10. Hukuk Dairesi 2023/985 E. , 2024/10860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3250 E., 2022/4502 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/752 E., 2022/365 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf baş
**10. Hukuk Dairesi 2023/985 E. , 2024/10860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3250 E., 2022/4502 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/752 E., 2022/365 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; duruşma yapılmak üzere tayin olunan 12.11.2024 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine murafaalı temyiz eden davacılar adına Avukat ...'un geldiği, davalılar adına gelen olmadığı görüldükten gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 31.07.2015 tarihinde ... ...'un çalışmakta olduğu asıl işveren ...'a ait işyerinde boya işi yaparken iskelenin çökmesi sonucu zemine iskele molozları ile birlikte düştüğünü ve vefat ettiğini, asıl işverenin boya işini ...'e taşere ettiğini, ...'in aralarında müteveffanın da bulunduğu 2-3 işçi ile birlikte asıl işverene ait dış cephe boya işini yapmaya başladığını, müteveffanın ... yanında asıl işverene ait inşaatta günlük 150,00 TL yevmiye karşılığında çalıştığını, sigorta primlerinin hiçbir zaman yatırılmadığını, günlük yevmiyesinin elden verildiğini, 31.07.2015 tarihinde iş kazasının gerçekleştiğini, davalıların %100 kusurlu olduğunu, inşaat alanı içerisinde ve müteveffanın çalıştığı iskelede hiçbir şekilde iş güvenliği önlemi alınmadığını, usulüne uygun şekilde iskele kurulmadığını, iş güvenliği konusunda müteveffanın bilgilendirilmediğini, iş güvenliği eğitimi almadığını, iskelenin sağlam olmadığını ve korkuluğunun bulunmadığını beyanla sigortalının desteğinden yoksun kaldığı iddiasıyşa eş ..., çocuklar ... ve ... ile kardeşi ... lehine 100 TL’şer maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında destekten yoksunluk iddiasından kaynaklı maddi tazminat istemlerini eş ... için 182,414,33 TL'ye, çocuk Nurten için 3.077,25 TL'ye ve ... için ise 470,45 TL'ye artırdığını beyanla artırılan bu miktarların davalı ...'ten tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davalı müvekkilininde iş kazasında vefat eden ... gibi ücret karşılığı inşaat işleri yapmakta olduğunu, aynı piyasa olmaları sebebiyle çok önceden tanışan ve birbirlerine iş paslayan kişiler olduklarını, diğer davalının Keresteciler Odasının yönetim binasının boya işini yapar mısın diyerek müvekkiline teklifte bulunduğunu, davalı müvekkilinin de elinde çok iş olduğunu, bu sebeple işi yapamayacağını söylediğini, ancak tanıdığı bir arkadaşının bu işi yapabileceğini söylediğini, bunun üzerine davalı müvekkilinin diğer davalı ile müteveffayı tanıştırdığını, ... ile diğer davalının da boya işinin 6.500,00 TL'ye yapımı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin diğer davalı ile müteveffayı tanıştırmaktan başka bir rolü bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir ücret, komisyon almadığını, müvekkilinin olayda işveren - taşeron olmadığını, komisyoncu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. [adres satırı maskelendi] III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı tarafa, (kayden) işvereni olan ... Grup İnş. Taah. Eml. Tur. Tem Otosan ve Tic. Ltd. Şti.'yi davaya dahil edip etmeyeceği yönünde beyanda bulunmaları için süre verilmiş olup, davacı vekili 21.03.2022 tarihli yazılı beyanında (müvekkilinin desteğinin) dava dışı ... Şirketinde işçi olarak çalışmadığını, mütevefanın yakınları ve mirasçıları bu şirketin ismini dahi duymadıklarını, bu nedenle bu şirketin davaya dahil edilmesini ve haklarında ihya davası açılmasını kabul etmediklerini, yaşanan iş kazasının sorumlularının iş bu davanın davalıları olan ... ve ... olduğu yönünde beyanda bulunmaları ve dava dışı ... şirketinin de davaya dahil edilmediği ve iş bu şirket hakkında ihya davası açılmasını davacı tarafın kabul etmemesi üzerine davanın husumetten reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın asıl işveren olduğunu, ... aktinde iş sahibi olmadığını, iskelenin ve malzemelerin bu davalı tarafça temin edildiğini, Savcılık ifadesinde taraflarca bu durumun kabul edildiğini iş sahibinin 8 metre yüksekliğinde büyük bir iskeleye sahip olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ... yönünden araştırma gereği gbi yerine getirilmediğini, işveren sıfatı bu davalıya ait olduğunu: Bölge Adliye Mahkemesi dava dosyasında bulunan 14.07.2016 tarihli SGK müfettişlerinin düzenlemiş olduğu rapora atıf yaparak; dava konusu olayda müteveffanın davalı ...'in şahsi olarak işçi olmadığını, davalının ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin işçisi olduğunu bu nedenle şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağını beyan ederek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, diğer davalı ...'in savcılık ifadesinde; ... ...'u kendi şahsı adına işe aldığını açıkça beyan ettiğini, müteveffanın hiç bir zaman ... Ltd. Şti. isimli firmanın çalışanı olmadığını, SGK kayıtlarında da bulunmadığını, müteveffanın yakınları müvekkillerinin, böyle bir şirketin ismini dahi duymadıklarını, bununla birlikte dava dosyasında dinlenen tanıklar, müteveffanın ...'in yanında çalıştığını beyan ettiklerini, bir şirket isminden bahsetmediklerini, mahkemeye bu beyanlar yeterli olmaması durumunda, konuyla ilgili yeni tanıkları dinleme yoluna gitmediğini, bu nedenlerle; yaşanan iş kazasında asıl işveren olarak sorumlu olması gereken ... hakkında husumet yokluğunda davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte diğer davalı ...'