11. Ceza Dairesi 2007/6694 E. , 2011/22769 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik- Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: Yüklenen dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK 102/4, 104/2. maddeleri gereğince davanın ortadan kaldırılmasına.. Sahtecilik suçundan beraatine, ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ...: Resmi evrak düzenlemek suçundan beraatlerine. 1-Katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan …
**11. Ceza Dairesi 2007/6694 E. , 2011/22769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik- Dolandırıcılık HÜKÜM : ...: Yüklenen dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK 102/4, 104/2. maddeleri gereğince davanın ortadan kaldırılmasına.. Sahtecilik suçundan beraatine, ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... ve ...: Resmi evrak düzenlemek suçundan beraatlerine. 1-Katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı ile ... hakkında ”resmi evrakta sahtecilik” suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanık ...’e yüklenen “dolandırıcılık” suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici en son usuli işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 30/05/2001 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği, sanık ... hakkında ise elde edilen delillerin resmi evrakta sahtecilik suçundan hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Katılanlar vekillerinin sanık ... hakkında "resmi evrakta sahtecilik” suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici en son usuli işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 30/05/2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 3-Katılanlar vekillerinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "resmi evrakta sahtecilik" suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kuşadası Belediyesi doktoru olan sanık ..., Kuşadası Devlet Hastahanesi doktorları ..., ..., Kuşadası İlçesi 1 no.lu sağlık ocağı doktorları ..., ..., ... ve Kuşadası İlçesi 2 no.lu sağlık ocağı doktoru olan sanık ...'nin bir kısım hastaları hiç görmeden, muayene etmeden, sağlık karnelerini kendilerine getiren hasta yakınları ya da eczacıların istekleri doğrultusunda reçete düzenlediklerinin iddia olunması, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulunca yapılan soruşturmada tanık olarak dinlenen hastane ve sağlık ocağı çalışanlarının beyanlarında özetle; Eczanede çalışan görevliler tarafından sağlık karneleri veya vizite kağıtlarının toplu olarak getirildiği, sanıkların toplu gelen karnelerin işlemlerini yaptıklarını beyan etmeleri, bir kısım hastaların doktorlara muayene olmadıklarını, reçetelerinde yazılı ilaçlardan bazılarını almadıklarını ve kullanmadıklarını belirtmeleri, suça konu reçetelerden sadece -3-tanesine ilişkin düzenlenen 03.05.2001 tarihli raporda yazılan ilaçların bir kısmının tanıyla uyumlu olmadığının belirlenmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; tanıkların müfettişe verdikleri ifadeleri ile kovuşturma aşamasındaki ifadeleri arasındaki çelişki de giderilip, suça konu reçetelerin hastalar muayene edimeden hastalıklarıyla ilgisi bulunmadan düzenlenip düzenlenmediğinin, fazladan yazılan ilaç bulunup bulunmadığının, reçeteye konu ilaçların konulan teşhislerle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından, üniversitelerin reçetelere konu hastalıklarla ilgili uzman hekimlerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna dosya ve ekleri tevdi edilerek bilirkişi raporu alınıp, sanıkların fiilerinin sabit olması halinde teselsül eden resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı da tartışılarak sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz incelemeye dayanılarak yazılı şekilde beraat hükmü kurulması, Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.