11. Hukuk Dairesi 2013/2618 E. , 2013/13291 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/400-2012/218 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü …
**11. Hukuk Dairesi 2013/2618 E. , 2013/13291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/400-2012/218 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.06.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkilinin eşi ve iki küçük çocuğunun babası...in öldürülmeden kısa bir süre önce 10.06.1999 tarihli sözleşmeyle davalıların ... Mensucat A.Ş' ye ait payları toplam (1.407.306) DM bedelle satın aldığının davalılarca açılan İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/136 Esas sayısında kayıtlı alacak davası vesilesiyle öğrenildiğini, bu sözleşmenin son paragrafında sektörel, genel ekonomik kriz veya doğal afetlere bağlı ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi ve A.Ş. yönetim kurulunun onayı halinde geçerlilik kazanacağının öngörüldüğünü, bu hallerin tamamının gerçekleştiğini, esasen sözleşmenin davacılar murisince imzalandığının da kuşkulu olduğunu ileri sürerek, anılan anlaşma senedi ve 05.08.1999 tarihli üç adet hisse devir ve ferağ kabul beyannamesinin iptalini, şirket hisselerinin eski hale getirilmesini veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının yeniden düzenlenerek uyarlanmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, asliye hukuk mahkemelerinde görülebileceğini, diğer derdest davada imzanın murise aidiyetinin saptandığını, 10.06.1999 tarihli sözleşmenin gerçek ve geçerli olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce ikinci kez bozulmuş, bozmaya uyulmuş, pay devrinin geçerli olduğu, davacılar murisinin vefatının öznel bir sebep olarak ödeme güçlüğü dolayısı ile uyarlama kurumunun uygulanmasına imkan tanımayacağı, murisin sağlığında yaptığı işlemlerin usul ve yasalara uygun bulunduğu, davacıların hisse devir bedellerinin söz konusu devir tarihindeki dava dışı şirketin özvarlığına uygun düştüğü ve uyarlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. .../... -2- 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dava, davacılar murisinin hayatta iken davalıların dava dışı ... Mensucat A.Ş'indeki paylarını devir almasına ilişkin yapılan sözleşme ve ilgili devir-kabul ve ferağ beyannamelerinin iptali veya beyannamelerde belirtilen ödeme esaslarının uyarlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi yükümlülüğü meydana gelir. Mahkemenin hem bozma kararına uyması, hem de sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılmaz ve bu husus başlı başına bozma sebebi sayılır. Somut olayda, Dairemizin 27.05.2011 gün 2011/1782 Esas, 2011/6465 Karar sayılı ilamı "Dairemizin 2006/3253 E, 2007/11565 K sayılı bozma ilamına uyulmuş olmakla davacıların uyarlama istemlerinin kabulü gerekmekte ise de; bu işlemin 10.06.1999 tarihli protokol hükümleri gözetilerek yani davalıların devir tarihindeki dava dışı şirkette yer alan kayıtlı şirket hisseleri, dava dışı diğer kardeş Metin ...’den gelen hisse bedelleri, Bağcılardaki depo (fabrika) binasının değerleri de gözetilerek devir bedeli ve ödeme esaslarının yeniden düzenlenmesi yolundaki terditli istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle hüküm tesisi hatalı bulunmakla taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 2010/3663 E, 2010/10285 K sayılı kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının açıklanan bu değişik gerekçe ile taraflar yararına bozulmasına" şeklinde olup, anılan bozma ilamına uyulmasına rağmen mahkemece bu kez uyarlama koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında belirtilen şekilde uyarlama koşullarının oluştuğunun ilke olarak kabulü ile belirtilen biçimde inceleme yapmak üzere uzman bilirkişilerden oluşturulacak bir kuruldan denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usulü kazanılmış hakları bertaraf edici bu yönü ile yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise vekalet ücretine ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.