Acente, sözleşme uyarınca kendisine bırakılan bölge ve ticaret dalı içinde, müvekkilinin işlerini görmekle ve menfaatlerini korumakla yükümlüdür.Acente, kusursuz olduğunu ispat etmediği takdirde özellikle, müvekkili hesabına saklamakta olduğu malın veya eşyanın uğradığı hasarlardan sorumludur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesinde ... no.su ile ... yılından bu yana davalının acenteliğini yürüttüğünü, 2014 yılı içinde ... ili sınırlarında yolcu taşımacılığı işi yapan 17 araçla ilgili araç sahiplerinin müvekkili acenteye motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak üzere şifahen telefonla müracaatları neticesinde trafik sigortalarının yapıldığını, araç sahiplerinin, henüz plakalarını almadıklarını, araçlarının poliçe talep tarihi olan ... model olduğunu beyan etmeleri üzerine söz kopusu poliçelerin yeni kayıt olarak sisteme girildiğini, poliçe sahiplerinin ad-soyad, T.C. Kimlik numaraları üzerinden söz konusu araçların marka, tip ve araç grubu belirtilmek sureti ile giriş ve sigorta kayıtlarının yapıldığını, davalı sigorta şirketinin acentelerinin kullanımına sundukları işbu poliçe düzenlemesine ilişkin sistem ve şu an ülkemizde faaliyet gösteren tüm sigorta şirketlerinin kullandığı sistemler bu tür yeni kayıtlarda, plaka, şasi, motor numaraları belirtilmeksizin sadece poliçe sahibinin ad, soyad, T.C. Kimlik numaraları kullanılmak suretiyle kayıt yapılmasına ve poliçe düzenlenmesine imkan verdiğini, yeni kayılarda poliçe sahibinin daha sonra araçla ilgili plaka bilgilerini sigorta acentesine bildirmesi ile aracın tramer sistemindeki kimliği, bilgileri, geçmişi görüntülenmekte dolayısı ile poliçe sahibi tarafından verilen bilgilerin doğru olmadığı veya farklılıklar arz ettiği ortaya çıkarsa trafik referans düzeltme zeyil evrakı düzenlendiğini, acente de trafik plaka değişikliği zeyili adı altında doğacak söz konusu bedel farkını poliçe sahibinden talep etmekte veya fazla tahsilat yapılması halinde bu bedeli poliçe sahibine iade ettiğini, somut olayda, poliçe hasiplerinin, araçlarına ait plakaları henüz almadıklarından bahisle yeni kayıt adı altında sigorta poliçelerini müvekkili acenteye yaptırdıklarını, daha sonra ise poliçe sahiplerinin araçlarına ait plakaları bildirmeleri neticesinde söz konusu araçlarla ilgli olarak araçların sigorta işlemleri hasar durumu ve kaza bilgilerinin yer aldığı tüm sigorta bilgilerinin toplandığı bir veri deposu olan Trafik Sigortaları Bilgi Merkezine ( ... ) işbu plakalar girildiğinde ve sorgulandığında, araçların gerçek model yılı, motor ve şasi numaraları gibi kimlik bilgileri ve geçmişlerine dair sicil bilgileri netlik kazanmış, bu çerçevede beyanların aksi yönünde çıkan bilgileren istinaden zeyil düzenlemesi yoluna gidilerek fark ücretlerinin ilgililerden talep edildiğini, müvekkili acentenin söz konusu araçlarla ilgili işbu yeni kayıt poliçelerini 2014 yılında düzenlediğini ancak araç ya da poliçe sahiplerinin plakaları geç bildirmesinden veya davalının geç işleminden kaynaklı olarak ancak 7-8 ay sonra zeyil evrakı düzenlemek suretiyle fark alacaklarının müvekkiline bildirildiğini, dolayısı ile zeyil işlemlerinin davalı tarafından 7-8 ay gibi bir gecikmeyle düzenlenmesi ve müvekkiline bildirlimesi neticesinde ücret farklarında ciddi bir artışa neden olduğunu, buna rağmen müvekkili acentenin, davalının zeyillere ilişkin işbu bildirimine müteakip trafik plaka değişikliği zeyili düzenleyerek poliçe sahiplerinden fark ücretlerini talep etme yoluna gittiğini, müvekkilinin ilgili poliçe sahiplerine iadeli taahhütlü mektuplar göndermek sureti ile fark ücretlerinin ödenmesini talep ettiğini, hatta bu girişmler neticesi poliçe sahiplerinden birinden 2.744,66-TL tahsil edilerek davalıya ödendiğini,. Müvkekilinin söz konusu işlemlerden kaynaklı herhangi bir kusurlu kast ya da ihmale dayalı eylem ve işleminin söz konusu olmadığını, davalının .... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no.lu azil ve fesih ihbarnamesi ile davalının menfaatlerine aykırı davranışlar gibi muğlak ve gerçeklerden uzak bir gerekçeyle acentelik sözleşmesini fesh ettiğini ve vekillikten müvekkili acenteyi azil ettiğini bildirdiğini, davalının bu şekilde bir kusur isnadına bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu bu nedenle kendisine bir borç tahakkuk ettirilmesinin de kabul edilemeyeceğini, davalının 10.11.2015 tarihli yazısı ile davacı müvekkilinin bu talep ve beyanını hiçbir şekilde dikkate almayarak söz konusu poliçelerden kaynaklı toplam 94.794,13-TL alacağın 7 gün içinde ödenmesi aksi halde teminat olarak verilen ... ili, ... ilçesi, ... bucağı, ... Sk. ... ada, ... parsel, ... cilt N... sahife no.sunda kayıtlı ... ev ve arsa ipoteğinin paraya çevrileceğini, ticari faiz işletileceğini