14. Ceza Dairesi 2017/10336 E. , 2018/6365 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte suça sürüklenen çocuk müda…
**14. Ceza Dairesi 2017/10336 E. , 2018/6365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, belirlenen tarihte suça sürüklenen çocuk müdafiin yerinde görülen talebine istinaden duruşmalı yapılan incelemede gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya içeriğine göre suça sürüklenen çocuğun, mağdureyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olmadan cinsel ilişkiye girdiklerinin anlaşılması ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 29.03.2013 tarihli raporunda "mağdurede depresyon tespit edildiği, bu psikiyatrik tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olduğu, bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği, ancak bu tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psiko sosyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağı" yönünde bilgi verilmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuğun eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenememesi nedeniyle ceza hukukunun temel ilkelerinden olan "şüpheden sanık yararlanır" kuralı gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, anılan maddenin tatbiki suretiyle lehe kanun belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.