(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/4441 E. , 2012/24187 K. "" MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/4441 E. , 2012/24187 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının 2.2.2005-16.9.2007 tarihleri arasında davalı işveren yanında hizmet akdi ile kesintisiz çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir. Sigortalı olması gereken hizmetlerin tesbitine yönelik davalar yasal dayanağını 506 sayılı Yasanın 79/8.maddesinden alır ve kamu düzenine ilişkin olarak ortaya çıkarlar. Bu tür davalar sadece sigortalı ve onu çalıştıran işverenin değil aynı zamanda Sosyal Sigortalar Kurumunun dahi doğrudan hak alanını ilgilendirmektedir. Kurum bu davalar sonucu bir taraftan yasaya aykırı olarak elde edemediği primleri tahsil imkanına kavuşmakta öbür taraftan sigortalı veya hak sahipleri yönünden yükümlülük altına girmektedir.Kurumun yasal hasım gösterildiği davalarda çalışılan ... yeri ve çalışma olgusuna yönelik kanıtlar objektif olarak inandırıcı biçimde ortaya konularak sonuçlandırılmalıdır. Somut olayda dava dilekçesinde Sosyal Güvenlik Kurumu davalı olarak gösterilmemiştir. Böylece hizmet tespiti davalarında yasal hasım olan SGK'ya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeyerek davada taraf sıfatını alması sağlanmamıştır. Ayrıca, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu yasal statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Bu nedenle hakim, kendiliğinden araştırma yapmaz. Tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması da olanaklı değildir. Kaldı ki, SGK nun bu davalarda davalı sıfatı bulunmamaktadır.