beyan ettiğini, sonuç olarak, anılan taşınmazın ipoteğe çevrilmesi işlemine karşın ihtiyati tedbir kararı verilmesini, feshin hukuka aykırı olduğunun tespitine, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkil şirketin ... Bölge Müdürlüğü'nün ...'da olması sebebi ile yetki itirazının yerinde olmadığı iddiasında olduğunu, ancak bölge müdürlüğü şube niteliğinde olmadığından HMK hükümleri gereğince yetki kazanılmasının söz konusu olmadığını, Bölge Müdürlüğü Şube yapılanmasından tamamen farklı olduğunu ve ayrı bir sermayesi ve muhasebe sistemi söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki acentelik sözleşmelerinde ... Mahkemeleri'nin yetkisinin kabul edildiğini, taraflar tacir olduğundan ... Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunu, davacı tarafın, "plaka düzeltme zeyillerinin poliçe tanziminden 1 ile 7 dakika sonra yapıldığı" yönündeki davacı tarafın kasıtlı ve kötü niyetli hareketini ifade eden beyanlarının, herhangi bir kusurlarının bulunmadığının ikrarı şeklinde ifade edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiası araçların yeni olduğu ve plakalarını henüz almadıklarını beyan etmeleri sonucu sisteme yeni kayıt olarak girdiğini, plakalarının alınmasından sonra ise bu bilgilerin zeyilname ile ek yapıldığı yönünde olduğunu, davacı tarafın iddiasına göre yeni kayıt olan bir aracın trafik tescil ve plaka işlemleri maksimum 7 dakika içerisinde tamamlanmakta üstelik yine bu süre içerisinde tekrar irtibat kurularak poliçe ikmal edildiğini, böyle bir durumun fiziken mümkün olmadığını en iyi davacı tarafın bildiğini, davacı tarafın bu iddiasının dahi kötü niyetli hareket içinde olduğunun açık kanıtı olduğunu, davacı tarafın bir dakika ara ile önce aracın yeni tescil edileceğini beyan ile poliçe tanzimi talep edip bir dakika sonra plakasını aldığını belirten ilgili şahıslara primsiz zeyil düzenlemiş olduğunu beyan etmesi en azından ağır kusurunun ikrarı anlamında olduğunu, zira davacı taraf tacir olduğu cihetle işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü söz konusu olduğu gibi müvekkili şirketin acentesi olarak TTK 109. maddesi gereği vekaleten hareket ettiği müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde de bu yükümlülüğe uygun şekilde hareket edeceği, şirketin talimat ve tarifelerine göre işlem yapacağı buna aykırı hareket sonucu oluşacak zararları karşılayacağının kararlaştırıldığını, kaldıki davacı tarafın eyleminin ağır kusur olmaktan öte iştirak halinde kasıtlı bir eylem olduğunun açık şekilde ortada olduğunu, davacı taraf, müvekkili şirketin ve ... sisteminin sorgulamalarını yanıltmak, sistem açıklarını bulmak için özel gayret gösterdiğini, nihayetinde yapılan poliçelerin yeni tescil olmayıp eski kayıtlı araçlar olduğunu, hatlı ticari minibüsler olduğunu gördüğü halde gerçek priminin % 10'na kadar düşük pirimle poliçe tanzim ettiğini ve bu şekilde müvekkili şirketi önemli miktarda zarara uğrattığını, davacı tarafın ilave primlerin sigortalılardan tahsili gerektiğini ileri sürmekte ise de, davacı taraf kasıt veya ağır kusuru ile müvekkili şirketi zarara uğratmış olduğundan pirim borcundan önce kanuna ve sözleşmeye aykırılıktan dolayı sorumluluğu bulunduğunu, davacı tarafın, belirtmiş olduğu ilave poliçe primlerini acente sıfatı ile takip hakkı bulunduğunu belirterek, sonuç olarak, davacı tarafın iddia ve talepleri haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..., müvekkili şirket ile arasındaki 11/02/2010 tarihli acentelik sözleşmesi ve aynı tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkili şirket adına poliçe tanzimine ve prim tahsilini yetkili acente olarak görev yaptığını, davalı ... ise borçlu acentenin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ... Tapu Sicil Müdürlüğünün ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ipotek akdi ile ..., ..., ... bucağında kain ... Ade ... parselde kayıtlı ... ev arsası niteliğindeki gayrimenkulü 70.000,00TL bedelle 1.derecede müvekkil şirket lehine ipotek ettiğini, acente müvekkili şirket nam ve hesabına tahsil etmiş olduğu sigorta poliçe primlerini müvekkil şirkete intikal ettirmediğini, davalı acentenin 31/10/2015 tarihi itibarı ile müvekkili şirkete 92.559,42TL borcu bulunduğunu, davalı borçlu acentenin borçlarını ödememesi üzerine ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı, ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlanacağı her iki davalı borçluya ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile, ipoteği aşan kısım için ise davalı borçlu ... hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların icra dosyalarına itirazı üzerine takiplerin durduğunu, itirazların ayrı ayrı iptalini, her iki dosya açısında davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.