve Havva vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılanlar ...ve Havva vekilinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2023/874 Esas, 2023/1147 Karar sayılı kararının "suç niteliğinin ve suça iştiraklerin derecelerinin değerlendirilmesi yönünden" 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Oluş ve kabule göre, sanık ...'in yumrukla ve sanık ...'in ise ... ile birlikte maktule vurdukları, Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlarda "kişinin ölümünün maruz kaldığı künt travmaya bağlı meydana gelmiş olabileceği gibi, travma sonrası atık su kanalına atılmasıyla sıvı aspirasyonu sonucunda meydana gelmiş olabileceği, bunlar arasında tıbbî ayrım yapılamayacağının" bildirildiği, bu hale göre şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek, sanıkların darbı sonucu ölümün meydana geldiğinin kabulünde zorunluluk bulunması nedeniyle, sanıkların TCK'nin 87/4. maddesi gereğince kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırılmaları gerektiği ve hükmün bu nedenle bozulması görüşünde olduğumdan, esastan red ile onama yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.