Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... İnşaat Şirketinin asıl işveren olduğu yurt dışındaki Niş Konut İnşaatı Projesinde alt işveren olan ... Basın Yayın Tanıtım Organizasyon İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.ne (... Şirketi) bağlı olarak yaklaşık 3-4 ay kadar kalıpçı ustası olarak çalıştığını, ücretinin net 2.000,00 Euro olduğunu ve ödenmediğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenmediğin
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... İnşaat Şirketinin asıl işveren olduğu yurt dışındaki Niş Konut İnşaatı Projesinde alt işveren olan ... Basın Yayın Tanıtım Organizasyon İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.ne (... Şirketi) bağlı olarak yaklaşık 3-4 ay kadar kalıpçı ustası olarak çalıştığını, ücretinin net 2.000,00 Euro olduğunu ve ödenmediğini, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, bu çalışmaların karşılığı ücretlerin ödenmediğini, işçilik alacaklarından her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesap yöntemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.