İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... AŞ'ye ait çelik konstrüksiyon cinsi emtiaların, Adana/Türkiye'den İsveç'e nakliyesindeki gecikme nedeniyle sigortalının zarara uğradığını, nakliyenin davalının sorumluluğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/237 KARAR NO : 2026/100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/12/2021 NUMARASI : 2019/1047 Esas - 2021/962 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan sigortalı ... AŞ'ye ait çelik konstrüksiyon cinsi emtiaların, Adana/Türkiye'den İsveç'e nakliyesindeki gecikme nedeniyle sigortalının zarara uğradığını, nakliyenin davalının sorumluluğunda gerçekleştirildiğini,hasar tesbiti gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak 49.306-Euro sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini, sigortalının haklarının temlik alındığını, kanuni ve akdi halefiyetin gerçekleştiğini, sigortalı ile davalının ürünlerin teslimat sürelerini 10 iş günü olarak belirlediklerini, ancak emtiaların 26.01.2018 tarihinde araçlara yüklenmesine müteakip teslimat süresi içerisinde alıcıya teslim edilmediğini, sigortalıya emtianın durumu hakkında bilgi verilmediğini, sigortalı tarafından davalılara 22.02.2018 tarihinde ihtarname gönderildiğini, dava dışı sigortalı tarafından kayıp tırların alıcıya ulaştırılması amacıyla davalıların alt taşıyıcısına 8.000-Euro ek ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, davalıların basiretli bir taşıyıcı olarak gerekli dikkat ve özeni göstermemesi neticesinde hasar meydana geldiğini, davalı aleyhine başlatılan İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyada takibe yapılan itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere oranda icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; sigortalı ile müvekkili şirketin, sigortalının İsveç'de yerleşik firmaya sattığı 350 ton ağırlığındaki demir, çelik kule, pilon, aksam cinsi emtianın sigortalının Adana adresinden alınarak karayolu ile İsveç'e taşımayı üstlendiğini, taşımanın toplam 26 araçla ve üç alt taşıyan eliyle yerine getirildiğini, yükün tamamının hasarsız olarak alıcıya teslim edildiğini, 27.01.2018 günü yüklenen ... plakalı araç ve 26.01.2018 günü yüklenen ... plakalı araçla taşınan yüklerin 22.03.2018 tarihinde, 29.01.2018 günü yüklenen ... plakalı araçla taşınan yükün ise 26.03.2018 günü alıcısına teslim edildiğini, alıcının hiçbir itiraz yapmadan yükü teslim aldığını, bu nedenle sigortalının tazminat talep hakkı olmadığını, yükün alıcısı tarafından süresinde ihbarda bulunulmadığından teslimdeki gecikmeler için tazminat istenemeyeceğini, taşıtanın yolda olan yükler için yeniden üretim yapmadığını, eksper raporu ve eksper ek raporunun yerinde inceleme yapılmadan sigortalının beyanlarına göre düzenlendiğini, müvekkilinin alt taşıyan ... ... Ltd. Şti ile yaptığı 25.01.2018 tarihli nakliye sözleşmesi gereğince tüm navlunu ödediğini, hatta fiili taşıyanın tehditleri üzerine fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu hususun sigortalıya bildirildiğini, sigortalının müvekkiline olan 80.000-Euro navlun borcunu ödemediği gibi müvekkili aleyhine 72.000-Euro gecikme zararı ile ... Ltd. Şti'ne ödediği 8.000-Euro olmak üzere toplam 80.000-Euro miktarlı dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı taşıyanın, ... kapsamında taşımayı taahhüt ettiği davaya konu 3 araçlık yükü 26.01.2018 - 27.01.2018- 29.01.2018 tarihlerinde teslim aldığı, teslim alınan emtianın taahhüt edilen 10-11 iş günlük taşıma süresi aşılarak kayıp karinesi oluştuktan sonra 22.03.2018 ve 26.03.2018 tarihlerinde alıcısına ihtirazi kayıt olmaksızın teslim ettiği, davalının üç araçlık yükün teslimatını geciktirmesi nedeniyle davacının sigortalısının aynı ürünlerden yeniden ürettiğini, yeniden üretilen ürünün sigortalının elinde kaldığı ve hurda olarak kullanıldığı, bu nedenle zarar oluştuğu, her ne kadar bilirkişi raporunda gecikmenin sebep olduğu bu zararın, sigorta teminatı kapsamında olmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı görüşü kabul edilmiş ise de, yeniden üretim