11. Hukuk Dairesi 2023/3902 E. , 2024/1403 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/108 Esas, 2022/177 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin
**11. Hukuk Dairesi 2023/3902 E. , 2024/1403 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/108 Esas, 2022/177 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sahip olduğu araçla tüplerin taşındığı sırada tüplerin alev alarak yandığını, aracın da pert olduğunu, bunun sebebinin tüplerdeki sızıntılar olduğunu, sorumlunun da davalı şirket olduğunu iddia ederek aracın değeri olan 29.000,00 TL’nin yangın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, yangının araçtaki kusur nedeniyle meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 05.02.2016 tarih, 2014/303 E. ve 2017/1695 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporunda belirtildiği üzere meydana gelen olayın davalının kusurundan kaynaklandığı hususunun netlik kazanmadığı ve davanın davacı tarafından somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.03.2017 tarih, 2016/12589 E., 2017/1695 K. sayılı kararıyla dava tarihi itibariyle ve aracın perte ayrılması tarihi itibariyle malikinin kim olduğunun saptanması, taraflar arasındaki sözleşmenin bir suretinin dosyaya getirtilmesi, araca tüplerin nasıl, ne şekilde ve kim tarafından yüklendiğinin araştırılması, doluma ve araca yüklemeye ilişkin belgelerin dosyaya celbi ile alınan bilirkişi raporunda bilirkişilerin dolum konusundaki tespitlerinin de değerlendirilmesi ve özellikle yangının çıkış nedeni konusunda net bir değerlendirme yapılması için Ankara veya İstanbul’daki üniversitelerden seçilecek uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten yeterli inceleme ve değerlendirmeyi içeren, Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öncelikle maddi zarar talebi bakımından tüm bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere meydana gelen olayın davalının kusurundan kaynaklandığı hususunun netlik kazanmadığı, raporlarda davalıya kusur izafesinin kesin bir açıklıkla yapılamadığı ve davanın davacı tarafından somut delillerle ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; araca tüplerin yüklenmesi sadece davalının sorumluluğunda olduğunu, tüplerin dolumu ve kontrolü davalı firma personeli tarafından yapıldığını, araca tüpleri yükleyenin müvekkili olmadığını, tüpleri aracın kasasına dizen, istifleyen kişiler davalının personeli olduğunu, bu sürece müvekkilin veya çalışanlarının dahil olmaması da davalı firmanın yerleşmiş uygulaması olduğunu, bilirkişi raporlarında tüplerin emniyet valilerinin olduğu ve bu nedenle gaz kaçırmaların dolum ve istif aşamasında mutlaka tespit edilebileceği iddia edildiğini, ancak araçta bulunan piknik tüplerinde emniyet valfı bulunmadığını, davacının itirazları neticesinde alından son heyet raporunda davalı tarafa kusur izafe edildiğini, Mahkemenin bu raporu neden dikkate almadığını gerekçelendirmediğini, içeriği davacı aleyhine olan raporlara neden itibar edildiğinin gerekçelendirilmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun'un 207 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemece alınan 26.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda 28.08.2013 tarihinde meydana gelen yangının ortaya çıkmasında, araç içerisinde bulunan LPG tüplerinin devrilme sürtünme sonucu tüplerin dolum yerlerinden gaz kaçırabileceği ve sürtünme ve çarpma sonucu oluşabilecek statik elektriklenme ile çıkan kıvılcımlardan yangının çıkmış olabileceği, araç sürücüsünün yükleme yapıldıktan sonra araç üzerindeki tüplerin istiflenmesini ve depolanmasını kontrol etmediği, yangına müdahale eğitimi alıp almadığının bilinmediği ve bu nedenle kusur oranının % 20 olduğu, yangın olayının tüp dolum alanının dışında meydana gelmesi ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları(LPG) Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesi 8, 12 ve 13 üncü maddeleri nedeniyle davacı tarafın kusur oranının % 40 olduğu, 5307 Sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un üretim ve dağıtım kısmında, 5 inci maddesinde ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Anlaşması ve Genel Şartnamesinin 11 inci maddesi gereği tüplerin mülkiyetinin ve sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği'nin 1.1 inci maddesinde öngörülen bakım onarım ve periyodik kontrollerin yapılıp yapılmadığının bilinmediği ve bu durumun tüp başlarında meydana gelen gaz kaçağına sebep olabileceği ve bu durumun yangına sebebiyet verebileceği göz önünde bulundurularak kusur oranının % 40 olduğu belirlenmiştir. Mahkemece anılan bilirkişi raporundaki kusur oranlarına itibar edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.