Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6366 E. , 2024/863 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6366 Karar No : 2024/863 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … VEKİLİ : Av…. KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av…. İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … Boya İnşaat Hırdavat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6366 E. , 2024/863 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6366 Karar No : 2024/863 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … VEKİLİ : Av…. KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av…. İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … Boya İnşaat Hırdavat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …, … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … ila … sayılı ödeme emirleri yönünden; ödeme emirlerine konu amme alacakları için asıl amme borçlusu adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, 01/04/2011 tarihli asıl amme borçlusu tarafından yapılan yapılandırma sonrası tahsil zamanaşımı kesen herhangi bir işlem tesis edilmemesi nedeniyle bu alacakların tahsil zamanaşımına uğradığı, …sayılı ödeme emri yönünden; 05/04/2012 tarihinde tahakkuk eden kurumlar vergisinin beyan edilmesi ve ödenmesi gerektiği zamanda davacının kanuni temsilci olmadığı, … ve … sayılı ödeme emirleri yönünden; asıl amme borçlusu adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulamadığı, … sayılı ödeme emri yönünden; ödeme emrine konu amme alacakları için asıl amme borçlusu adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ödeme emrine konu borçların davacı tarafından asıl amme borçlusu adına 21/10/2016 tarihinde yapılandırıldığı, yapılandırma tarihinde davacının kanuni temsilci olmaması nedeniyle yapılandırmanın hüküm ifade etmeyeceği, asıl amme borçlusuna ödeme emri tebliği sonrası tahsil zamanaşımı kesen herhangi bir işlem tesis edilmemesi nedeniyle bu alacakların tahsil zamanaşımına uğradığı, … sayılı ödeme emri yönünden; ödeme emrine konu amme alacakları için asıl amme borçlusu adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği, asıl amme borçlusu hakkındaki mal varlığı araştırmasının dava konusu ödeme emrinin tebliğinden sonrası yapılması nedeniyle amme alacağının asıl amme borçlusundan tahsil imkanı kalmadığı hususunun ortaya konulamadığı, bu nedenlerle davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline, 2.270-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı tarafından dava konusu … sayılı ödeme emirleri yönünden ileri sürülen sebepler, Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, … sayılı ödeme emri yönünden; asıl amme borçlusunun kanuni temsilcisinin MERNİS adresinde kapıya yapıştırılmak suretiyle tamamlandığı belirtirilen ödeme emri tebliğinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğle ilgili hükümlerine uygun olarak yapılmadığı, … sayılı ödeme emri yönünden ise; 21/10/2016 tarihinde yapılan yapılandırma başvurusunun davacının ortak sıfatıyla kendi hissesine düşen borçlarına yönelik olması nedeniyle bu başvurunun tahsil zamanaşımına bir etkisi olmayacağı, tahsil zamanaşımı kesen başkaca bir işlem tesis edilmemesi nedeniyle bu alacakların tahsil zamanaşımına uğradığı, bu nedenlerle anılan dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine, dava konusu … tarih ve …sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın vekil olmaksızın davacı tarafından takip edildiği, davanın hiçbir aşamasında vekaletnamenin ibraz edilmediği, ne dava dilekçesi ne savunmaya cevap dilekçesi aşamasında avukatla takibin yapılmadığı, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete ve iyi niyete aykırı olduğu, asıl amme borçlusunun mal varlığından tamamen ve kısmen tahsil edilemeyen amme alacakları için kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin yasalara uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir. Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesi tarafından 09/03/2021 tarihinde dava kabul edilerek 2.270-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği, davacı şirket vekilince ise 22/03/2021 tarihli vekaletnamenin 31/03/2021 tarihinde ibraz edildiği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi tarafından karar verildikten sonra vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı ve davacı vekilince herhangi bir hukuki yardımda da bulunulmadığı görüldüğünden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "2.270-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılması gerektiğinden, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine" ibaresinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; "… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf isteminin reddine, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Vergi Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "2.270-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin çıkarılmak suretiyle düzeltilmesine" ifadesi eklenerek düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2….Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.