8. Hukuk Dairesi 2022/4205 E. , 2024/6865 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2005/108 E., 2021/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen, davacılar ... ... ve ...' ın davasının reddine, asli müdahil ...' un davasının kabulüne dair karar, davacı ... mirasçıları tarafından yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemes…
**8. Hukuk Dairesi 2022/4205 E. , 2024/6865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2005/108 E., 2021/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen, davacılar ... ... ve ...' ın davasının reddine, asli müdahil ...' un davasının kabulüne dair karar, davacı ... mirasçıları tarafından yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ...' ın davasının kabulüne, davacı ... ... ve asli müdahil ...' un davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçısı ... vekili, asli müdahil ... mirasçısı ... vekili, davalı ... mirasçısı .... vekili, davalı ... mirasçıları ..., ... ve davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Osmaniye ili Kadirli ilçesi Kiremitli Köyünde 1954 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 98 parsel sayılı 30.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz (yeni 114 ada 3 parsel numaralı 28.838 m2), tarla vasfıyla, tapu ve vergi kaydına dayalı olarak ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ... tarafından, vergi kaydına, haricen alıma ve eklemeli zilyetliğe dayanılarak genel mahkemede açılan tescil davası, taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro mahkemesine aktarılmış ve bu dava dosyası, davacı ... tarafından, tapu kaydında pay sahibi olduğu iddiasına dayanılarak açılan tespite itiraz davası ile birleştirilmiş ve yargılama sırasında, asli müdahil ..., dava konusu taşınmazın yarısını davacı ... ...'den haricen satın aldığını ve zilyet olduğunu ileri sürerek, adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davacılar ... ... ve ...' ın davalarının reddine, asli müdahil ...'un davasının kabulüne, taşınmazın ... mirasçıları adına tespit ve tesciline ilişkin önceki karar, davacı ... mirasçıları vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin 15.02.1996 tarihli ve 1996/588 Esas, 1996/1011 Karar sayılı ilamıyla; "... tarafların dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazlara yöntemince uygulanması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "... dava dışı komşu 107 numaralı parselin tespitine esas alınan vergi kaydının ... ...'in tescil davasına konu edilen taşınmazın hudutları ile birebir aynı olduğu anlaşıldığından anılan dosyanın işbu eldeki kadastro tespitine itiraz dosyasının dava konusu olan 98 numaralı parsel ile ilgili olmadığı, dava dışı 107 numaralı parsel ile ilgili olduğu kanaatine varılmış ise de aynı iddialar 98 numaralı parsel için de değerlendirildiğinde; asli müdahilin taşınmazı elde ettiğini bildirdiği kişi olan ... ...'in ve bu kişinin de taşınmazı elde ettiğini bildirdiği kişi olan ...'ın taşınmaz ile ilgisinin ne olduğu yapılan yargılamada belirlenememiş olup, dosya kapsamında yapılan tüm keşifler değerlendirildiğinde ne asli müdahil ...'in ne de adı geçen diğer şahısların davalı parselin tespiti olan 1954 yılından geriye doğru maddi olaylara dayalı nizasız fasılasız zilyetliklerinin ispatlanabildiği gibi, dosyanın 1979/35 Esasında 29.09.1994 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişinin beyanında asli müdahil ...'in zilyetliğinin 1948-1949 yılı itibari ile bildiği, ancak bu beyanların herhangi bir somut olaya dayandırılmadığı gibi hali hazırda tespit tarihine kadar 20 yılı da doldurmadığı, eklemeli zilyetlik hususunda ise ne ...'ın ne de ... ...'in taşınmazdaki zilyetliğinin hangi yıllarda ne biçimde sürdürüldüğünün ispatlanabildiği ve ... ... ile asli müdahilin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkı olmadığı kanaatine varıldığı ..." gerekçesiyle, davacı ... ...'in ve asli Müdahil ...'un davasının reddine, davacı ...'ın davasının ise dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında olduğu ancak tapu kaydının gayri sabit hudutlu olması nedeniyle miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası yönünden zilyetlikle iktisap koşulları sağlanmadığı anlaşılmakla Kadirli ilçesi Kiremitli Köyü eski 98 parsel; yeni 114 ada 3 parsel numaralı 28.838 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfı ile; fen bilirkişisi 06.11.2020 havale tarihli raporuna ekli 3 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 9.190 m2'sinin tamamı 414.720 hisseye itibar edilerek tapu kaydının yarı hisse malikleri ..., ..., ... mirasçıları ile tapu kaydının diğer yarı hisse maliki ... mirasçıları adına, krokide B harfi ile gösterilen tapu kayıt fazlası olan 19.648 m2'sinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... vekili, asli müdahil ... mirasçısı ... vekili, davalı ... mirasçısı Jülide Işıl Bağatur vekili, davalı ... mirasçıları ..., ... ve davalı ... mirasçısı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden ..., ... vd. ...'dan ayır ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.