1. Hukuk Dairesi 2012/2246 E. , 2012/4823 K. MAHKEMESİ : ÜMRANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu, kat irtifakı kurulu 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 numaralı bağımsız bölüme davalının satın aldığı 26.04.2006 tarihinden beri haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmasının önlenmesi ve 20.000.00.-TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar ve…
**1. Hukuk Dairesi 2012/2246 E. , 2012/4823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÜMRANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu, kat irtifakı kurulu 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan 10 numaralı bağımsız bölüme davalının satın aldığı 26.04.2006 tarihinden beri haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmasının önlenmesi ve 20.000.00.-TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, ancak 20.12.2011 tarihli celsede elatmanın önlenmesi yönünden davayı kabul etmiştir. Mahkemece, davalının kabul beyanı yanında, davacının kayden maliki olduğu bağımsız bölüme davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el attığının keşfen de sabit olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki,. 10 numaralı bağımsız bölüm 29.05.2006 tarihinde satın alma yolu ile davacı adına tescil edilmiştir. Davacının satın aldığı tarihten itibaren çekişmeli taşınmazda davalının oturduğu, bu süre zarfında davacının davalıya bir ihtarname keşide ederek taşınmazı boşaltmasını istemediği, ancak yargılama sırasında 20.12.2011 tarihli celsede bağımsız bölüm anahtarını davacıya teslim ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda elatmanın önlenmesi isteği bakımından "konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değildir. Ecrimisile ilişkin temyize gelince; bilindiği ve gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrilimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir. Somut olayda; çekişmeli taşınmaz 29.05.2006 tarihinde davacı adına tescil edilmiş, eldeki dava ise 10.03.2011 tarihinde açılmıştır. Bu süre zarfında davacı, davalının kullanımına ses çıkarmamış, dava tarihine kadar da bir uyarı göndermemiştir. Öyle ise, davalının çekişmeli bölümü dava tarihine kadar muvafakate dayalı olarak kullandığı, muvafakatin dava açılmakla geri alındığı, o tarihten itibaren dava konusu yerdeki tasarrufun haksız hale dönüştüğü kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de davacının faiz istemi bulunmadığı halde hüküm altına alınan ecrimisile faiz yürütülmesi de doğru değildir. Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.