İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı/borçludan cari hesaptan doğan alacağının tahsili için Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, örnek 7 ödeme emrinin 09/11/2015 tarihinde borçluya tebliğ edildiğini ancak davalı/borçlu haksız ve dayanaksız olarak 12/11/2015 tarihinde takibe itiraz ettiğinden ve takip durduğundan, duran takip nedeni ile davacı/müvekkilinin daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla iş bu davayı açtığını, davanın ve takibin konusu alacağın kaynağı ödenmeyen faturalara dayandığını, para borcu niteliğinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunun madde 89/1 uyarınca " Para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir." 6100 sayılı HMK'nın 10. Maddesi gereğince de; sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir. İlgili mevzuat hükümleri ve alacaklı müvekkilinin ikametgahı Bursa olduğu cihetle Bursa icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle davalının bu yöndeki itirazlarının reddi gerektiğini, müvekkili şirket aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa "kömür" satımı gerçekleştirmiş olup, buna ilişkin cari hesap ekstresi dilekçenin ekinde sunulduğunu, müvekkili şirket, satım sözleşmesi gereği üzerine düşen edemi eksiksiz olarak ifa etmiş ve faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ancak davalı söz konusu malların bedelini müvekkiline ödemediğini, diğer yandan faturaları elden tebellüğ eden davalı, faturaların içeriğine yasal süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, müvekkili şirketin bakiye 193.511,92 TL'lik borcunun tüm şifahi taleplere rağmen ödenmemesi üzerine de, davalı aleyhinde Bursa 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/... esas sayılı dosyalı ile icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket takip konusu bedelde alacaklı olduğu, dosya kapsamında toplanacak deliller ve taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesinde netlik kazanacağını, olayda her iki tarafın tacir olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari bir işten kaynaklandığını, kaldı ki olay her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğunu, bu nedenle takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talebi ile takibin fer'i niteliğindeki diğer kalemlere (vekalet ücreti ile yargılama giderleri) ilişkin taleplerinde bir hata bulunmadığını, davalı/borçlu likit ve fatura, cari hesap, ticari defter ve kayıtlar ile basit olan borcunu, haklı bir sebebi olmaksızın ödemeyerek icra takibi yapılmasına sebep olduğunu, takibe konu borcun ödendiğine, ertelendiğine veya başka bir nedenle ortadan kalktığına dair bir belge sunmaksızın da afaki bir şekilde borca itiraz ettiğini bu durumda davalı/borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile yapıldığı açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle davalı/borçlunun %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının yetkiye ilişkin itirazlarının reddi ile Bursa Mahkemem ve İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğunun tespitini, davalının yetkiye, borca, fer'ilere ve takip sonrası faize, faiz tür ve oranına itirazın iptali ile Bursa 9. İcra Müdürlü'nün 2015/... E. Sayılı dosyasının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.