3. Ceza Dairesi 2023/16752 E. , 2024/2218 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/147 - 2022/227 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/21, 2020/200 SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62/1, 53,58/9,63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine ilişkin yapılan istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAMEDEKİ D…
**3. Ceza Dairesi 2023/16752 E. , 2024/2218 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/147 - 2022/227 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/21, 2020/200 SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62/1, 53,58/9,63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine ilişkin yapılan istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNC E : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık ..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince takdiren REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairenin 22.03.2019 tarih, 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasa'yı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK’nın 37 nci maddesi kapsamında doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasa'yı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasa'yı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasası'nın 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 24/3 üncü maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay ve bu çerçevede yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesine gelince: Genel olarak Bayburt 4. Motorlu Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı'nda gerçekleşen olaylar: Bayburt 4. Motorlu Piyade Tugay Komutan Yardımcılığı'nda piyade albay rütbesi ile kışla komutanı olarak görev yapan ...'in, Trabzon 4. Motorlu Piyade Tugay Komutan Vekili ... tarafından 15.07.2016 tarihinde saat 22:25:52 de aranarak acilen kışlaya gitmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtilal yaptığı, kendisine gönderilen emri Evrak Yönetim Sistemi (EYS) üzerinden tarafına göndereceği, personeli birliğe toplaması, birlik yoklaması alması ve müteakiben tekrar arayacağını bildirmesi üzerine ...’in kışla nöbetçi amiri ile iletişime geçerek kışlada görevli tüm rütbeli personelin derhal kışlaya çağrılması, birlik komutanlarının kışlaya gelerek birliklerini kontrol altına almaları, erlerin uyandırılarak yoklamalarının alınması konusunda talimat verdiği, kışla nöbetçi subayının aldığı talimatlar doğrultusunda askeri personelin kışlaya acilen çağrıldığı, saat 22:45 sıralarında ...'in kamuflajlı halde kışlaya gittiği, ... tarafından Evrak Yönetim Sistemi aracılığı ile saat 22:58:54'de gönderilen 'SIKIYÖNETİM DİREKTİFİ' başlıklı 'GİZLİ' ibareli evraka ...’in makam odasında saat 22:59' da erişim sağladığı, bu sırada erlerin uyandırılarak silahlı, kompozit başlıklı ve hücum yelekli şekilde içtimalarının alındığı, akabinde rütbeli personelin Tugay Komutan Yardımcılığında toplanmaya başladığı, 2. Piyade Tabur Komutan vekili olarak görev yapan binbaşı Altan Demirbaş ve Lojistik Destek Tabur Komutanı olarak görev yapan binbaşı Cihat Aksu'nun kışla komutanının makam odasına geçtikleri, ...'in darbe bildirisini odada bulunan ... ve ...'ya okuduğu ve ...'ın Trabzon-Bayburt sıkıyönetim komutanı olduğunu bildirdiği, evrakın eki niteliğindeki sıkıyönetim komutanlarının adlarının yer aldığı listenin çıktısını alarak ... ve ...'ya verdiği ve anılan evrakı hep birlikte inceledikleri, aralarında o gece itibariyle tugay komutan yardımcılığında yapılacak hazırlıklar olan tank ve zpt askeri araçların hazırlattırılması, rütbeli personelden timler oluşturulması, tim üyelerine silah ve mühimmat dağıtılması, vatani görevini yapan erlerin ve oluşturulacak timlerin hazır vaziyette bekletilmeleri, erlere ait cep telefonlarının toplatılması, askeri gazinolarda TV izlemelerinin önlenmesi ve kışla dışına çıkışların yasaklanması hususlarını kararlaştırdıkları, ... tarafından, ...'a vekaleten baktığı 2 nci Piyade Tabur Komutanlığına ek olarak Emniyet Muhafız Takımı, TOW ve Tank Bölüklerinin kontrol yetkisinin, Lojistik