1. Hukuk Dairesi 2013/552 E. , 2013/2537 K. "" MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın davacı A.A. dışındaki davacılar yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde, temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.…
**1. Hukuk Dairesi 2013/552 E. , 2013/2537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın davacı A.A. dışındaki davacılar yönünden kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde, temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davacı A.'in davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 515 ve 1676 parsel sayılı taşınmazların çıplak mülkiyetinin miras bırakan M.A.tarafından davalıya 02.12.1997 tarihinde satış yoluyla devredildiği anlaşılmaktadır. Davacılar, davalının murisin hulus ve saffetinden yararlanarak kötü niyetli olarak taşınmazları kendi adına tescil ettirmek suretiyle kendilerinden mal kaçırıldığı iddiasıyla eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706, Türk Borçlar Kanunun 237 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.