3. Hukuk Dairesi 2024/4000 E. , 2025/3020 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/888 E., 2024/1614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1948 E., 2023/604 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafınd…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4000 E. , 2025/3020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/888 E., 2024/1614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2016/1948 E., 2023/604 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; şiddetli ağrı şikâyeti ile davalı Hastaneye giden müvekkiline kasık fıtığı teşhisi konulduğunu, 11.03.2016 tarihinde davalı Hastanede çalışan davalı doktor tarafından ameliyat edilmeden önce müvekkiline hiçbir ağrısının kalmayacağı ve tamamen iyileşeceği yönünde bilgi verildiğini, ancak operasyon sonrasında müvekkilinin ağrılarında hiçbir azalma olmadığını, ameliyattan sonra ağrılarının daha da şiddetlenmeye başlaması sebebiyle davalı hastaneye başvurduğunu, davalı doktorun sadece ultrason filmine bakarak yetersiz bir muayene ile müvekkilini geri gönderdiğini, ağrıları azalmayan müvekkilinin başka hastanede yaptırdığı tetkikler sonucunda söz konusu şikâyetlerinin kalın bağırsağın aşırı ölçüde şişmesinden kaynaklandığını, bu durumun davalı doktor tarafından yapılan ameliyatta bağırsaklarına yama yapışması nedeniyle olduğunun tespit edildiğini ve tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını, davalıların ağır kusuru nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili hastanede davacıya uygulanan operasyonun standart prosedürde uygulandığını, müvekkillerine atfı kabil herhangi bir kusurun bulunmadığını, tıbbi müdahale öncesinde davacının fıtık ameliyatları hakkında tafsilatlı olarak aydınlatıldığını ve olası komplikasyonlar hususunda bilgilendirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp 7. İhtisas Kurulu ile Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi hekimlerinden oluşturulan heyetten alınan raporlarda, davacıda oluşan kolon çevresindeki yapışıklığın söz konusu ameliyatın komplikasyonu niteliğinde olduğu ve davacının operasyon sonrasında hekime başvurmaması nedeniyle hekim tarafından komplikasyon yönetiminin mümkün olmadığı, yapılan işlemlerin tıp bilimi açısından yerinde olduğu, bundan sonrasında davacıya cerrahi bir girişim yapılmasına gerek olmadığı, davacının bu işlem sonrasında başka bir sağlık birimine başvurmuş olmasının davalılar tarafından 26.04.2016 tarihinde gerçekleştirilen diagnostik (teşhis koyma amaçlı) laparoskopi işleminin tedavi edici bir yöntem olarak katkısının bulunmadığı ve davalıların sorumluluğunun doğmayacağı tespitlerine yer verildiği, yapılan işlemlerde davalıların herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince aldırılan raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, incelenen Mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya konu olay nedeniyle başlatılan soruşturmada İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz edilen Adli Tıp Raporu uyarınca davalılar hakkında kamu davası açıldığını, ceza soruşturması kapsamında alınan ilk Adli Tıp Raporunun hatalı tıbbi müdahaleye en yakın tarihte alınan rapor olması nediyle iş bu dosyada da dikkate alınması gerektiğini, Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile heyet raporunun detaylı inceleme yapılmadan düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile 5 kişilik bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olup ceza kovuşturması sırasında alınan Adli Tıp raporundaki çelişkiyi gidermesine ve son raporların dosyadaki tespitler ve bilimsel verilere uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, aydınlatılmış onam formunda davacının geçirdiği operasyon sonucunda oluşabilecek komplikasyonların detaylı şekilde belirtilmiş olmasına, davalılara sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.