7. Hukuk Dairesi 2023/4745 E. , 2023/5485 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/433 E., 2021/235 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ..., ... vekilleri Avukat ... vd., ... vekili Avukat ..., ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. ... vekilleri Avukat ... vd., ... vd. DAVA TARİHİ : KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, M…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4745 E. , 2023/5485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/433 E., 2021/235 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ..., ... vekilleri Avukat ... vd., ... vekili Avukat ..., ... vd. DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ... vd. ... vekilleri Avukat ... vd., ... vd. DAVA TARİHİ : KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, bir kısım davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya konu 354 ada 7 parsel sayılı taşınmazda paydaş olan davalılardan ...'in, dava dışı yüklenici ... ... ile düzenleme şeklinde 24.09.1987 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davacılardan ... ...'ın da 10.06.1988 tarihli noter ihtarnamesiyle taşınmaz mülkiyetinin çekişmeli olduğunu belirterek inşaatın yapılmaması için yükleniciye ve davalılar adına ihtarname çıkardığını, ... ...'ın 07.07.1988 tarihinde inşaat ruhsatı alarak inşaata başladığını ve binanın şu an 5 depo ve 8 işyerinden oluşan kısmının tamamladığını, 14.10.1989 tarihinde de iskân aldığını, 1989 yılında davalıların diğer paydaşların rızası olmadığını bilmelerine rağmen işyeri ve depoları kiralamak veya işletmek suretiyle haksız yere kullandıklarını belirterek, 1989 yılından itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte toplam 7.500,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsili talep etmiş, bedel isteğini aşamada ıslah etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar, cevap dilekçesinde, kendilerinin taşınmazı hiç kullanmadığını, taşınmazın davalılardan ... ... ... tarafından kullanıldığını, kendilerinin taşınmazda sadece miras hissesinin bulunduğunu ve sadece 5 yıllık ecrimisilin istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; davacıların davalılar ile ilgili intifadan men ettiklerine dair ihtarda bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalılardan ..., cevap dilekçesinde; taşınmazın kendisi tarafından kullanılmadığını ve hiçbir fayda sağlamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2013 tarihli ve 2009/836 Esas, 2013/241 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 37.386,66 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalılar ile davalılardan ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.12.2014 tarihli ve 2014/13770 Esas, 2014/20201 Karar sayılı kararında; "...davalılardan ... yönünden intifadan men olgusunun gerçekleştiği, diğer davalıların ise taşınmazı kullanmadıklarını bildirmelerine rağmen mahkemece bu konuda inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, öte yandan her bir davacının payına düşen ecrimisil miktarının ayrı ayrı hesaplanarak hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu hususun göz ardı edilerek infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiş olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince taraflarca bildirilen tüm delillerin tam olarak toplanmasının gerektiği, tanıklardan ... dışındaki davalıların her birinin ayrı ayrı taşınmazı kullanıp kullanmadığının, kullanıyorsa ne şekilde kullandıklarının ayrıntılı olarak sorulup tespit edilmesinin, bu şekilde soruşturmanın eksiksiz tamamlanmasının ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerektiği..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli ve 2015/433 Esas, 2021/235 Karar sayılı kararı ile; "1. Davanın, davalılar ... ile ... yönünden kabulü ile; - Davacılardan ... yönünden 530,76-TL, - ... yönünden 530,76 TL, - ... yönünden 530,76 TL, - Müteveffa ... mirasçıları olan ... yönünden 663,46 TL, mirasçı ... yönünden 663,46 TL, - ... mirasçısı ... yönünden 796,09 TL, - ... yönünden 530,76 TL, - ... yönünden 530,76 TL, - ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 106,15 TL olmak üzere toplamda 5.307,57 TL'nin davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacılara yukarıda belirlenen payları oranında ödenmesine, 2. Davanın, davalılar ..., ... ..., ... ile ... yönünden reddine; 3. Davanın, usulüne uygun açılmış herhangi bir dava veyahut müdahale talebinde bulunmaması hasebiyle UYAP sisteminde davacı olarak kaydı bulunan ..., ..., ..., ..., ... ile ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 4. Davanın, usulüne uygun açılmış herhangi bir dava bulunmaması hasebiyle UYAP sisteminde dahili davalı olarak kaydı bulunan ... ile ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili ile davalılardan ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davacılar vekili, - Bilirkişi raporunda oranlamaların yanlış hesaplandığını, - Faiz talebi konusunda karar verilmediğini, - Her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine takdir edilmesi gerektiğini, - Davacılardan ... yönünden hesaplanan miktarın hatalı olduğunu, - Davacılardan ... lehine hüküm kurulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılardan ... vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ... maddesi, 438 ... maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 ... maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyiz yoluna başvuran bir kısım davacılar yönünden yapılan incelemede; Mahkemece davacılardan ... lehine 530,76 TL; ... ... lehine 106,15 TL; ... lehine 106,15 TL ecrimisile hükmedilmiş, davacılardan ... yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup adı geçen davacı yönünden hükmedilmeyen ecrimisil miktarının 1.682,40 TL olduğu görülmüştür. Bir kısım davacılar lehine hükmedilen ve davacılardan ... yönünden hükmedilmeyen ecrimisil toplamının 2.425,46 TL olduğu anlaşılmıştır. Hüküm tarihi olan 2021 yılında temyiz sınırının 4.270,00 TL olduğu gözetildiğinde bir kısım davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktarın yasal sınırın altında kalması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Temyiz yoluna başvuran davalılardan ... vekili yönünden yapılan incelemede; temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bir kısım davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE; 2. Davalılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... ...'e yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden bir kısım davacılara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.