9. Hukuk Dairesi 2025/7079 E. , 2026/414 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2736 E., 2025/1587 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/302 E., 2021/284 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz inceleme…
9. Hukuk Dairesi 2025/7079 E. , 2026/414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2736 E., 2025/1587 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/302 E., 2021/284 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 02.08.1997-09.02.2019 tarihleri arasında torna tesviye ustası olarak çalıştığını, bu süreçte davacının sigorta kayıtlarında gerçeğe aykırı olarak girdi çıktı yapıldığını, hesabına farklı tarihlerde bir kısım ödemeler yapıldığını, söz konusu işten çıkış işlemlerinde kimi zaman baskıyla davacının imzasının alındığını, kimi zaman ise imzasının taklit edildiğini, son aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğunu, ücretlerin bir kısmının bankadan kalanının ise elden ödendiğini, davacının sigorta kayıtlarını kontrol ettiğinde 12.11.2018 tarihinde çalıştığı hâlde işten çıkışının yapıldığını gördüğünü ve davalı işverenlikten bu durumun nedenini sorarak yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını talep ettiğini, 09.02.2019 tarihinde yapılan söz konusu görüşmede davacının iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini, akabinde davacının 11.02.2019 tarihinde noter marifetli ihtarnameyle alacaklarını talep ettiğini, bunun üzerine davalı işverenliğin, keşide etmiş olduğu 13.02.2019 tarihli ihtarnameyle devamsızlık yaptığı ve mazeretini belgelendirmemesi hâlinde iş sözleşmesine son verileceği yönünde davacıya bildirimde bulunduğunu, davacının arabuluculuğa başvurması üzerine ise davalı tarafın bu defa 14.02.2019 tarihli bir ihtarname daha gönderdiğini ve feshe gerekçe bulmak adına asılsız olarak farklı nedenler ileri sürdüğünü, davacının davalı işyerinde hafta içi 08.00-18.00, cumartesi günleri 08.00-13.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, davacıya fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerini 12 gün olarak kullandığını, eksik kullandırılan yıllık ücretli izin süresinin bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacağı ile kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının ileri sürdüğü hususların asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davalı işyerinde 08.15-18.00 saatleri arasında çalışıldığını, pazar günleri çalışılmadığını, cumartesi günleri ise 08.15-12.30 saatleri arasında çalışıldığını, davacının en son ücretinin net 2.581,32 TL olduğunu, işyeri giriş-çıkışlara ilişkin puantaj kayıtlarının sunulu olduğunu, davalı işyerinde fazla çalışma olmadığını, nadiren yapılsa da tahakkuk edilen fazla çalışma ücretlerinin imza karşılığında ödendiğini, davacının 31.07.2004 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, işlerini yürütememesi nedeniyle yeniden işe alınması yönünde talepte bulunduğunu, davalının iyiniyeti gereği davacının yeniden işe alınarak kendisine kıdem tazminatı ödemesi de yapıldığını ve davacı tarafça 30.07.2004 tarihinde ibraname verildiğini, bahse konu diğer giriş-çıkışlarda da davacıya kıdem tazminatı ve diğer hakların ödendiğini ve davacının ibranameler vermiş olduğunu, bu nedenle söz konusu giriş-çıkış tarihleri dikkate alınarak bu tarihler öncesinin kıdem hesabına katılmaması gerektiğini, davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde 21 yılı aşkın hizmet süresi olan, yapılan yargılamada fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı bulunduğu anlaşılan ve bu hâliyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkânı bulunan davacının istifa ederek işten ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı tanığı ... beyanında davacı ile işveren yetkilisi arasında bir tartışma yaşandığını doğruladığı, davalının işçinin devamsızlık yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği savunmasına itibar edilmediği, davacının aylık ücretinin net 4.000,00 TL olduğu, dinlenen tanık beyanlarından ve sunulu puantaj kayıtlarından davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığı ve son 5 yıl haricinde dinî bayramlar dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tespit edilen ücretin miktarında hata olmadığı, davacının iş sözleşmesinin işverence öne sürülen devamsızlık iddialarından önce feshedildiğinin ihtarname yoluyla davalıya iletilmesi karşısında devamsızlık savunmasına değer verilemeyeceği, fazla çalışma yapıldığına ilişkin iddianın gerek tanık beyanları gerekse puantaj kayıtlarıyla ispatlandığı, davacıya ödenen kıdem tazminatlarının faizleriyle birlikte mahsup edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, 2. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, 3. Davacının fazla çalışma yapmadığını, yapması durumunda ücretinin ödendiğini, hafta tatillerinde çalışma olmadığını, 4. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 5. Davacının çalışma süresince görevlerini yerine getirmediğini, 6. Yıllık ücretli izinlerini kullandığını, 7. Ücret miktarının hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davanın türü, iş sözleşmesinin feshi, ücret miktarı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.