7. Ceza Dairesi 2024/4233 E. , 2024/9202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/230 E., 2016/197 K. SUÇLAR : 298 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma, resmî belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir
**7. Ceza Dairesi 2024/4233 E. , 2024/9202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/230 E., 2016/197 K. SUÇLAR : 298 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma, resmî belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz istemi; sanık ...'ın görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyeti gerektiğine, sanık ... yönünden en az 63 kez suç işlenmiş olduğundan gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sair nedenlere, Sanık ... müdafiin temyiz istemi, kararın gerekçesiz olduğuna, hangi deliller nedeniyle mahkûmiyet kararı verildiğinin gösterilmediğine, yaptırılan bilirkişi incelemesinde suça konu olduğu iddia edilen belgelerin sanığın elinden çıkmadığının anlaşıldığına, sanığın nüfus müdürü olup seçim ile ilgili bir görevi bulunmadığına, nüfus müdürü olan sanığın su faturasına istinaden adres beyanını almama gibi bir yetkisi olmadığına ve sair nedenlere, Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesine rağmen sonradan hakkında iddianame düzenlendiğine, sanığın diğer sanık ...'ı azmettirdiğini gösteren hiçbir delil bulunmadığına ve sair nedenlere, ilişkindir. II. GEREKÇE 30.03.2014 mahalli idareler seçimleri ile ilgili olarak bir siyasi partinin ilçe başkanı olan katılan ...'un, kendi yaptıkları araştırmalarda çok sayıda kişinin Marmaraereğlisi'nde oturmamalarına rağmen buraya seçmen olarak kaydedildikleri yönünde İlçe Seçim Kuruluna başvurusu üzerine, İlçe Seçim Kurulu tarafından Kaymakamlığa yazı yazılarak listedeki kişilerin belirtilen adreslerde oturup oturmadıklarının tespiti istenmiş, Kaymakamlık tarafından yaptırılan araştırma neticesinde tutulan tutanaklar ve hazırlanan listeler sanık ...'ın müdürü olduğu İlçe Nüfus Müdürlüğüne gönderilmiş, kolluk birimleri tarafından gönderilen yazı ekinde ayrı ayrı tutanaklar da bulunmasına rağmen İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından bu tespitlere göre gerekli işlemler kendi uhdelerinde yapılmadığı gibi İlçe Seçim Kuruluna da tutanaklar gönderilmeyip yalnızca listeler gönderilmiş, İlçe Seçim Kurulu kararıyla da tutanaklar bulunmadan sadece imzasız bilgisayar çıktısı liste ile işlem yapılamayacağı gerekçesiyle düzeltme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, bazı vatandaşların başvuruları ile İlçe Seçim Müdürü olan sanık ...'ın başvurusu üzerine görevlendirilen mülkiye müfettişleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde İlçe Nüfus Müdürü olan sanık ...'ın, eski belde belediye başkanı olan sanık ... tarafından gönderilen ve sonradan sahte olduğu anlaşılan su faturalarına istinaden, hazır olmayan kişiler adına adres değişikliği formları düzenleyerek adres değişiklikleri yaptığı, soruşturma kapsamında beldede bulunan su aboneleri listesine göre sanık ... tarafından gönderilen ve adres değişikliği evraklarına eklenen su ihbarnamelerinin sahte olduğu ve belirtilen adreslerde bu kişilerin su aboneliklerinin bulunmadığı anlaşılmış, yine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bir kısım adres değişikliği bildirim formlarındaki imzalar ile sandık seçmen listelerindeki imzalar üzerinde Kriminal Polis Laboratuvarlarında yaptırılan inceleme neticesinde adres değişiklik formlardaki imzalar ile sandık seçmen listelerindeki imzaların farklı elden çıktığı belirlenmiş, belgelerin incelenmesinde adres değişiklik formlarının sanık ... tarafından düzenlendiği görülmüş, neticede sanık ... hakkında, sanık ... tarafından gönderilen sahte su ihbarnamelerine dayanarak hazır olmayan kişiler hakkında adres değişikliği formu düzenlemek suretiyle orada oturmayan kişilerin seçmen listesine yazılmalarını sağlaması nedeniyle 298 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/2. maddesi ve kolluk tarafından gönderilen tutanakları İlçe Seçim Kuruluna göndermemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında diğer sanık ...'ı azmettiren olarak 298 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi ve sahte su ihbarnameleri düzenleme ve kullanma nedeniyle yine 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi, sanık ... hakkında ise diğer sanık ... tarafından gönderilmek istenen tutanakların gönderilmesine karşı çıkması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi ve silinme koşulları oluşmuş kayıtları silmemek nedeniyle 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...; aşamalardaki savunmalarında, mülkiye müfettişine verdiği ifadeyi kabul etmediğini, baskı altında ve sinirle verdiğini, kimsenin kendisine adres bildirimi için evrak gönderip talepte bulunmadığını, başvuru olmadan kimsenin yerine adres değişikliği formu düzenlemediğini, beyanların ekindeki su faturalarının beyan sahipleri tarafından sunulduğunu, tutanakların gönderilmemesi ile ilgili olarak, sanık ...'ın tutanakların geçerli kabul edilmeyeceğini, kendilerinin bu araştırmayı zaten yaptırdıklarını belirttiğini, bu nedenle tutanakları göndermediğini, Sanık ...; aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'a su faturası gönderip adres kaydı istemediğini, su ihbarnamelerinin sahte olduğunun anlaşıldığını, bu evrakları kimin hazırladığını bilmediğini, Sanık ...; aşamalardaki savunmalarında, görevinin İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından gönderilen evrakları kontrol etmek olduğunu, sanık ... ile şifahi görüşmelerinde sanığın kendisine tek tek tutanaklar olmadan sadece bir liste gösterdiğini, kendisinin de bu liste ile işlem yapılmasının mümkün olmadığını söylediğini, bunun dışında kendisinin herhangi bir görev ve yetkisi olmadığını beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkındaki Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden; Dosya kapsamına göre, sahte su ihbarnameleri düzenleme fiili nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 204/2. maddesi uyarınca cezalandırılması talebi yönünden, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında 298 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın, diğer sanık ...'ın azmettirmesi ile başvurusu olmayan kişiler adına adres değişikliği beyan formu düzenleyerek seçmen olmadıkları yerlerde seçmen olarak kayıt olmalarını sağladığının anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip haklarında 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. C. Sanık ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın eylemlerinin bir bütün olarak 298 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu kabul edilmesi nedeniyle, görevi kötüye kullanma suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrıca bu suçtan da beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanık ... Hakkındaki Görevi Kötüye Kullanma ve 298 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık ...'ın savunmasının alındığı 26.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Resmî Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında 298 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (C) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasındaki sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına ilişkin 2-A maddesinde yer alan "oluşmayan müsnet suçtan sanığın BERAATİNE," ibaresi çıkartılıp, yerine "müsnet suçtan HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D. Sanık ... Hakkındaki Görevi Kötüye Kullanma ve 298 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Verilen Beraat Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (D) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle, katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.