7. Hukuk Dairesi 2013/13173 E. , 2014/514 K. "" Mahkemesi : İzmir 7. İş Mahkemesi Tarihi : 04/02/2013 Numarası : 2012/48-2013/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle işyeri kapı giriş…
**7. Hukuk Dairesi 2013/13173 E. , 2014/514 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İzmir 7. İş Mahkemesi Tarihi : 04/02/2013 Numarası : 2012/48-2013/41 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle işyeri kapı giriş ve çıkış kayıtlarının temyizden sonra dosyaya sunulmuş olması nedeniyle dikkate alınmasının HMK.na uygun olmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı işyerinde makineci olarak çalıştığını, ücretlerin geç ödenmesine itiraz etmesi nedeniyle 17.01.2012 tarihinde işine son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının 18.01.2012 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığını, mazeretinin sorulduğunu ve ancak mazeretini bildirmemesi üzerine devamsızlık haklı nedeni ile iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının muaccel işçilik (fazla çalışma ücreti) alacaklarının ödenmemesi sebebi ile sözleşmeyi eylemli olarak sona erdirdiğinden kıdem tazminatı alacaklısı olacağı, fesih haklı nedene dayanmış olsa dahi bu durumda sözleşmeyi davacı kendisi sona erdirdiğinden ihbar tazminatı talep edemeyeceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.