nedeniyle meydana gelen bu zararın teminat dışı olduğuna dair sigorta poliçesinde bir kloz olmadığı, geç teslim nedeniyle yeniden üretim yapıldığı ve bunun davalının sorumluluğunda olduğu, geç teslim nedeniyle oluşan zarardan taşıyıcının sorumluluğunun aynı sözleşmenin 23/5 maddesi uyarınca taşıma bedeli ile sınırlandırıldığı, bu durumda geciken üç araç için ödenen toplam 16.800-Euro navlun tutarında tazminat talep edilebileceği, yeniden üretilen malın hurda değeri düşüldükten sonra sonra taşıtanın zararı olarak dava konusu edilen miktarın 49.306-Euro olduğu, bu durumda taşıma bedeli daha düşük olduğundan taşıma bedeline kadar olan kısmından davalının sorumlu olduğu, sigortalının gecikme nedeniyle taşıyana ayrı bir dava açmasının bu davanın sonucuna etkili olmayacağı, sigorta kapsamında karşılanmayan başka zararın bulunması halinde eldeki davaya konu miktar yönünden bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına itirazının 16.800-Euro yönünden iptaline, takipten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 üzerinden hesaplanan 21.643,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: 1-Davacı vekili; mahkemece verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, emtiaların 22/3/2018 ve 26/03/2018 tarihlerinde tesliminin kabulü halinde dahi en az 55 günlük bir süre söz konusu olduğunu, ... nin20'maddede düzenlenen sürenin aşılması nedeniyle kayıp karinesinin gerçekleştiğini, sigortalının bu nedenle zarara uğradığını, bu nedenle davalının zararın tümünden sorumlu olduğunu, taşıyıcının gecikmeden değil kayıptan dolayı sorumlu olduğunu, kayıp karinesi oluştuktan sonra sigortalının yeniden üretime geçtiğini, emtiaların kaybedilmemiş olması halinde sigortalının yeniden üretime geçmeyeceğini ve zararın meydana gelmeyeceğini, bilirkişinin hükme esas alınan nakliye ücreti ile sınırlı sorumluluğun somut olaya uygulanamayacağını, emtianın kaybolması nedeniyle ihtirazi kayıt ileri sürülmesine gerek bulunmadığını, zararın davalıların sorumluluğunda meydana geldiğini, zarardan mutlak olarak sorumlu olduklarını, davalıların taşıma süresince yüke nezaret etme ve ziya ve hasara uğramaması için gereken özeni göstermekle yükümlü olduğunu, davalının basiretli olarak davranmadığını, lokasyon bilgilerini dahi paylaşmadığını, likit olan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı vekili; davacının sigortalının yeniden üretim yapmadığını, davacı tarafça bu hususta hiç bir belge sunulmadığını, nerede ne zaman çekildiği belli olmayan fotoğraflarda yer alan ürünlerin taşıma konusu ürünlerle aynı olup olmadığının dahi belli olmadığını, fotoğrafların başka emtiaları temsil ettiğini, ekspertiz raporunun sigortalının iş yerinde yapılan tespit üzerine düzenlenmediğini, ekspertiz raporunun keyfi ve yetersiz olduğunu, emtianın alıcısına teslim edildiğini, taşımanın yapıldığını, herhangi bir çekince ileri sürülmediğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere teslim edilen dava konusu emtialar nedeniyle zayi karinesinin gerçekleşmediğini, doktrinde de ifade edildiği üzere yükün geç olarak teslim alınması halinde zayi olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğini, poliçede yeniden üretim maliyeti olarak herhangi bir teminat bulunmadığından yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğunu, ekspertiz raporunun sigortalının fabrikasının bulunduğu Adana'da değil ofisinin bulunduğu Ankara'da düzenlendiğinin raporda açıkça belirtildiğini, bilirkişi tarafından da yeniden üretime ilişkin herhangi bir delil tespit edilemediğini, temliknamenin geçersiz olduğunu, sigortacı davacının özel menfaat niteliğindeki dolaylı zararları talep edemeyeceğini, alt taşıyana yapılacak ödemelerin tamamen sigortalının sorumluluğunda olduğunun sigortalıya bildirildiğini, sigortalı tarafından alt taşıyana yapılan 8.000-Euro'nın alt taşıyana sigortalı tarafından keyfi olarak ödendiğini, bu nedenle bu tutardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının aktif husumetinin de bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın ... Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... ...AŞ tarafından İsveç'de yerleşik dava dışı ... D.D. firmasına imalatı ve satışı yapılan enerji nakil hattı ve çelik kule cinsi emtiaların Adana'dan İsveç'e nakliyesi işini davalının akdi taşıyan sıfatıyla 26 araçla ve 3 alt taşıyanla üstlendiği, dava dışı sigortalı ile davalı taşıyıcının yükün teslimat süresini 10-11 gün olarak belirledikleri, ..., ... ve ...plaka sayılı araçlarla yapılan 3 taşıma haricinde diğer araçlarla taşınan yüklerin herhangi bir ihtilafa neden olmayacak şekilde sorunsuz olarak alıcıya teslim edildiği, 27.01.2018 günü yüklenen ... plakalı araç ve 26.01.2018 günü yüklenen ... plakalı araçla taşınan emtianın 22.03.2018 tarihinde, 29.01.2018 günü yüklenen ...plakalı araçla taşınan emtianın ise 26.03.2018 günü alıcısına teslim edildiği, bahsi geçen araçların yolda çekicilerinin değiştirilerek nakliyesinin gecikmeli olarak tamamlandığı, alıcı tarafından çekince ileri sürülmeden bahsi geçen emtiaların teslim alındığı, ekspertiz değerlendirmesinde 26 ve 27/01/2018 tarihinde yüklemesi yapılan araçlarla ilgili 15/03/2018 tarihi itibariyle, 29/01/2018 tarihinde yüklemesi yapılan araçla ilgili 16/03/2018 tarihi itibariyle kayıp karinesinin gerçekleştiği, emtiaların gecikmeli de olsa alıcıya teslim edilmesi nedeniyle sigortalı firmanın teslim edilmeyen ürünler yerine yeniden üretimi yapmasından ve yaptığı sevkiyat masraflarından dolayı 49.306,22-Euro zararının oluştuğunun tespit edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında bu tutarda ödeme yapılarak sigortalı tarafından düzenlenen ibraname ve temlikname ile sigortalının haklarının temlik alındığı, DAP teslim ve mal mukabili ödeme şekli nedeniyle satıcı olan sigortalının mal üzerinde menfaati bulunduğundan davacı sigorta şirketinin akdi ve kanuni halefiyeti kazandığı anlaşılmaktadır.Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın tabi olduğu ...'nin 23/5 maddesinde, gecikme halinde, hak sahibinin zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlaması halinde, taşımacının bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceği düzenlenmiştir.Anılan düzenleme gereğince taşıyıcının ... hükümleri gereğince gecikmeden dolayı sorumlu tutulabilmesi için; taşıma süresinin aşılmasının yani gecikmenin yanı sıra, bu gecikmeden dolayı bir zararın doğmuş olması, ayrıca gecikme ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerekir. ...'nin 19. maddesi hükmü dikkate alındığında gecikme, taşıyıcının taşınmak üzere teslim aldığı eşyayı kararlaştırılan sürede veya böyle bir süre yoksa taşımanın gerçekleştirilmesi için gerekli makul süre içerisinde teslim edememesi halinde söz konusu olur. Gecikme bir zarara yol açmamışsa, taşıyıcının sorumluluğuna gidilemez....'nin 30/3 maddesine göre ise, yükün alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durumun yazılı olarak taşıyıcıya bildirilmemiş olması halinde, teslimdeki gecikmelerden dolayı tazminat ödenmeyecektir. Bu maddeye göre, eşyanın teslimindeki gecikmenin yazılı olarak ihbarı şarttır. Ancak taşımacı gecikmeyi bir tutanak ile teyit etmiş veya ihbar süresinde dava açılmış veya teslimdeki gecikme taşımacı tarafından ikrar edilmiş ise ihbara gerek yoktur. Dava konusu taşımada yükün teslimat süresi 10-11 gün olarak belirlenmiş olup, teslimat süresi ve ...'nin 20 maddesinde belirlenen 30 günlük süre dikkate alındığında 26 ve 27/01/2018 tarihinde yüklemesi yapılan araçlarla ilgili 15/03/2018 tarihi itibariyle, 29/01/2018 tarihinde yüklemesi yapılan araçla ilgili 16/03/2018 tarihi itibariyle kayıp karinesi gerçekleşmiş ise de emtiaların alıcı tarafından çekincesiz teslim alındığı dikkate alındığında artık davalı taşıyanın sorumluluğunun taşımadaki gecikmeye dayalı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı, davacının gecikme ihbarında bulunmadığını ileri sürmüş ise de taşıma sürecinde taraflar arasında gerçekleşen e-posta yazışmaları ile keşide edilen ihtarnameler dosyaya sunulmuştur. Bu belgelere göre, davalı-karşı davacı cezai yaptırımlar nedeniyle projenin önemini ve alıcının da