5. Ceza Dairesi 2006/702 E. , 2010/680 K. "İçtihat Metni" Irza geçme ve alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan ...'nin reşit olmayan mağdure ile cinsi münasebette bulunmak suçundan mahkümiyetine, alıkoyma suçundan beraetine, diğer sanıkların her iki suçtanda beraetlerine dair, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.06.2005 gün ve 2004/260 Esas, 2005/155 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili v
**5. Ceza Dairesi 2006/702 E. , 2010/680 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklardan ...'nin reşit olmayan mağdure ile cinsi münasebette bulunmak suçundan mahkümiyetine, alıkoyma suçundan beraetine, diğer sanıkların her iki suçtanda beraetlerine dair, Salihli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.06.2005 gün ve 2004/260 Esas, 2005/155 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık ...'e 07/07/2005 tarihinde tebliğ olunan hükmü CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 21/07/2005 tarihinde temyiz ettiğinden sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin katılanlar vekilinin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle tebliğname gibi ONANMASINA, Sanıklardan ...'nin reşit olmayan mağdure ile cinsi münasebette bulunmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığın eylemine uyan, 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesinde düzenlenmiş suçun şikayete tabi olup, zarar gören gerçek kişi olduğundan 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda ise hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.