ın kendi ifadesinde işi ...'e verdiğini açıkça beyan ettiğini, dava dosyasının hiç bir yerinde adı dahi geçmeyen bu şirketin sırf sorumluluktan kurtulmak, işçiye karşı ödenecek tazminatları semeresiz bırakmak için muvazalı olarak gösterilmiş bir taraf olduğunu, ... ile ... Ltd. Şti. arasında ne bir sözleşme ne bir fatura ilişkisi olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56 ncı maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı Kanun hükümleri ile ilgili yönetmelik hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.İş kazası sebebine dayalı tazminat davaları özü itibariyle SGK tarafından giderilmeyen zararın işveren ve kusurunun varlığı halinde üçüncü kişiler tarafından tazminat davaları olup, SGK tarafından yapılacak iş kazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın iş kazası olup olmadığının tespitinin açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. 2.Şöyle ki; iş kazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için iş kazası sigorta kolundan Kurumun hak sahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan maddi tazminattan tenzili gerektiği gibi tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı (olay iş kazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun iş kazası tahkikatı ve giderek olayın taraflar için iş kazası olarak tespit olunması önem arz etmektedir. 3.Somut olayda, dosya kapsamına yansıyan SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda ... sigortalı ...'un iş kazasının gerçekleştiği 31.07.2015 tarihi itibariyle, dosyamız davalısı ...'in yetkilisi olduğu belirtilen dava harici ... Grup. İnş. Taah. Eml. Tur. Tem. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.sigortalısı olarak kabulü gerektiği gerekçesi ile re'sen tescili yapılmak suretiyle anılan şirketin işeren olarak %80, ... sigortalıya ise %20 kusur verildiği, iş bu dava dosyası kapsamında Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kaldırma kararı gereğince HMK'nın 124 üncü maddesi kapsamında taraf sıfatının anılan şirkete ait olduğuna işaretle davacı tarafça iradi taraf değişikliği talebi olup olmadığı yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen 09.04.2019 tarihli kararın kaldırıldığı, kaldırma sonrası yapılan yargılamada davacı tarafça işveren sıfatının dosya davalıları olan ... ve ...'a ait olduğunun belirtilmesi üzerine davanın yukarıda yazılı gerekçe ile husumetten reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur. 4. Nitekim iş kazasına konu olayla ilgili Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/713 E. - 2016/654 K. sayılı ilamında sanık sıfatıyla ... ve ...'in yargılandıkları, aynı olayla ilgili SGK tarafından açılan rücu dava dosyasında ise davalı olarak yukarıda işaret olunan davalı şirketin taraf kılınarak dava açıldığı Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında ve giderek İlk Derece Mahkemesinin son kararında rücu dava dosyasındaki bu tespitten hareketle davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de rücu davasında davacıların taraf olmaması nedeniyle o dosyada yapılan tespitlerin dosyamızı kesin mahiyette bağlayıcı olduğunu kabul etmek mümkün olmayıp ancak dava konusunun benzerliği kapsamında kuvvetli delil olarak değerlendirilebileceği açıktır. Nitekim davacının iş bu dava dosyasındaki iddiasının işverenlik sıfatlarının iş bu dosyamızda davalı olarak göstermiş olduğu ... ve ... isimli gerçek kişilere yönelik olduğu ve HMK'nın 124 üncü maddesi kapsamında da tarafta iradi değişiklik yapmak istemediğini ortaya koyduğu açıktır. Ayrıca dosya kapsamında da kaldırma kararı öncesi delil incelemesinin bu davalılar esas alınarak yapıldığı, ancak iş bu davada yapılacak işverenlik tespitinin sonucu itibariyle SGK'nın hak sahasını ilgilendirdiği de açıktır. 5.O halde Mahkemece yapılacak iş; davacının davaya konu iş kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle dosyamız davalılarından ...'ın (iskeleyi temin eden olduğu yönündeki iddiası da açıklığa kavuşturularak) asıl işveren, ...'in ise alt işveren olduğuna dair bu iddiasının SGK'nın hak sahasını da ilgilendirdiği gözetilerek davacıya iş bu iddiasını tespit ettirmek üzere anılan davalılar ile beraber SGK'yı taraf kılmak suretiyle tespit davası açmak üzere önel vermek; verilecek önel içerisinde dava açılması halinde açılacak dava sonucunu bekleyerek sonucuna göre karar vermek, davanın açılmamış olması halinde ise; SGK tespitinde işveren olarak kabul edilen "... Grup. İnş. Taah. Eml. Tur. Tem. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin" yetkilisi olduğu belirtilen dosyamız davalısı ...'in işveren vekili olup olmadığı hususunu da değerlendirip, işveren vekili olduğunun kabulü halinde ise 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesi kapsamında görevli Mahkemesinin iş mahkemesi olduğu gözetilip yargılama yapılarak davanın esası hakkında karar vermek, iş bu davalının işveren vekili olmadığının da anlaşılması halinde Dairemizin 20.09.2022 tarih ve 2022/3466 E. - 2022/10875 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere "dava konusu eylemin özü itibariyle bir haksız fiil olduğu, bu yönüyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 49 ve devamı maddeleri gereği genel hükümlere tabi bir tazminat davası olarak görülerek, çözüme kavuşturulması, yönünden İş Mahkemesince genel mahkemeler lehine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği", yönündeki ilkesi de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 6.O halde, davacılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile kamu düzeni kapsamında Mahkemenin görevine dair sebepler re'sen dikkate alınarak bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1-a) Davacılar vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, b) İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 3. Dairemizce icra edilen duruşmada davacılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 28.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.