kendileri için önemli bir müşteri olması nedeniyle yüklemenin kritik olduğunu hatırlatıp araçların konumu hakkında sürekli olarak bilgi talep etmiştir. Davalı taşıyıcı da alt taşıyandan bu konuda bilgi talebinde bulunmuş olup, gecikmeden ilk andan itibaren haberdar durumdadır. Taşımadaki gecikme davalının da kabulündedir. Davalının kabulünde olan gecikme nedeniyle ihbara gerek bulunmadığından davalı vekilinin ihbara yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. Davacı sigorta şirketinin rücu alacağı, alıcısına zamanında ulaşmayan ve kayıp karinesi uygulanan 34.613 kg cıvatanın yerine sigortalı tarafından yeniden üretim yapılması nedeniyle "yeniden üretim maliyetine ilişkin bedel" ve "sevkiyat masraflarına ilişkin ödenmek zorunda kalınan 8.000-Euro ek taşıma ücreti"ne ilişkindir. Davacı sigorta şirketi sigortalısına bu kapsamda 49.306,22-Euro ödeme yapılmıştır. Ancak dava dosyasında yeniden üretildiği belirtilen ürünlere ilişkin hazırlanan eksper raporu dışında, yeniden mal üretilip üretilmediği, üretilmiş olması halinde üretimin ne zaman başladığı, ne zaman sonra erdiği, yeniden üretilen malların yurt dışına ihraç edilen taşımaya konu mallarla aynı olup olmadığı, üretimin alıcı şirkete özel üretim mi yoksa tüm müşterilere pazarlanabilir standart bir üretim olup olmadığı, hurdaya ayrılmasının gerekli olup olmadığı hususunda herhangi tespit yapılmasına imkan sağlayacak bir delil bulunmamaktadır. Ekspertiz incelemesi evrak üzerinde yapılmış olup, üretimin yapıldığı iş yerinde yapılan bir tespit bulunmadığı gibi mahkemece verilen ara karar üzerine sunulan fotoğraflar da denetime elverişli olmadığı anlaşılmakla sigortalının yeniden üretim kaynaklı zararını ispatlanamadığı sonucuna varılmaktadır. 8.000-Euro "sevkiyat masraflarına ilişkin ödenmek zorunda kalınan ek taşıma ücreti" talebinin ise davalı taşıyıcı ... ile davacının sigortalısı arasında görülen Ankara 9. ATM'nin 2019/732 esas 2021/819 karar sayılı davada verilip kesinleşen karar ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Anılan davada davalı taşıyıcı "..." tarafından davacının sigortalısı ... ...AŞ'ye karşı ... taşıması nedeniyle bakiye 80.000-Euro taşıma bedelinin tahsili için asıl dava; davacının sigortalısı ... ...AŞ tarafından ise yurt dışındaki alıcı firmaya geç teslim nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 72.000-Euro tutarında gecikme cezası ile alt taşıyıcıya ödediği 8.000-Euro ek navlun ücretinin tahsili için karşı dava açılmıştır. İlk derece yargılamasında sigortalının 8.000-Euro talebi yerinde görülmemiş ise de kararın istinafı üzerine Ankara BAM 20. HD'nin 2022/699 E. 2024/1156 K. Sayılı dosyasında hem gecikme nedeniyle ödenen 72.000-Euro, hem de alt taşıyıcıya ödenen 8.000-Euro taşıyıcı ...'in navlun alacağından mahsup edilmiş, mahsup neticesinde asıl davanın reddine, karşı davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir. Bu durumda davacının sigortalısı tarafından, alt taşıyıcıya yapılan bu ek ödeme eldeki davadan daha önceki tarihli Ankara 9 ATM'de açılan davaya konu edilip karara bağlandığından, sigortalının ödediği bu tutar navlun ücretinden mahsup edildiğinden, sigortalının ek ücret yönünden zararı bulunmamaktadır. Bu durumda sigortalının yeniden üretim kaynaklı zararı ispat edilemediği gibi, sigortalı gönderenin alt taşımacıya ödemek zorunda kaldığı ek navlun yönünden de bir zararı oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2021 Tarih 2019/1047 Esas 2021/962 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 732-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 3.665,53-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 2.933,53-TL'nin isteği halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 74,40-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı lehine Tarife'nin 13/4 maddesi gereğince takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine" Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 1.848,05-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 92-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026