TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2022 NUMARASI : 2021/527 Esas 2022/945 Karar DAVA : Alacak (Ödünç Paradan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki ödünç para iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı tara…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/662 Esas 2026/134 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/662 KARAR NO : 2026/134 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2022 NUMARASI : 2021/527 Esas 2022/945 Karar DAVA : Alacak (Ödünç Paradan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki ödünç para iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ... ve davalı ... tarafından kurulduğunu, şirketin, kuruluşunun akabinde ticari faaliyette bulunarak kazanç elde etmeye başladığını, davalının şirketin kazanç elde etmeye başlamasından sonra sıklıkla şirketten borç para aldığını, bu ödemelerin davalının talebi doğrultusunda bazen davalıya bazen yakın akrabaları olan eşi, çocukları ve annesi olan ..., ...'in hesabına yapıldığını, davalı bu şekilde 2019 yılı Ocak ve Eylül ayları arasında şirketten 162.670,18 TL borç para aldığını, şirketin kurucu ortaklarından olan davalının, şirkete yüklü meblağlar borçlanmasının akabinde 26.10.2020 tarihinde hisselerini dava dışı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davalının kötüniyetli bir şekilde şirketin diğer ortağına dahi haber vermeksizin hisselerini 3. bir şahsa devretmesi akabinde esasen şirketi zarara sokmaya çalıştığının anlaşıldığını, şirketten aldığı borçların ödenmesinin talep edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğünü belirterek şimdilik 2.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 161.270,18 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkette müvekkillinin 165 paya karşılık gelecek şekilde %33,5 pay sahibi olduğunu, kafeterya için malzeme alımlarında davalının şahsına ait kredi kartı, eşine ait kredi kartı, kmh hesapları ve davalının kayınvalidesi ...'e ait kmh hesaplarından para çekilerek kullanıldığını, davalının kendi üzerine ve ailesi üzerine çekilen krediyi ödeme gücü olmadığını ve şimdiye kadar yaptığı ödemeleri kendisine ödediklerinde şirket hissesini kendilerine devredeceğini bildirmesine rağmen, gizli ortağın şirket harcamaları için çekilen kredi borçlarını ödemeyi kabul etmediğini, davalının davacı şirkete göndermiş olduğu Ankara 52. Noterliği 20.12.2019 tarih ve 22691 yevmiye nolu ihtarname ile şirket bilançolarını, gelir gider tablolarını ve şirkete ait tüm kayıtların tarafına gönderilmesini talep etmesine rağmen, davalıya şirkete dair hiçbir kayıt gösterilmediğini, davalının tüm hissesini aktif ve pasifi ile birlikte devrettiğini, devirden sonra herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmadığını, davacı şirkete borcunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 6098 sayılı TBK'nın 139. maddesi gereğince iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebileceği, takasın borcu sona erdiren nedenlerden biri olduğu, takasın karşı dava olarak ileri sürülebileceği gibi def'i olarak da ileri sürülebileceği, davalının davacı şirket kayıtlarının usulüne uygun şekilde tutulmadığını iddia etmediği, gerek çekler gerekse dava dışı 3. kişilerce yapılan ödemelerin alacak talebinden takas mahsubunu talep ettiği, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından sunulan ödeme belgelerinin hangisine itibar edilip edilmeyeceği noktasında olduğu, davalı tarafından sunulan ... Bankasına ait toplamda 100.000,00 TL bedelli çeklere ilişkin olarak ilgili çeklerin tahsil edildiği belirtilmiş olup, bu çek bedelleri yönünden takas definin kabul edildiği, davacı şirket kayıtlarında tek taraflı olarak yazılan kayıtlara itibar edilmediği, bilirkişi raporunda saptanan 162.670,18 TL alacak yönünden dava dışı ... ve ...'ya yapılan ödemelerin davalı talimatı ile yapıldığı ispatlanamadığından bu bedeller yönünden davalının sorumluluğuna gidilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 51.378,16 TL'nin 27/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 20/03/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 13/03/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirketin eski ortağına ödünç olarak verdiği paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yan, davalının şirketin eski ortağı olduğunu, şirket ortağı olduğu süreçte şirketten borç para aldığını, ihtarname gönderilmesine rağmen borcunu ödemediğini iddia etmiş, davalı yan ise davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalının, davacı şirketin ortağı olup, davacı şirketteki hisselerinin tamamını dava tarihinden önce, 26/10/2020 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satarak devrettiği, dava tarihi itibarıyla ise davacı şirketin ortağı olmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Dava dilekçesinde alacağın kaynağının davacı şirketin eski ortağı olan davalıdan, şirket ortaklığı döneminde aldığı ödünç para olduğu anlaşılmıştır. HMK'nun 14/2. maddesi gereğince ise, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin 25/03/2022 gün ve 2021/ 9104 Esas 2022/2412 Karar sayılı ilamında; " ... Davacının ortaklıktan ayrılması davadaki talebin ortalık dönemine ilişkin HMK'nın 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi benimsenmiş olup; uyuşmazlıkların en az giderle, en makul sürede ve en az emekle çözümü amaçlanmıştır. Dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak "dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki ilişkilere dayalı uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa ya da devir alan kişiye karşı dava açılması durumunda ilgili şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili sayılması; iddia ve savunmanın kanıtlanması, uyuşmazlığa ilişkin belgelerin şirketten ya da şirketin kayıtlı olduğu Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden celbi ya da gerektiğinde şirket merkezinde yerinde inceleme yetkisi verilmesi, gerektiğinde şirket temsilcisinin isticvabı gibi hususlar bakımından usul ekonomisi ilkesine daha uygun olacaktır. Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak "dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği" görüşüne varmıştır. Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarından merkezinin Etimesgut/Ankara olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davadaki talebin ortalıktan ayrılan davalıya karşı ortak olduğu döneme ilişkin alacak iddiasından kaynaklandığı da gözetildiğinde davaya bakmaya yetkili mahkemenin davacı şirketin merkezinin bulunduğu yer olan Ankara Batı Mahkemeleri olduğu, anılan mahkemenin kesin yetkili mahkeme olup, kesin yetkinin HMK'nun 114/1.ç maddesi uyarınca dava şartı niteliğinde bulunduğu gözetilerek açılan davanın kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus istinaf aşamasında re'sen gözetilmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/06/2019 tarih 2019/2229 Esas 2019/4442 Karar sayılı ilamı). Açıklanan bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü gerekmiş, HMK'nun 353/1-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kesin yetkili mahkemenin tayini yönünden kaldırılmasına, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK'nun 353/1-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nun 360. maddesinin atfı ile HMK'nun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın kesin yetkili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Batı Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2022 tarih ve 2021/527 Esas 2022/945 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Batı Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacıdan peşin alınan 179,90 TL istinaf karar ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalıdan peşin alınan toplam 877,41 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Davalı tarafından icra dosyasına sunulan teminatın İİK'nun 36. Maddesi uyarınca bu aşamada iadesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 ve 362/1-c. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.