11. Hukuk Dairesi 2011/5374 E. , 2012/11037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye (Beyoğlu 2. Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2008/491-2010/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duru
**11. Hukuk Dairesi 2011/5374 E. , 2012/11037 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye (Beyoğlu 2. Asliye) Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/07/2010 tarih ve 2008/491-2010/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının sigortalısının komşu parselinde inşaat ve hafriyat çalışması yaptığı sırada sigortalı binada bir takım hasarlar meydana geldiğini, ödenen hasar bedelinin rucuen tahsili amacıyla müvekkili aleyhine icra takibi ve haciz işlemi yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan inşaatın imara ve fenne uygun olduğunu, hasarın sigortalı binanın yapımı sırasında drenaj çalışmasının yapılmamış olmasından, sigortalı binanın kendi kusurundan kaynaklandığını, zarar ile müvekkilinin hafriyat çalışması arasında illiyet bağının bulunmadığını belirterek icra dosyası kapsamında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin icra takibine itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, davacıya ait parselde inşaat çalışması yapılmasının ardından sigortalı işyerinde çökme meydana geldiğini, zararın davacı tarafça çakılan kazıkların yeterli derinliğe kadar inmemesi, kazıkların teçhizatının yeterli olmaması ve kazık başlık kirişinin yapılmamasından kaynaklandığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı inşaatının yapımında zeminin yapısına göre gerekli önlemlerin alınmış olduğu, sigortalı binanın uğradığı zararın davacı tarafından yapılan bina inşaatından değil, sigortalı binanın yapımı aşamasında zeminin jeolojik yapısına göre drenaj çalışması yapılmamış olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen yer kayması sebebiyle menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyada mevcut bulunan sigorta poliçesinin incelenmesinde davalı şirkete sigortalı bulunan binanın müşterek sigorta hükümleri kapsamında davalı ... dışındaki başka şirketler tarafından da belirli bir katılım yüzdesi ile sigorta örtüsü altına alındığı anlaşılmaktadır. Nitekim, temyiz aşamasında davalı tarafça sunulan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/1027 E. sayılı dosyasında alınan 29.07.2010 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde, diğer müşterek sigortacılar tarafından aynı hasar sebebiyle açılan başka tazminat davalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı olay ve aynı hasar sebebiyle açılmış bulunan bu davalarda birbirinden farklı sonuçlara ulaşan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan 29.07.2010 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak, raporda belirtilen görüş ile işbu dosyada mahkemece benimsenen 04.05.2010 tarihli bilirkişi raporundaki görüş arasındaki çelişki giderilmek suretiyle yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.