13. Hukuk Dairesi 2012/5186 E. , 2013/1184 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili aukat İnanç ... ile davacı vekili aukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıkl…
**13. Hukuk Dairesi 2012/5186 E. , 2013/1184 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili aukat İnanç ... ile davacı vekili aukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı firmanın 53 parsel üzerine yapacağı ... adlı projede 155 numaralı bağımsız bölümü 30.11.2001 tarihli sözleşme ile satın aldığını, tapuyu da 30.01.2003 tarihinde aldığını, davalının taşınmazı satarken tüm bağımsız bölüm maliklerinin kullanacağı açık havuz yapma taahhüdünde bulunduğunu, satış ofisindeki maketlerde de açık havuzun göründüğünü ayrıca aynı yerde bağımsız bölüm satın alan dava dışı ... ile davalı arasında yapılan sözleşmede “tüm bağımsız bölüm sahiplerinin kullanabilecdği açık havuz 30.05.2004 tarihine kadar Maya tarafından yaptırılacaktır. Her ne sebeple olursa olsun Maya havuzu yapmaz veya yapamaz ise alıcıya 25.000.USD ödemeyi kabul eder” şeklinde düzenleme yapıldığını, davalının açık havuzu sitenin bulunduğu parsele değil, kendisine ait bitişik 20 parsele yaptığını, üstelik inşaat ve kullanma izninin bulunmadığını yine satış kitapçığında 40.000.m2 alan üzerinde inşaat yapılacağı belirtilmiş ise de, tapuda alanın 36.440.m2 çıktığını ve bunlardan dolayı bağımsız bölümün değer kaybına uğradığını ileri sürerek değer kaybının testiti ile şimdilik 1.000.00.TL' nın, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile 82.532.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 2012/5186-2013/1184 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.