Destek Taburu rütbeli personeline dağıtılacak mühimmatın taburuna ait mühimmattan tedariki görevinin yanı sıra toplantı sonucunda varılan kararların toplantıya katılamayan Topçu Tabur Komutanlığına vekaleten bakan ...'e kışla komutanının emri olduğu belirtilerek bildirilmesi görevlerinin verildiği, sonrasında talimatların icrasını yerine getirmek üzere tabur komutanlarının birliklerine gittikleri ve bu doğrultuda kendi taburlarında rütbeli personelleri ile toplantılar düzenledikleri, yaptıkları toplantılarda tabur komutanlıkları bünyesindeki rütbeli personellerine Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğunu, ...'ın sıkıyönetim komutanlar listesinde Trabzon-Bayburt illerinden sorumlu sıkıyönetim komutanı olarak yer aldığını bildirilerek kışla komutanı 'in emri gereğince rütbeli personelden timler oluşturulacağının, her rütbeli personele 5 adet boş şarjör, 100 adet G3 piyade tüfeği mermisi, hücum yeleği verileceğinin ve silah alınacağının emredildiği, ... tarafından rütbelilerle yapılan toplantıya sanıklardan ... ve ...'ün katıldığı, bu toplantıda sanık ...'in 2. Tim Komutanı olarak, sanık ...'ün 3.Tim Komutanı olarak, sanık ...'ın ise mühimmat alımı ile görevlendirildikleri, toplantı sonrası verilen emirler doğrultusunda sanık ...'ın mühimmat getirmek üzere cephaneliğe gittiği, cephaneliğin anahtarının bulunduğu Kenan Kahraman'ın kışlaya gelmediğini öğrenmesi üzerine HTS kayıtlarına göre 00:22'de bağlı bulunduğu Bakım Bölüğü Komutanı sanık ...'i arayarak durumu bildirdiği, sanık ...'in Cihat Aksu ile görüşüp haber vereceğim dediği ve 00:34'te sanığı arayarak 2. taburdan mühimmat almasının söylenmesi üzerine sanık ...'ın 2 nci taburdan mühimmatı alıp diğer timlere dağıttığı, bu aşamada alınan kararlar doğrultusunda tugay komutan yardımcılığında görevli subaylar ve astsubaylar nezdinde koordinasyonu sağlamak amacıyla Whatsapp grubu oluşturulduğu, sanık ... ile sanık ...'ün kurulan bu Whatsapp grubunda yer aldıkları, grupta YURTTA SULH BİLDİRGESİ'nin paylaşıldığı, müteakip ...'in anılan Whatsapp grubuna 'Emrimle hareket edilecektir, müteakip duruma göre oluşturulan alternatif plan bu şekildedir.' şeklinde mesaj gönderdiği, devamında Bayburt şehir merkezindeki saat kulesinin bulunduğu şehir meydanını ve çevresindeki caddeleri gösterir elle çizilmiş basit krokiyi paylaştığı, söz konusu kroki de 'VALİLİK' ve 'MEYDAN' ibarelerinin, yanında olası bir çıkış durumunda hangi birliğin hangi kurumu alacağını gösterir şekilde 1-2-3 yazan okların yer aldığı, 1 numaranın Piyadelerden oluşan timleri, 2 numaranın TANK ve TOW birliklerinden oluşan timleri, 3 numaranın ise Lojistik Destek Taburu bünyesinde oluşturulan timleri ifade ettiği, krokide yer alan 'VALİLİK' kelimesinin kutucuk içine alındığı, ardından krokideki numaraları açıklayıcı ve timlerin hangi sahalara, cadde, sokak, muhitlerde görevli olduğunu gösterir 'HAREKAT PLANI' paylaşımında bulunduğu ve yine ...'in "Bu krokiyle beraber benden emir bekleyin önce piyadelerden oluşturulan timler, daha sonra topçu, tank, tow timleri, en son da lojistik desteğin timleri hareket edecektir." şeklinde paylaşımda bulunduğu, kışla bünyesinde vatani hizmetini yapmakta olan askerlerin telefonları toplanarak toplu şekilde içtimalarının yapıldığı, teçhizatlı vaziyette hazır olarak içtima alanında, sonrasında saat 04:00'e kadar askeri gazinoda bekletilen askerlerin bu saat itibariyle de her an kalkacak, hazır olacak şekilde kamuflajlı ve silahlı vaziyette koğuşlara istirahat etmek üzere geçmelerine müsaade edildiği, sanık ... ve ...'