(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/2369 E. , 2006/3454 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi Müdahil :Abdurrahman Bozkaya Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mollakent Belediye Başkanlığı vekili Avukat ... ve Hazine vekili Avukat .... geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açı
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2006/2369 E. , 2006/3454 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi Müdahil :Abdurrahman Bozkaya Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Mollakent Belediye Başkanlığı vekili Avukat ... ve Hazine vekili Avukat .... geldiler. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 202 ada 10 parsel sayılı 1.552.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadimden beri mer’a olarak kullanıldığından bahisle mer’a vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacılar Şafi Öztürk ve İhsan Bilgiç, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında Abdurrahman Bozkaya, tapu kaydı ve irsen intikale dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda “A” harfiyle gösterilen 20.000 metrekare miktarındaki bölümünün davacı İhsan Bilgiç, “B” harfiyle gösterilen 18.000 metrekare miktarındaki bölümünün davacı ..., “C” harfiyle gösterilen 150.000 metrekare miktarındaki bölümünün ise müdahil Abdurrahman Bozkaya ve müşterekleri adına tesciline, taşınmazın geriye kalan 1.364.000 metrekare miktarındaki bölümünün ise mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve Belediye Başkanlığı vekillerince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Teknik Bilirkişi Ertuğ Akkaya tarafından düzenlenen 27.12.2004 tarihli krokide “A” harfi ile gösterilip Kamil oğlu ihsan Bilgiç adına, “B” harfi ile gösterilip Mekul oğlu Şafi Öztürk adına tescile karar verilen toplam (20+18= 38 dönüm) 38.000 metrekare tutarındaki arazinin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının adına tescil kararı verilenler yararına gerçekleştiği mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık anlatımı, uzman bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre Hazine temsilcisi ile Belediye Başkanlığı vekilinin bu bölümlere ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hüküm bu bölümünün ONANMASINA, 2-Davalıların aynı krokide “C” harfi ile gösterilen ve Şeyh İbrahim oğlu Şeyh İbrahim mirasçıları adına tescile karar verilen 150.000 metrekarelik bölüme ilişkin temyizine gelince; Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere göre davalıların arazinin niteliğine ve tapu uygulamasına ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, çekişmeli taşınmaz kadastro tesbiti sırasında mer’a olarak sınırlandırılmış, usulüne uygun olarak açılan davaya katılan Abdurrahman Bozkaya, 1289 tarih 60 numaralı tapunun kapsadığı 600 dönümlük alanın Şeyh İbrahim mirasçılarına ait olduğunu belirterek bu bölümün Şeyh İbrahim mirasçıları adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece tapu kaydı celbedilip mahalline uygulanmış ve kaydın krokide “C” harfi ile gösterilen 150.000 metrekarelik alanı kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Tapu kaydı incelendiğinde görüleceği üzere kayıt gayri sabit hudutlu olup, miktarı ile geçerlidir. Kaydın miktarı tapuda 10 kil olarak gösterilmiştir. Mahkemece arazinin bulunduğu mahalde 1 kilin 150.000 metrekareye tekabül ettiği kabul edilerek parselin (15x10=150 dönüm) 150.000 metrekarelik kısmının kayıt kapsamında kaldığı gerekçesi ile yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. Keşifte bu konuda bilgisine başvurulan yerel bilirkişi 1 kilin 15.000 metrekare olduğunu ifade etmiş, mahkemece bu konuda etraflı bir araştırma yapılmadan karar verilmiştir. Bilimsel eserlerde 1 kilin Muş ve çevresinde 1 ila 3 dönüme tekabül ettiği belirtilmiş, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün cevabi yazısında 3.674.688 metrekare olduğu ifade olunmuş, mahallinde zabıta aracılığı ile yaptırılan soruşturmada ise 1 kilin 1 dönüme tekabül ettiği söylenmiştir. Görüleceği üzere 1 kilin metrekare olarak karşılığı farklılık arzetmektedir. Yeterli bir araştırma yapmadan bu cevaplardan birinin kabulü doğru bulunmamaktadır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için mahalli olarak 1 kilin kaç metrekareye tekabül ettiği hususunda yerel bilirkişiler kurulundan bilgi alınmalı, elde edilebildiği takdirde ortakçılık işlemlerinde 1 kil için ne kadar tohum ayrıldığı ziraatle uğraşan kişilerden sorulup, bu miktarın kaç metrekareye yeterli bulunduğu ilgili ziraat teşkilatından alınacak bilgi ışığında değerlendirilmeli, mahallinde kil üzerinden yapılan alım-satım işlemleri varsa 1 kilin kaç metrekareye tekabül ettiği bundan istifade ile belirlenmeye çalışılmalı, bundan sonra bir karar verilmelidir. Keşifte bilgisine başvurulan bir yerel bilirkişi beyanı esas alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 450.00 YTL. vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak, kendilerini duruşmada vekil ile temsil ettiren tarafa verilmesine 2.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.