2. Ceza Dairesi 2009/17456 E., 2009/30596 K. 2. Ceza Dairesi 2009/17456 E., 2009/30596 K. - YASA YARARINA BOZMA- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ] "" Eşe karşı müessir fiil suçundan sanık Yakup'un, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (Iğdır Sulh Ceza Mahkemesi)'nin 11.03.2008 tarihli ve 2007/210 esas, 2008/168 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 25.02.2009 gün ve 2009/2196/11580 sa…
2. Ceza Dairesi 2009/17456 E., 2009/30596 K. **2. Ceza Dairesi 2009/17456 E., 2009/30596 K.** **- YASA YARARINA BOZMA**- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 309 ] **"İçtihat Metni"** Eşe karşı müessir fiil suçundan sanık Yakup'un, 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair (Iğdır Sulh Ceza Mahkemesi)'nin 11.03.2008 tarihli ve 2007/210 esas, 2008/168 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 25.02.2009 gün ve 2009/2196/11580 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2009 gün ve 2009/53936 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu'nun 230. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan ve emredici nitelik taşıyan; "Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar... gösterilir" hükmü karşısında; somut olayımızda, sanığın 08.11.2007 tarihli oturumda "Bana şerefsiz, pe... diye bağırarak bıçakla saldırmaya başladı", 11.03.2008 tarihli oturumda "Takdir mahkemenindir" şeklindeki beyanlarının, lehine olan ceza kanunu hükümlerinin uygulanması yönündeki hususları da içerdiği, mahkemece gerekçesi de gösterilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 29, 50. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği halde, bu hususlar hakkında bir karar verilmemesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinde yer alan "kanun yararına bozma" istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Yasa yararına bozma yolu, yasaların eşit olarak, daha doğrusu, aynı (tek) biçimde uygulanmasını sağlamak için salt yasa yararına benimsenmiş olağanüstü bir yasa yoludur. Yargıtay'ın hukuki sorunlarla ilgili bozma yetkisi de temyiz yoluna oranla çok sınırlıdır. Çünkü, temyiz yasa yolundaki bozma yetkisinin, olağandışı bir yasa yolu olan yasa yararına bozmada da kullanılması, yargının kesinlik otoritesine (hüküm dokunulmazlığına) ters düşer. Bundan dolayı "Yasa yararına bozma" yasa yolunun olağandışılığının ve ayrık nitelikte olmasının, duyarlılıkla korunması ve belirgin salt hukuki yanılgılarda bu yola gidilmesi zorunludur.