Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4818 E. , 2024/1278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4818 Karar No : 2024/1278 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müş. Yrd. V. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temy
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4818 E. , 2024/1278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2023/4818 Karar No : 2024/1278 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Hukuk Müş. Yrd. V. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 35.000,00 TL (miktar artırımı ile 87.878,35 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; miting saati 12:00 olmasına rağmen daha erken saatte toplanılmaya başlanıldığı, olayın 10:05 civarında gerçekleştiği düşünüldüğünde idarece birtakım önlemlerin alınması tamamlanmış ise de, henüz miting saati gelmediğinden çalışmaların devam ettiği, davacıların patlamaya ilişkin istihbari bilgi bulunmasına rağmen önlem alınmadığına yönelik iddialarını ortaya koyar nitelikte somut deliller bulunmadığı, bu nedenle olayda idarenin hizmet kusurunun varlığını ortaya koymanın mümkün olmadığı, olayın sosyal risk ilkesi bağlamında değerlendirilmesi ve bu ilke çerçevesinde zararın tazmininin gerektiği, maddi tazminat istemi bakımından; Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda; davacının, 10/10/2015 tarihinde maruz kaldığı kazaya bağlı akciğer yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, kesin işgöremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, iyileşme süresi içerisinde başka birisinin yardımına muhtaç olmadığı, geçici işgöremezlik süresi sonundan itibaren mevcut bulgulara göre posttravmatik stres bozukluğu arızası nedeniyle %5.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı yönünde görüş bildirildiği, hazırlanan rapor davacının çalışma gücü kaybının hesaplanması yönünden yeterli görüldüğünden bu kez 03/05/2019 tarihli ara kararı ile maddi tazminat hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan 16/01/2020 tarihli hesap raporunda; davacının uğradığı maddi zararın 87.878,35 TL olduğu yönünde tespite yer verildiği, bilirkişi raporuna yapılan itirazları yerinde görülmeyerek raporun hükme esas alınabilir yeterlikte olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, 87.878,35 TL maddi tazminatın 35.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 52.878,35 TL'sinin ise miktar artırım tarihi olan 14/02/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, manevi tazminat istemi bakımından; davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile dava konusu olayın süreci ve davacının olay nedeniyle duymuş olduğu acı ve üzüntü ile orantılı olarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine; davacının maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem yönünden; ön karar olması nedeniyle idari davaya konu edilecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4446, K:2022/989 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi, davacının istinaf başvurusunun reddi ile .... İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45/4 maddesi uyarınca maddi tazminat istemi yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda; 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplanan 2.486,88 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda hizmet kusuru bulunduğu, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olay terör eyleminden kaynaklandığından idarenin sorumluluğunun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun'un manevi zararları kapsamadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Ankara Valiliği tarafından, olay terör eyleminden kaynaklandığından 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediği, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, harçtan muaf olduklarından idareleri aleyhine harca hükmedilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı Ankara Valiliği tarafından, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile kararın, davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olay nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 35.000,00 TL (miktar artırımı ile 87.878,35 TL) maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesi, 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesi, 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.'' hükümleri yer almıştır. Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde, "Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A. Temyize Konu Kararın; Davacının Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B. Temyize Konu Kararın; Davacının Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısım Yönünden İncelenmesi: Dava konusu terör olayı sebebiyle meydana gelen zarar hesabının, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre yapılması gerekmektedir. Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi, çalışma gücü kaybı olmaksızın yaralananların uğradığı zarar ile çalışma gücünü sürekli olacak şekilde kaybedenlerin sakatlıklarının kalıcı hale geldiğinin anlaşılmasından önce tedavi ve iyileşme süreci içerisinde iş ve güce engel olma (geçici iş göremezlik) nedeniyle oluşan zararlarının tazminini kapsamakta; aynı Yönetmeliğin (b) bendinde ise, çalışma gücünü sürekli olarak kaybeden, başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik (tedavi ve iyileşme) süresinden sonra kalıcı olarak sakatlandığı anlaşılan kişilerin yaşamları boyunca bedensel güç kaybı (sürekli iş göremezlik) nedeniyle uğradıkları zararların tazmini düzenlenmektedir. 5233 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nin 21. maddesinde, (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın, geçici iş göremezlik halinde, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucu hesaplanacak tutarda (6 katını geçmemek kaydıyla), nakdi ödeme yapılacağı; söz konusu hesaplamalarda ödemeye ilişkin valinin veya bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 25/03/2019 tarih ve 5080 sayılı raporda sağlık kurulu raporunda davacının iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği yönünde ifadelere yer verildiği görülmektedir. Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının maddi zararının Zarar Tespit Komisyonu tarafından belirlenen 2.486,88 TL olduğu belirtilerek hüküm kurulmuşsa da söz konusu tutar, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendinde belirtilen sürekli iş göremezlik zararı olup, dosya kapsamında davacının geçici iş gücü kaybı zararına uğrayıp uğramadığı yönünde araştırma yapılarak bu tazminat kalemi yönünden hüküm kurulmamıştır. Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında, davacının Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi kapsamında zararının bulunup bulunmadığı yönünde araştırma yapılarak bu kısım yönünden de hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme neticesinde karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının; A. Davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, B. Davacının maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.