3. Hukuk Dairesi 2024/3230 E. , 2025/2536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/82 E., 2018/771 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının
**3. Hukuk Dairesi 2024/3230 E. , 2025/2536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/82 E., 2018/771 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının Diyarbakır ilinde kerestecilik işi yaptığını, 01.01.2014 günü, gece saatlerinde davacıya ait ... Kereste adlı işyerinin yakınında bulunan elektrik trafosunun aşırı yüklenme nedeniyle patladığını, patlama sonucu meydana gelen yangında işyerinde bulunan bir kısım kerestelerin yandığını, işyerinin çatısı, bir kısım eşyalar ile davacıya ait işyerinin otoparkında bulunan 21 ... 616 plaka sayılı özel aracında hasar meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin uğradığı 34.650,00TL tutarındaki zararın, haksız fiil tarihi olan 01.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını olayın meydana gelmesinde Kurumun kusuru bulunmadığını, elektrik tesislerinin bilimsel esaslara ve kuvvetli akım tesisleri yönetmeliğinde öngörülen standartlara uygun olarak yaptığını, davacının enerji nakil hattının varlığını bildiğini, buna rağmen gereken tedbirleri almayıp zararın artmasına katkıda bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2015 tarihli kararıyla; 01.01.2014 tarihinde davacının işyerinin bulunduğu yerde davalıya ait trafonun patlaması sonucu davacının işyerinde yangın meydana geldiği ve dava konusu hasarların oluştuğu, davacının işyerinde meydana gelen hasar bedeli ile araçta meydana gelen hasar bedelinden davalının trafonun sahibi olması ve bakım ve gözetiminin davalıda olması nedeni ile sorumlu olduğu, davacının işyerinde meydana gelen hasar bedelinin bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 33.450,00 TL, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin ise 1.200,00 TL olduğu belirlenerek, davanın kabulü ile 34.650,00 TL tazminatın olay tarihi olan 01.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 03.11.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 12.12.2017 tarihli ve 2016/5103 E., 2017/8191 K. sayılı ilamla; dosya kapsamında alınan tüm raporlarda davacının maddi zararının hesaplandığı, ancak tarafların kusurlarına ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı tespitine yer verilerek Mahkemece davaya konu olay nedeniyle tarafların kusur durumlarının tespit edilerek zarar kapsamının buna göre belirlenmesi gerektiği belirlenerek, karar bozulmuş ve bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulduğunu ve bozma kararı doğrultusunda davaya dayanak teşkil eden elektrik trafosunun patlamasıyla ilgili olarak kusur durumuna ilişkin elektrik bilirkişisinden rapor alındığı, hükme esas alınan bu rapora göre trafo patlamasından önce arıza durumuna geçen trafoyla ilgili ihbar olunmasına rağmen davalı Kurumunun anında olaya müdahale etmediği, trafonun her türlü bakım ve onarımından davalının sorumlu olduğu, somut olaya ilişkin sigorta devrelerinin devre dışı kalması sonucu ve trafonun aşırı yüklenmesi neticesinde çıkan yangın nedeniyle oluşan zarardan gerekli bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının sorumlu olduğu ve bozmadan önce belirlenen zarar miktarı bozmaya konu edilmediği belirlenerek davanın kabulü ile 34.650,00 TL'nin 01.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itirazlar giderilmeden soyut, objektif gerçeklikten uzak ve varsayımlar üzerine hazırlandığını, denetime elverişli olmayan raporlar dikkate alınarak karar verildiğini, olayın oluş şekline göre davacının olayın meydana gelmesinde ağır kusuru bulunduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte belirtilen bölgede bir arıza olması durumunda sistem üzerinden bir ihbar veya bildirimin gelmesi gerektiğini, herhangi bir ihbar ve arıza kaydı tespit edilmediğini yine, kabul anlamına gelmemekle iddia edilen olay evin iç tesisatında veya şebekede oluşabilecek bir arızadan kaynaklandığını öyle bir durum mevcut olsa dahi panosunda koruma görevi gören ve oluşabilecek olası arızalara karşı enerjiyi kesen kaçak akım koruma rölesinin olması halinde davaya konu zarar söz konusu olmayacağını, ilgili sokakta aynı trafo bölgesinden beslenen diğer abonelerin herhangi bir gerilim yükselmesi/cihaz yanması şikayeti olmadığını, hükme esas alınan raporun tahmine ve yoruma dayalı olduğunu, söz konusu raporun kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen tazminatta olay tarihinden itibaren faiz yürütülerek tazminatın fahiş bir rakama ulaştığını, hükmedilen tazminatın davacıların sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, yine hükmedilen tazminattan Borçlar Kanunu hükümlerine göre indirim yapılmamasının usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, alınan bilirkişi raporuna ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli ve 2016/5103 E., 2017/8191 K. sayılı sayılı bozma ilamına uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.