11. Hukuk Dairesi 2008/8708 E. , 2010/4144 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2006/411-2008/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davalı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan v…
**11. Hukuk Dairesi 2008/8708 E. , 2010/4144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 14.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2006/411-2008/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.04.2010 gününde davalı avukatı ...geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilini davalı nezdinde konut sigorta poliçesi ile 29.03.2005 günü sigorta ettirdiği dairesinin bulunduğu bölgenin Bakanlar Kurulu’nun 28.06.2005 tarihli kararıyla yer kayması nedeniyle “afete maruz bölge” olarak ilan edildiğini, 12.08.2005 tarihinde Valilikçe yazılan yazı üzerine tahliye edildiğini, davalının sigorta bedelini ödemediğini ileri sürerek, 3.800,00 YTL’nın faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Bayındırlık Müdürlüğü’nün hazırladığı 03.12.2004 tarihli rapora göre yer kaymasının önceden başladığını, Belediyenin 2001 tarihli haritasında da bu yerin yer kayması nedeniyle yerleşime uygun olmayan alan içinde bırakıldığını, 30.11.2004 tarihinde ilk ekspertiz çalışmasının bu bölgede yapıldığını, poliçe tarihinden önce rizikonun gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Belediyenin hazırlattığı 08.11.2004 tarihli raporda ve 27.04.2005 tarihli diğer resmi bir yazıda, dava konusu yerin zemin hareketliliğin dışında gösterildiği, bölgenin afete maruz bölge olarak ilanının 12.08.2005 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Poliçede teminat, 29.05.2005 tarihinde başlatılmış olup, davalı yan, yer kaymasının bu tarihten önce başladığını savunmuş ve buna ilişkin bazı delillere dayanmıştır. Hükme esas bilirkişi kurulu raporu, yapılan keşif üzerine düzenlenmiş ve dava konusu konutun zemin hareketlilik etkilenme alanı dışında kaldığı sonucuna varılmış ise de, yapılan keşifte ve bilirkişi raporunda davalının dayandığı belgelerin ve bilirkişi raporunda belirtilen 08.11.2004 tarihli raporun ve 27.04.2005 tarihli yazının işaret ettiği zeminin nokta olarak yerleri belirlenmiş değildir. Bilirkişi raporu bu yönden denetime elverişli olmayıp, davalının savunmasında geçen deliller mahkemece toplanmamış, bilirkişi raporuna davalının yaptığı itiraz üzerinde durulmadan, davacının dayandığı belgelerin düzenlenme tarihleri öne çıkartılarak sonuca gidilmiştir. Oysa, davalının savunması ve delilleri üzerinde de durularak, iddia ve savunmanın tüm yönleri birlikte ele alınıp, dava konusu konutun toplanan ve toplanacak delillerde zemin olarak bulunduğu noktayı tespit eden denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hükme tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.