3. Hukuk Dairesi 2010/22997 E. , 2011/130 K. Davacı ... Hazinesi ile davalılar ... ve ... aralarındaki alacak davasına dair ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 5.3.2010 günlü ve 2009/95 E-2010/174 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 14.10.2010 günlü ve 2010/12207 E-16685 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü…
**3. Hukuk Dairesi 2010/22997 E. , 2011/130 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... Hazinesi ile davalılar ... ve ... aralarındaki alacak davasına dair ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 5.3.2010 günlü ve 2009/95 E-2010/174 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 14.10.2010 günlü ve 2010/12207 E-16685 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı Hazine, ... İli Merkez İlçesi ... Köyünde bulunan 549 parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılmış sahada kaldığını, bu nedenle açılan dava sonucunda, davalılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, ancak taşınmazda daimi irtifak ... tesisi için dava dışı ... tarafından açılan acele kamulaştırma davası sonucunda davalılara 6.846,40 TL kamulaştırma bedeli ödendiğini, taşınmazın hazineye ait olduğu kesinleşmiş mahkeme kararıyla ortaya çıktığından davalıların ödenen kamulaştırma bedeli kadar sebepsiz olarak zenginleştiğini ... sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.846,40 TL nin davalılara ödendiği tarihten işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; kamulaştırma bedelinin ödendiği tarihte taşınmaz mülkiyetinin davalılara ait olduğu, davalıların mal varlığındaki çoğalmanın davacı idarenin aleyhine olmadığı, başka bir ifadeyle aleyhine sebepsiz zenginleşme olgusu henüz gerçekleşmemiş olan davacı idarenin dava açma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilinin temyiz talebi üzerine dairemizce onanmış, davacı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere kamulaştırma bedeli davalılara ödendikten sonra tapu iptal ve tescile ilişkin dava açılmış ise de; dosya arasında bulunan ve ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/78 E. 174 K. sayılı hükmü ile karara bağlanan tapu iptal ve tescil istemli dava dosyası incelendiğinde; ... Köyünde 1947 yılında orman tahdidinin yapıldığı ve tahdidin kesinleştiği, 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda orman sınırı içerisinde kalan dava konusu yerin 549 parsel numarası verilerek tarla vasfı ile tapuya tescil edildiği, bilahare 23.01.1987 yılında kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve 2/B maddesi uygulaması ile taşınmazın (Hazine adına) orman dışına çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak sebepsiz zenginleşmeden ... borcun alacaklısı, mal varlığında sebepsiz olarak bir eksilme meydana gelen kimsedir. Davaya konu olayda, davalılara ait olan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırı içinde iken oluşturulmuştur. Bu durumda orman kadastrosu daha önce yapılıp kesinleştiğinden taşınmaz orman kadastrosu sınırları içinde olacağından arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmaları halinde ikinci kadastro yolsuz (T.M.Y.1025.md) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüzdür. Malikine mülkiyet ... kazandırmaz. T.M.Y.1026 (E.M.Y. 934) maddesi gereğince sicil hiçbir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edilebilecektir. Yapılan bu açıklamalar karşısında; kamulaştırma bedeli ödenen yer başlangıçta Hazinenin olduğu için, davalıların mal varlığındaki çoğalma davacı Hazinenin zararına meydana gelmiştir. O halde mahkemece, davanın esası incelenip hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Ne var ki mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 14.10.2010 gün ve 2010/12207 E. 16685 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 17.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.