Başvuru, Eti Krom A. Ş. Genel Müdürlüğünün gerekli altyapı çalışmalarını yapmadan ihale açması ve ihale sonucu imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi sebebiyle zarara sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan tazminat davasında usul ve esas yönünden yapılan yanlışlıklar ile yargılamanın makul sürede tamamlanmaması sebebiyle anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğünün gerekli altyapı çalışmalarını yapmadan ihale açması ve ihale sonucu imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi sebebiyle zarara sebebiyet verdiği iddiasıyla açılan tazminat davasında usul ve esas yönünden yapılan yanlışlıklar ile yargılamanın makul sürede tamamlanmaması sebebiyle anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 13/9/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 17/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 20/6/2014 tarihli görüş yazısına karşı başvurucu beyanlarını sunmuştur. Birinci Bölümün 16/12/2015 tarihinde yaptığı toplantıda başvurunun niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket, Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğünün Elazığ ili Kovancılar ilçesinde bulunan işletmesinin bünyesinde bulunan cevher hazırlama ünitesinin tadilat, tamirat, yenileme ve işletilmesi amacıyla açtığı altı yıl süreli yap-işlet-devret ihalesini kazanmış ve taraflar arasında 11/11/1998 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğü, ihalenin açıldığı ve sözleşmenin yapıldığı dönemde kamu tüzel kişiliğine sahip bir iktisadi devlet teşekkülüdür. Başvurucu, sözleşmede kendine yüklenen sorumlulukları tamamladıktan sonra 1/7/2001 tarihine kadar yaklaşık iki buçuk yıl işletmeyi yap-işlet-devret modeli çerçevesinde işletmiştir. Bu tarihten sonra Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğü özelleştirme kapsamına alınmış ve başvurucunun işleri askıya alınmıştır. Taraflar arasındaki ilişkinin belirsiz bir hâl aldığı iddiasıyla başvurucu önce Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğü ile görüşmüş, görüşmelerden sonuç alınamayacağı kanaatine varması üzerine fazlaya dair haklarını saklı tutarak 28/3/2003 tarihinde Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesinde teminat mektupları ve avans teminatların iadesi, yatırım bedeli ve zarar karşılığı tazminat talebiyle dava açmıştır. Başvurucu yargılama aşamasında ıslah dilekçesi vererek teminat mektuplarının iadesi ile yaptığı masraflar ve kaçırdığı fırsatlar nedeniyle oluşan zararını talep etmiştir. Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğü, yargılama süreci devam ederken 24/6/2004 tarihinde özelleştirilmiştir. Mahkemece 20/2/2006 tarihli ve E.2003/64, K.2006/13 sayılı ilamla davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak uğranılan fiilî zarar sebebiyle 000 ABD dolarının, kaçırılan fırsat sebebiyle 000 ABD dolarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, teminat mektuplarının davacıya iadesine karar verilmiştir. Karar, Eti Krom A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından esas yönünden bozma; başvurucu tarafından ise vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onama talebiyle temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 20/9/2007 tarihli ve E.2006/2673, K.2007/5513 sayılı ilamıyla hükmedilen fiilî zarar yönünden yeniden inceleme yapılması, faiz ve teminat mektupları yönünden yeniden değerlendirme yapılması, kaçırılan fırsat sebebiyle talepte bulunulamayacağı gerekçeleriyle hükmün davalı yararına, vekalet ücreti yönünden ise başvurucu yararına bozulmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/5/2008 tarihli ve E.2007/7747, K.2008/2971 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Bozma ilamından sonra bozma ilamında belirtilen şekilde tazminat hesabı yapılması amacıyla dosya, Mahkemece bilirkişi heyetine gönderilmiştir. Fazlaya dair haklarını saklı tutan başvurucu, bilirkişi raporu doğrultusunda bakiye alacağı için dava açmış; Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/171 esasına kayıtlı bulunan dosya asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 3/6/2009 tarihli ve E.2008/127, K.2009/126 sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne, menfi zarar karşılığı 000 ABD dolarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müspet zarara ilişkin tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, davacı başvurucu ve davalı tarafça ayrı ayrı temyiz edilmiş; Yargıtay Hukuk Dairesinin 8/4/2010 tarihli ve E.2009/6711, K.2010/2026 sayılı ilamıyla davacı başvurucunun temyiz dilekçesini süresi dışında vererek temyiz süresini geçirmesi sebebiyle temyiz isteminin reddine, davalının bir kısım temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/6/2011 tarihli ve E.2011/2260, K.2011/3720 sayılı ilamı ile birleşen davadaki faiz başlangıcı yönünden bozma ilamının düzeltilmesine, diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu, ayrıca Yargıtay Daireleri arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesi amacıyla içtihatların birleştirilmesi için Yargıtay Başkanlığına başvurmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 30/6/2011 tarihli ve 126 sayılı kararı ile içtihatları birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 26/9/2012 tarihli ve E.2011/268, K.2012/136 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne, menfi zarar karşılığı 000 ABD dolarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müspet zarar karşılığı tazminat talebinin reddine, teminat mektuplarının iadesine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan karar, önceki bozmalar gereğince hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle başvurucu tarafından temyiz edilmemiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş, başvurucu temyize cevap vermiş fakat davalı tarafın daha sonra 13/12/2012 tarihinde temyiz talebinden vazgeçmesi üzerine karar kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından düzenlenen 18/12/2012 tarihli kesinleşme şerhinde şöyle denmektedir: ''... hüküm Davacı vekiline 28/11/2012 tarihinde, Davalı vekiline ise 27/11/2012 tarihinde tebliğ olunmuş olup Taraf vekillerinin Kararı Temyiz Etmemesi Üzerine hükmün 14/12/2012 tarihinde kesinleştiği tasdik olunur.'' Başvurucu, temyizden vazgeçildiğini ve kararın kesinleştiğini 19/12/2012 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş ve 11/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun'un , 3/a. ve maddeleri, 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 4/d., 4/f., 20/B. ve 37/a. maddeleri, 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun , ve maddeleri, 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi.