T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:18/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:18/10/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/02/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında 15/04/2014 tarihinde akdolunan acentelik sözleşmesi gereğince davacı şirketin, davalının meşgul olduğu ve olacağı konularında acenteliğini yapmaya başladığını, davalının, müvekkile keşide ettiği 12/07/2017 tarihli Beykoz 2.Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkilinin acenteliğinin 11/10/2017 tarihinde sona erdirileceğini bildirdiğini, 19/10/2017 tarihli Beykoz 2.Noterliğinin ... yevmiye nolu fesihnamesi ile acentelik yetkilerinin 13/10/2017 tarihi itibariyle feshettiğini bildirdiğini, davalı tarafından yapılan fesihin haksız olup bu aşamada müvekkilinin TTK kapsamında portföy tazminatı talep etme hakkının doğduğunu, davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte 10.000,00 TL 'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, şirketin merkez adresinin Beykoz/İstanbul olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin olağan fesih hakkını kullandığını, davacı tarafın portföy tazminat talep hakkı bulunmadığını, ispat yükü üzerinde olan davacının müvekkil şirketin önemli menfaat sağladığını ispatlaması aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini, koşulsuz ve şartsız 1 yıllık komisyonun müvekkil şirket tarafından hiçbir menfaat elde edilmemiş olmasına rağmen davacı acenteye ödenmesine karar verilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını ve sair nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davalı şirketin, davacı adına keşide ettiği Beykoz (2). Noterliği'nin 12/07/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile acentelik sözleşmesinin - “Sözleşmenin Süresi" başlıklı “Taraflardan her biri, 3 ay evvel Noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile feshi ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir...” maddesi doğrultusunda 11.10.2017 tarihi itibariyle resen feshedileceğini ihtar ettiği; sonrasında da Beykoz (2). Noterliği'nin 19.10.2017 tarih ve ... yevmiye nolu fesih ihtarnamesi ile de 15/04/2014 tarihli acentelik sözleşmesi ve 17/08/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin 13/10/2017 tarihi itibariyle feshedildiğini ihtar ve ihbar ettiği; davalı şirketin, davacı acentenin portföyü sayesinde yenilediği poliçelerden; sözleşmenin feshinden sonraki bir yıllık süreçte toplam 164.771,00 tl prim elde ettiği; taraflar arasındaki sözleşmeler feshedilmemiş olsaydı, davacı şirketin elde edeceği komisyon gelirinin de toplam 22.891,00 TL olacağı, davalı tarafından davacıya, 43 aylık dönemde düzenlediği poliçeler nedeniyle toplam 479.458,13 TL komisyon ödemesi yapıldığı, Bu haliyle davalının; 1 yıllık ortalama komisyon geliri 133.802.28 TL (11.150,19x3-133.802,28) hesaplandığı; taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshinden sonra, davacı acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden (portföyünden) davalı - şirketin yararlanmaya devam etmesi, davacı acentenin ise yararlanamaması nedeniyle; davacı acentenin uğradığı zararın (denkleştirme tazminatının) elde edemediği komisyon gelirinden ibaret olacağının kabul edilmesi halinde, davalının talep edebileceği zarar (Tazminat) miktarının da 22.891,00 TL olarak kabul edilebileceği (hesaplanan 22.891,00 TL komisyon tutarı, davacı şirketin sözleşmenin feshi nedeniyle, sözleşmenin feshinden sonraki 1 yıl içinde elde edemediği geliri (yani 1 yıllık zararı) olmaktadır),Antalya'nın en düşük nüfus yoğunluğuna sahip olan ilçesinde faaliyet gösteren davacı acentenin, sözleşme süresince davalı şirkete önemli menfaat sağlamış olduğu, sözleşmenin feshinden sonra ise; davalı şirketin, davacı acentenin işbu portföyü sayesinde yenilediği poliçelerden elde ettiği toplam 164.771,00 TL prim tutarının, davacı acentenin portföyünün yaklaşık % 16,52'si olduğu; netice itibariyle, sözleşmenin feshinden sonraki bir yıllık süreçte, davacı şirketin portföyünün % 16,52'sinden davalı şirketin menfaat sağladığı; ancak, davalı şirketin olağan fesih hakkını kullanması nedeniyle de, fesih ihbarından sonraki süreçte davacı şirketin kendi portföyünün % 83,48'ini başka sigorta şirketlerine kaydırarak kendi portföyünün önemli miktarından yine kendisinin yararlanmaya devam ettiği" sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporunun dosya mündericatı ile uyumlu ve yargı denetimine elverişli olduğu kabul edilerek, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 133.802,28 TL olduğu belirlenmiş, ancak önceki yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi esas alınarak davanın kabulü"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen feshin davacı acentenin hatalı ve usulsüz işlemleri nedeniyle haklı sebebe dayandığını, bu nedenle davacının portföy tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığını, tazminatın yasal koşulu olan sigorta şirketinin önemli ölçüde menfaat elde etmesi şartının gerçekleşmediğini ve bu durumun ilk derece mahkemesince yeterince incelenmediğini, davacının yeni müşteri kazandırdığını ve bu müşterilerin sözleşme sona erdikten sonra da menfaat sağlamaya devam ettiğini ispatlayamadığını, acentenin başka şirketlerle de çalışması nedeniyle bir portföy kaybının söz konusu olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı ve denetime elverişsiz olduğunu, uzmanlık alanı uygun olmayan bilirkişilerce hazırlanan rapora dayalı kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, acentelik sözleşmesinin feshi sebebiyle TTK'nın 122. maddesi uyarınca açılmış denkleştirme tazminatı istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel verilere ve oluşa uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 8.182,43 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.045,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.136,73 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...