(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13291 E. , 2008/13517 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında baba isminin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtl…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13291 E. , 2008/13517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında baba isminin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava tapu kaydında baba isminin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Davacı hükmü dava konusu 1000 ada 20 parsel yönünden temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 2-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 3-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı kendisine ait olan dava konusu 1000 ada 20 parselde baba isminin ... olarak yazdığını ancak nüfus kayıtlarında ... ... olarak geçtiğini ileri sürerek tapu kaydının ... ... oğlu ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının 12.06.2008 tarihli celsedeki beyanında ... oğlu ... isminde akrabasının olduğu bildirildiğinden bahisle 1000 ada 20 parselin malikinin davacı olmadığı sonucuna varılmış bu nedenle mülkiyet nakline sebebiyet vereceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.