T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/502 Esas KARAR NO: 2026/608 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/700 D.İş - 2025/700 Karar TARİH: 14/01/2026 (Ek Karar Tarihi) DAVA: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/502 Esas KARAR NO: 2026/608 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/700 D.İş - 2025/700 Karar TARİH: 14/01/2026 (Ek Karar Tarihi) DAVA: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkilin bonolardan kaynaklanan 37.497,00-TL (faiz ve masraflar hariç olmak üzere) tutarlı alacağına ilişkin olarak, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine ve haczedilen menkullerin muhafaza altına alınmasına; müvekkilin işbu bonolardan doğan alacağı...... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından icra takibine konu edilmiş olduğundan mahkeme tarafından ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi halinde iş bu kararın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ...... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına tevdiine; 1.716,80-TL yargılama ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçluya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10/12/2025 tarihli kararı ile; "Yukarıda hüviyeti yazılı alacaklının borçludan alacağı olan 37.497,00-TL alınmasının temini bakımından vaki isteği İcra İflas Kanununun 257. Maddesinin 1.fıkrasına uygun bulunmuş, alacak rehinle temin edilmemiş ve diğer taraflarla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı kafi teminat da alınmış bulunduğundan adı geçen borçlu; ... Malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının; İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde, İHTİYATEN HACZİNE, " karar verilmiş ve verilen karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden vekili 18/12/2025 tarihli itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından, ihtiyati haciz talep eden şirkete araç alımı karşılığında, 24/11/2025 vadeli, 37.497,00-TL bedelli senet düzenlendiğini, 26/11/2025 tarihinde senet borcunun tamamının ödendiğini, ödemenin hem senet bedelini hem de 2 günlük faizi kapsadığını, ödeme sonrasında ödeme şirkete bildirildiği halde, alacaklı borcun ödenmiş olduğunu bilmesine rağmen ödemeden 8 gün sonra icra takibi başlattığını ileri sürerek ödenmiş borca dayanarak tesis edilen 10/12/2025 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına, ödenmiş borç nedeniyle icra takibinin iptaline, ihtiyati haciz nedeniyle alınan teminatın borçlu lehine değerlendirilerek müvekkiline verilmesine, müvekkilinin ticari itibarının ve iş hayatının zedelenmesi nedeniyle doğan zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/01/2026 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2025/700 D.İş - 2025/700 Karar sayılı kararı ile: "Talep ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkindir. Talep eden tarafından, 24/11/2025 vade tarihli 37.497 TL tutarlı bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiği, bononun keşidecisinin itiraz eden olduğu ve bononun vadesinin geldiği, alacağın rehinle temin edilmediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, itiraz edenin dekont sunarak bono bedelini ödediğini iddia ettiği ancak bono aslının talep edende olduğu ve sunulan dekontun incelenmesinde bonoya atıf olmadığı, ödeme açıklamasında "... araç ödemesi" yazıldığı, taraflar arasında başka araç alımına/kiralanmasına dair ilişki bulunup bulunmadığının bilinmediği, yapılan ödemenin bonoya ilişkin olup olmadığının menfi tespit davasının konusu olabileceği, ödemenin bonoya ilişkin olduğunun talep eden tarafından da kabul edilmediği anlaşılmakla, itirazın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile, "1-İtirazın REDDİNE," karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki borç ilişkisi taksitli olup, senet üzerindeki “2/24” ibaresi ve ödeme dekontu birlikte değerlendirildiğinde borcun ifa edildiğini, taraflar arasında araç alım satımına ilişkin yapılan sözleşme kapsamında, satış bedelinin 24 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını ve her bir taksidi temsilen kambiyo senetleri düzenlen diğini, talep dayanağı 37.584,00-TL bedelli senet, bu taksitlendirme planı kapsamında düzenlenmiş olup, senedin sağ üst köşesin de açıkça “2/24” ibaresinin yer aldığını; bu ibarenin, söz konusu senedin ikinci