9. Ceza Dairesi 2023/7130 E. , 2023/7970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2023/51 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
**9. Ceza Dairesi 2023/7130 E. , 2023/7970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2023/51 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2013 tarihli ve 2012/244 Esas, 2013/295 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile düzenlenen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve altıncı fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 20.06.2022 tarihli ve 2021/13355 Esas, 2022/6295 Karar sayılı kararı ile hükmün suça sürüklenen çocuğun cinsel organını mağdurun kalçasına sürtme şeklindeki eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/469 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur beyanı dışında somut delilin bulunmadığına, olayın gerçekleştiğinin iddia edildiği yerde keşif yapılmamasının hatalı olduğuna, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun çelişkili olduğuna, mağdurun annesinin suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce de diğer çocuğuna yönelik aynı suçtan şikayette bulunduğuna, bu nedenle mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün bozularak suça sürüklenen çocuğun üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "...SSÇ'nin savunmaları, katılan mağdur beyanları, dinlenen tanıkların beyanları, Sağlık Bakanlığı Tuzla Devlet Hastanesi 20/04/2012 tarih ve 2012/1369 sayılı raporu, Adli Tıp Kurumu 31/05/2012 tarih ve 2012/2413 no'lu raporu, Sağlık Bakanlığı İstanbul ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi 05/07/2012 tarih ve 2012/847 no'lu sağlık kurulu raporu, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 27/09/2013 tarih ve 2013/2605 no'lu adli kurul raporu, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelenmiş ve değerlendirilmiş, inceleme ve değerlendirme neticesinde; suç tarihi olan 17/04/2012 günü saat 13:00 sıralarında mağdurun okuldan geldiği ve daha sonra sınıf arkadaşı olan ... ... ...'ın Tuzla ... ... Caddesi yakınında bulunan evinin önüne gittiği ve burada mağdurla arkadaşının top oynadıkları, daha sonra mağdurun arkadaşı ... ...'un evine döndüğü, bu sırada mağdurun amcasının arkadaşı olan SSÇ ...'ın mağduru yanına çağırdığı, mağdurun da SSÇ'nin yanına gittiği, SSÇ'nin mağduru inşaat halinde olan bir yere götürdüğü, burada boş olan bir odada mağdurun pantolonunu açmasını istediği, mağdurun da kabul etmemesi üzerine SSÇ'nin mağdurun pantolonunu aşağıya indirdiği, kendi pantolonun da fermuarını açarak eylemin meydana geldiği; mağdurun aşamalardaki ifadeleri, Tuzla Devlet Hastanesi 20.04.2012 tarihli pratisyen doktor tarafından düzenlenen Genel Adli Muayene Raporunda anüs bölgesinde eritem mevcut olduğundan dolayı livata bulgusunun mevcut olduğu belirtilmesine rağmen daha sonra Adli Tıp uzmanı tarafından hazırlanan raporda anal sfinkter tonusunun doğal olup nedbe bulgusuna rastlanılmadığının ifade edildiği görülmüş olup, eylemin organ sokmak suretiyle gerçekleştiği hususunda şüphenin ortaya çıktığı, SSÇ savunmaları, tanık beyanları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya içeriği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun olay günü on iki yaşından küçük mağdura yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere mevcut haliyle cinsel organını mağdurun kalçasına sürtme şeklinde meydana gelen eyleminin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı, somut olayda SSÇ'nin mağdurun ve kendisinin pantolonunu aşağı indirip mağdurun kalçasına sürtme şeklinde gerçekleşen eylem anlık olarak nitelenemeyeceğinden sarkıntılık kapsamında da olmadığı kanaatine varıldığı ve SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği; mağdura ait raporlar birlikte değerlendirildiğinde mağdurun ruh sağlığının kalıcı olarak bozulmasına maruz kaldığı cinsel istismar olayının neden olduğu;..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/469 Esas, 2023/51 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.