Başvuru, tam yargı davasında delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tam yargı davasında delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılarak adil olmayan karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/12/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuru Öncesi Başvurucunun sahibi olduğu sürücü kursu hakkında başlatılan soruşturma sonucunda, kanuna aykırı ve usulsüz işlemler yapıldığı gerekçesiyle Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü tarafından sürücü kursunun kapatılmasına ve sürücü kursu açma izninin iptal edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu söz konusu işlemlerin iptali talebiyle 22/4/2005 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) dava açmıştır. İdare Mahkemesi 15/2/2006 tarihli kararıyla sürücü kursunun kapatılmasına ilişkin işlem yönünden davanın reddine, sürücü kursu açma işleminin iptal edilmesi işlemi yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Başvurucunun temyiz talebi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin (Sekizinci Daire) 16/3/2007 tarihli kararıyla İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İdare Mahkemesi 16/1/2008 tarihli kararı ile bozma kararına uymak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Söz konusu karar Sekizinci Dairenin 11/9/2009 tarihli kararıyla onanmıştır.B. Bireysel Başvuruya Konu Yargı Süreci Başvurucu; İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine iptal edilen işlemler nedeniyle 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebiyle 24/8/2010 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tam yargı davası açmıştır. Mahkeme tarafından zararın tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkeme dosya kapsamındaki bilirkişi raporunu da esas almak suretiyle 20/12/2013 tarihinde 132,25 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermiştir. Başvurucunun temyiz başvurusu üzerine Sekizinci Dairenin 30/4/2015 tarihli kararıyla Mahkeme kararının maddi tazminata uygulanan faize ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için ağır hizmet kusurunun bulunması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme 27/6/2016 tarihli kararıyla 730,98 TL maddi tazminatın meydana geldiği dönemi (ay/yıl) izleyen dönemden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 25/5/2017 tarihli kararıyla davalı idarenin temyiz başvurusunun reddine, başvurucunun temyiz başvurusunun vekâlet ücreti yönünden kabulüne, diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 4/10/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 22/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 21/12/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Bireysel Başvuru Sonrasına İlişkin Süreç Vekâlet ücreti yönünden yapılan yargılamaya ilişkin Mahkemenin 25/12/2018 tarihli kararı, Sekizinci Dairenin 26/11/2019 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı idarenin vekâlet ücretine dair temyiz kararına ilişkin karar düzeltme talebi üzerine dava aynı Dairede derdest bulunmaktadır. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler.”