11. Hukuk Dairesi 2009/9265 E. , 2011/1990 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/111-2008/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha
**11. Hukuk Dairesi 2009/9265 E. , 2011/1990 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/111-2008/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 27. sınıf emtialarda kullanılmak üzere ‘Şark Halı Pazarı+Şekil’ ibareli markanın tescili için davalıya başvurduğunu, bu başvurunun 556 sayılı KHK.nin 7/1-c maddesi uyarınca kabul edilmediğini, markanın bir bütün olarak değerlendirildiğinde tescile engel halinin olmadığını, ‘şark’ ibaresi ile şekil unsurunun marka tescili için yeterli bulunduğunu, esasen ibarenin kullanımla ayırt edici hale geldiğini, itirazlarının kabul görmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve tescil başvurusu işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu, davacının ilk itirazında kullanımla ayırt edicilik hususunu ileri sürmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, markanın gerek şekil gerekse yazılı kısımları ayrı ayrı değerlendirildiğinde marka olarak tescilinin mümkün olmadığı, esasen ‘şark halısı’ ibareli halı grubunun da olduğu, ancak markanın bir bütün olarak incelendiğinde meydana gelen kombinasyonun marka olma özelliğine ulaştığı, doğrudan tanımlayıcı olmadığı, oluşturulan kombinasyonun bağımsızlığı sağladığı, ayrıca davacının markanın kullanımla ayırt edicilik özelliğini kazandığını iddia ettiği, esasen bu iddiasını itirazında da dile getirdiği, 556 sayılı KHK.nin 49. maddesinin dar yorumlanmayacağı, ibarenin bir an için tasviri işaret olduğu kabul edilse bile, sektörde uzun yıllardan beri marka olarak kullanıldığı, davacı ile bütünleştiği gerekçesiyle davalı TPE YİDK kararının iptaline, diğer istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.