6. Hukuk Dairesi 2023/2168 E. , 2023/2826 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/351 E., 2023/14 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ihraç kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2168 E. , 2023/2826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/351 E., 2023/14 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ihraç kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif tarafından kaba inşaatı tamamlanarak teslim edilen dairesinin kalan ince işlerini tamamlayarak dairesine taşındığını ve yaklaşık beş yıldır da dairesinde oturduğunu, durum bu iken müvekkiline icra emri gönderildiğini, icra emrinde davacı adına tahsisli daireye olan müdahalenin men'i, tahliye ve teslimin istenildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin kooperatiften ihraç edildiğini icra emrinin tebliği ile öğrendiğini, ihraca dayanak ihtarnamelerin ve ihraç kararının tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek davalı kooperatif yönetim kurulunun 15.04.2010 tarih ve 12 sayılı ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının kooperatif üyeliğinden ihracında tüm hukuki prosedürlerin uygulandığını, davacının mernis adresi olarak görünen adresine Tebligat Kanununun 21. maddesine göre usulüne uygun tebligatlar yapıldığını ve ihtarnameler safhasında ihraç kararının kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01/03/2018 tarihli ve 2014/105 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararıyla; parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıya borcun miktarı ve neye ilişkin olduğu açık ve anlaşılır olan ihtarnamelerin kanunda aranılan şartlara ve sürelere haiz olarak tebliğ edildiği, tebligatların Tebligat Kanunu 21. maddesi ve ilgili tüzük maddelerine uygun olarak yapıldığı, tebligatlarda herhangi bir usulsüzlük olmadığı, böylelikle ihraç kararının davacıya en son 29.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli ve 2018/1915 Esas, 2020/385 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.