ün mühimmat geldikten sonra komutanı oldukları 2. ve 3.timdeki rütbeli personele boş şarjörlere mühimmat basılması emri verdikleri , topçu tabur komutan vekili olarak görev yapan ...’in topçu taburunda yaptığı toplantıda "Arkadaşlar bu bir darbe girişimidir, Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koymuştur, bizler de asker olarak üzerimize düşen görevi layıkıyla yerine getireceğiz." devamında ise "gelen emirde mülkü amirleri almamız yazıyor, eğer emir verilirse bu emri yapacağız. Ben 13 yaşımdan beri bu üniformayı giyiyorum, bana verilen emri, görevi yerine getirmek zorundayım. Bu üniformayı giymemin amacı budur, tereddüt etmiyorum, korkmuyorum, verdiğim emirlerin arkasındayım, şayet bu konu ile ilgili yani mesaj emri doğrultusunda bir emir gelirse yerine getireceğim, biz üzerimize düşeni yapacağız." şeklinde beyanlarda bulunarak kışla komutanının vereceği emirler doğrultusunda hareket edeceklerini, bundan sonra vereceği her emrin arkasında olduğunu bildirdiği, yine "bu saatten sonra ben verdiğim emirlerin tamamının arkasındayım, bize verilen emirleri bekleyeceğiz, her an dışarı çıkacakmış gibi hazır vaziyette bekleyeceğiz, kimse tabur bölgesinden ayrılmasın, herkesin hücum yeleği ve silahı üzerinde olsun" şeklinde açıklama yaparak her an dışarı çıkacak şekilde hazır olarak beklemelerini emrettiği, ...'in yapmış olduğu bu toplantıya sanık ...'ın da katıldığı ve ...'in emriyle boş şarjöre 100 mühimmat bastığı, toplantıda ...'un telefonların toplanması emri vermesi üzerine sanık ...'ın kendisine bağlı 2 askerin telefonlarını alarak odasına koyduğu ve ... tarafından timi için kurulan whatsapp grubuna katıldığı, darbe teşebbüsünün başarısızlıkla sonuçlanması akabinde harekat planı ve kroki paylaşımının gerçekleştiği Whatsapp grubunun ...'in darbe girişiminde bulunulduğu gece itibariyle oluşturulan timlerin ani müdahale mangasına takviye amacıyla, alınan tedbirlerin ise kışla emniyeti ile alakalı olduğunu belirttiği ve yazışma içeriklerinin silinerek grubun kapatılmasını emretmesi üzerine söz konusu grubun içeriği yok edilerek kapatıldığı anlaşılmakla; 1-Sanıklar ..., ..., ... ,... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, örgütsel bağları belirlenen, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduklarının, suç işleme karar ve iradesine katıldıklarının da kanıtlanamamış olmasına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen emirleri/görevleri kabullenerek, ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan ve tek başına vahamet arz etmeyen, konumları, rütbeleri ve mesleki tecrübeleri itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları bulunmayan sanıkların eylemlerinin; elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sundukları katkının tek başına vahamet arz etmemesi de nazara alındığında, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasa'yı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü ile bu kapsamda sanıkların savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafileri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan kurulan hüküme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Oluş, iddia, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Lojistik Yönetim Merkezinde ana malzeme mal sorumlusu astsubay çavuş olarak görev yapan sanığın olay gecesi askeri gazinoda iken ...'nun emriyle kışlaya geçtiği, iddianame ve mahkeme gerekçesinde sanık hakkında, ... tarafından rütbelilerle yapılan ve darbe girişimine destek verilmesi yönünde planların konuşulduğu toplantıya katıldığı kabul edilmişse de sanığın bu toplantıya katıldığına yönelik herhangi bir tanık beyanının dosyada yer almaması, sanığın değişmeyen aşama beyanlarında "üniformasının bulunduğu dolabın anahtarını evde unutması nedeniyle mutfak nöbetçi astsubayı O.G'den şahsi aracının anahtarını isteyerek evden depo anahtarını alıp geldiğini, geldiğinde de herkesin hücum yeleğini ve silahlarını aldığını" beyan etmesi karşısında; özellikle sanığın ... tarafından rütbelilerle gerçekleştirilen darbeye yönelik toplantıya katılıp katılmadığının araştırılması, sanığın bahse konu toplantıya katılmadığının belirlenmesi halinde sanığın dosyaya yansıyan ankesör/sabit hatlardan ardışık aranması ve örgüt evinde kaldığına yönelik tanık beyanı gözetildiğinde eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağı nazara alınmadan delillerin taktirinde hataya düşülerek yazılı şekilde anayasal düzeni ortadan kaldırma suçuna yardım etme suçundan karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın Bayburt Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.