3. Hukuk Dairesi 2011/6193 E. , 2011/10435 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 6.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili ile kitabın bulundurulması ve satışının engellenerek piyasadan toplatılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıkt…
**3. Hukuk Dairesi 2011/6193 E. , 2011/10435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 6.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili ile kitabın bulundurulması ve satışının engellenerek piyasadan toplatılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davalılardan ... tarafından yazılan ve diğer davalılarca yayınlanan "Alman Gizli Servislerinin Türkiye Operasyonları" adlı kitabın 174.sayfasında "Suç Makinası ..." şeklinde başlık atılıp, davacının beraat ettiği pekçok olay anlatılmak ve fotoğrafı da basılarak, Alman ajanı olduğu söylenerek doğrudan hedef alınmak suretiyle, kişilik haklarına haksız saldırıda bulunulduğu, davacının uğradığı manevi zararın karşılanması için 6000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile "kitabın bulundurulması ve satışının engellenerek piyasadan toplatılmasına karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dava, basın yoluyla kişilik hakkına saldırılması nedeniyle manevi tazminat ve kitabın bulundurulması ve satışının engellenerek toplatılması istemine ilişkindir. BK.nun 49.maddesinde, hakimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırıma karar verebileceği gibi kişilik hakkına saldırıyı kınayan bir hükümde kurabileceği açıklanmıştır. Somut olayda davacının, tazminat yanında ki istemine göre Sulh Mahkemesinin görevli olup olmadığının incelenmesi gerekir. HUMK.nun 8/I.bendinde Sulh Mahkemesinin görevli olduğu dava değeri belirtilmiş, II.bentte ise dava değerine bakılmaksızın görevli olduğu davalar sıralanmıştır. Bu bentte sayılmayan ve yasada açıkça Sulh Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmeyen davalarda Asliye Mahkemesi görevli bulunmaktadır. Saldırının kınanması veya karar özetinin yayımı, satışının engellenmesi, toplatılması gibi istemlerin bulunduğu davalar HUMK.nun 8/II.bendinde sayılan davalar arasında yer almamaktadır. Tazminatla birlikte olsun veya olmasın bu gibi istemlere ilişkin davalarda görevli mahkeme dava değerine göre de belirlenemez. O halde, BK.nun 49.maddesinde belirtilen yaptırım ve kınama istemli davaların Asliye Mahkemesinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Mahkemece görev yönü incelenmeden işin esası ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir.