Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu yapılan çalışma /kazı esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle, davalı Borçlu tarafından; 07.10.2019 tarihinde, Küçükçekmece - Fatih mah -... cad. No : ... adresi önünde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 5.717,40 TL, 15.11.2019 tarihinde, Büyükçekmece - ...mah - ...caddesinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 2.331,61 TL, 27.11.2019 tarihinde, Esenyurt
DAVACI :VEKİLİ :DAVALI :VEKİLİ :DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 10/08/2022KARAR TARİHİ : 18/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde başvuru ile ... ili .... İlçesi ... Köyü .. Ada ... Parselde .... kW kurulu gücünde lisanssız elektrik üretimi yapılması amacıyla güneş enerji santrali kurmak için davalıya ilgili mevzuat gereğince başvuru yapılmış olduğunu, başvurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca davalı şirket başvuruyu değerlendirmeye almakla yükümlü olmasına rağmen müvekkilinin başvurusunun değerlendirilmemiş ve sonuçsuz bırakılmış olduğunu, davalı şirketin güneş enerji santrali kurmak için yapmış olduğu başvuruya ait izin talebinin reddedilmesinin hukuka aykırılığının tespiti ile söz konusu başvurulara esas çağrı mektuplarının taraflarına verilmesini ve izin taleplerinin reddedildiği tarihten çağrı mektubunun verildiği tarihe kadar ki sürede mahrum kalınan gelirin ödenmesini, söz konusu izinlerin verilmesinin teknik ve hukuki olarak imkansız hale gelmiş olması, dava konusu edilen Güneş Enerji Santrallerini faaliyete geçirilememesinden ötürü mahrum kaldığı gelirden fazlasına ilişkin tüm hakları saklı kalmak üzere şimdilik .... USD'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olduğu, Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin idari yargı olduğu kanısında olduklarını ve itirazlarının değerlendirilmesini, davacı tarafından , müvekkil şirkete ... tarihinde lisanssız elektrik üretimine yönelik başvuru yaptığını iddia etmekte olduğunu, davacının öncelikle başvuru yaptığını ispat etmesi gerektiğini, başvuru tarihi üzerinden yaklaşık altı yıl geçtiğinden söz konusu davanın zamanaşımı yönünden reddi gerekmekte olduğunu, davacı taraf her ne kadar culpa in contrahendo sorumluluğundan bahsetmek suretiyle işbu davada zamanaşımı süresinin 10 yıl olacağı izlenimini vermeye çalışsa da, davacının bu yöndeki hukuki değerlendirmesinin hatalı olduğunu belirtmek istediklerini, önceki yıllarda, hatta son zamanlara kadar da, müvekkil şirkete karşı bu kapsamda açılan davaların idari yargı'da görülmekte olduğunu, davacı tarafın 2015 yılında yaptığı işbu başvurusunda İYUK hükümleri uyarınca idari yargıda dava açma süresini kaçırmış olduğunu, dolayısıyla söz konusu kanuni düzenlemeler gereği hak kaybı yaşamış ve dava açma hakkını kaybetmiş olduğunu, Müvekkil şirketin, .....'ın yayınlamış olduğu kapasite tablosu doğrultusunda hareket etmekte ve buna yönelik talepleri karşılamakta olduğunu, bir yerin kapasitesi dolduğunda müvekkil kurumun o yerle ilgili kapasite belirleme gibi bir yetkisinin mevcut olmadığını, bu tür durumlarda muhatabın ....kurumu olduğunu, işbu davanın müvekkiline karşı açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, arz ve izaha çalışılan nedenlerle; davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiş olduğu anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Uyuşmazlığın, davacının güneş enerji santrali kurmak amacıyla davalıya yapmış olduğu başvurunun davalı tarafından reddedilmesinin hukuka uygun olup olmadığının tespiti, davacının talebinin reddi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararın tazmini hususuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin .... tarih, .... Esas, .... Karar sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı ve Mahkememizce de anılan karara atıf yapılmak suretiyle iştirak edildiği üzere; ... tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar..” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde; “Mal; Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar.Tüketici ise, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan kanunun 3/d maddesinde; “Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için; kanunun amacı içerisinde, yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.Somut olayda; dosya kapsamında yer alan kaçak tespit tutanağı ile diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının abone grubunun “ticarethane’’ olarak belirtildiği, yine davacı vekili tarafından müvekkilinin büfe işlettiği ifade edilmiştir. Buna göre, eldeki davada davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı ve davaya bakma görevinin tüketici mahkemesinin görevi kapsamında kalmadığı açıktır.Bu noktada öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya bakma görevinin hangi mahkemeye ait olduğudur.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.