taksite ilişkin olduğunu ve tek başına bir araç bedelini değil, taksit borcunu ifade ettiğini tartışmasız biçimde ortaya koyduğunu; senet görüntüsünün dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin borcun ikinci taksidini açıklama kısmına “... Araç Ödemesi” yazarak havale yolu ile talep edene gönderdiğini, günümüz ekonomik koşulları dikkate alındığında 37.584,00-TL bedelin bir aracın toplam satış bedeli olmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu; buna rağmen ilk derece mahkemesince, bu açık ve somut deliller bütüncül biçimde değerlendirilmeden, sırf dekontta bono numarası yer almadığı gerekçesiyle ödemenin borca ilişkin olmadığı sonucuna varılmasının hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödenen tutar olan 37.584 TL'nin, senette yazılı bedelle birebir aynı olduğunu; müvekkilinin, dava konusu 37.584 TL bedelli senede ilişkin borcunun, vade tarihinden yalnızca iki gün sonra, 26.11.2025 tarihinde, banka kanalıyla tam ve eksiksiz şekilde ödediğini; yapılan ödemenin, yalnızca senet bedelini değil, davalı tarafça talep edilen iki günlük faiz farkını da kapsayacak şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkilinin, ödeme işlemini gerçekleştirdikten sonra dekontu davalı tarafa ilettiğini ve ayrıca telefon görüşmele riyle borcun tamamen ödendiğini sözlü olarak da bildirdiğini, .......... A.Ş'nin, borcun ödendiğini bilmesine ve dekont kendisine iletilmiş olmasına rağmen, ödemeden sekiz gün sonra, 04.12.2025 tarihinde,......... İcra Dairesi nezdinde icra takibi başlattığını; ticaretle iştigal eden bir şirketin, hesabına gelen ödemenin kaynağını ve hangi borca ait olduğunu kontrol etmesi, ödeme ile senet arasındaki ilişkiyi araştırması beklenirken; ihtiyati haciz talep edenin bu yükümlülüğü tamamen göz ardı ederek takip başlatmasının, dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan, açıkça kötü niyetli ve ağır kusurlu bir davranış olduğunu, Ödenmiş bir borç için ihtiyati haczin devamına karar verilmesi ve 10.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını, müvekkilinin, borçlu olmadığı bir alacak nedeniyle ihtiyati hacze maruz bırakıldığını, malvarlığı üzerine hacizler uygulandığını ve buna ek olarak, ihtiyati hacze itiraz ettiği için 10.000 TL gibi son derece yüksek bir vekâlet ücretine mahkûm edildiğini; henüz alacağın varlığı dahi ciddi biçimde tartışmalı iken, borçlu aleyhine bu ölçüde ağır sonuçlar doğuracak şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi nin hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, İleri sürerek, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle; ilk derece mahkemesinin 14/01/2026 tarihli itirazın reddine ve ihtiyati haczin devamına ilişkin ek kararının ve itiraz eden aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına, itirazlarının kabulüne yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece istemin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara aleyhine ihtiyati haciz talep edilen vekili tarafından itiraz edilmiş, ilk derece mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda verilen ek karar ile; itirazın reddine karar verilmiş, ek karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar iyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. Talep dayanağı 23/09/2025 tanzim tarihli, 24/11/2015 vadeli, 37.497,00-TL bedelli, düzenleme yeri İstanbul olan bono incelendiğinde; keşidecisinin ..., lehdarının ihtiyati haciz talep eden olduğu görülmüştür. Somut olayda; dosyaya mübrez bono örneği, itiraz eden tarafından sunulan dekont örneği ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, ihtiyati haciz talep ede lehdarın bonoyu elinde bulundurmasının bono bedelinin ödenmediğine karine teşkil ettiği, itiraz eden tarafından sunulan ödeme dekontu üzerinde talep dayanağı bonoya atıf bulunmadığı, itiraz eden tarafından ileri sürülen diğer itiraz sebeplerinin esas yargılamada değerlendirilebilecekleri, İİK'nun 265 maddesinde sınırlı şekilde sayılan itiraz sebeplerinden olmadıkları, mahkemece itirazın reddine karar verilmesinde ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren ihtiyati haciz talep eden lehine, tarifenin ikinci kısım birinci bölümüne uygun şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, itiraz edenin edenin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.