10. Hukuk Dairesi 2020/11055 E. , 2021/6241 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Dava, Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ile kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle mahkemenin yetkisizliğine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurus
**10. Hukuk Dairesi 2020/11055 E. , 2021/6241 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Dava, Kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ile kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle mahkemenin yetkisizliğine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili, ... Giyim Tic. Ltd. Şti. işyerinden bildirilen 2007/Ekim-2008/Haziran dönemine ait 262 günlük hizmetinin iptali nedeniyle, Kurumca aylığının iptal edildiğini, 03.11.1983-03.05.1985 tarihleri arası 1 yıl 8 ay askerlik yaptığını iptal edilen hizmetin 262 gün olduğu dikkate alındığında aylığının hiç kesilmemesi gerektiği, kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı Kurum vekili, yetki itirazlarının olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI [adres satırı maskelendi] B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR Somut olayda eldeki dava ile Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2019/199 E. sayılı dosyasının taraflarının, konusunun (müddeabihlerinin) ve dava sebeplerinin aynı olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-ı ile HMK 115/2. maddeleri gözetilerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerekir iken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunduğu belirtilirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince düzelterek, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 115. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı vekili, derdestlik olmadığını, her iki davanın farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114'üncü maddesinin (ı) bendi uyarınca “aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması” bir başka deyişle derdest olmaması dava şartları arasında düzenlenmiş olup, aynı kanunun 115'inci maddesi gereği bu durum kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Anılan madde metninde belirtildiği üzere derdestlik; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olup da görülmeye devam ediyor olmasıdır. Derdestlik açısından aynı dava olma koşulları aslında maddi anlamda kesin hüküm koşulları ile paralellik gösterir. Bu bağlamda derdestliğin söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması gerekir. Birinci ve ikinci davanın aynı dava sayılabilmesi için gerekli ilk şart her iki davanın taraflarının aynı kişiler olmasıdır. Tarafların aynı sayılması, tarafların her iki davada da aynı sıfatla, yani davacı ve davalı sıfatıyla hareket etmiş olmaları gerekmez. Birinci davada; davacı olan taraf, ikinci davada, davalı olabileceği gibi, tam tersi de söz konusu olabilir. Davaların aynı dava sayılabilmesinin bir diğer şartı her iki davanın sebebinin aynı olmasıdır. Dava sebebinin aynı olmasından kasıt hukuki sebepler değil, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Son şart ise; davaların konularının aynı olmasıdır. Dava konularının aynı olup olmadığını tespit edebilmek için davaların ilkinde verilebilecek kararın, ikinci davada verilebilecek kararı gereksiz hale getirip getirmeyeceği, ya da ikinci davada verilebilecek kararla aynı sonuçların sağlanıp sağlanamayacağına bakılmalıdır. Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2019/199 E. sayılı dosyasında davacı, davalı Kurum ve dava dışı ... Giyim Deri ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı, Kurum işleminin iptali, nizalı dönemde ... Giyim Deri ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. işyerinde çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığının iptal edildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve hizmet iptali nedeni ile çıkarılan borçtan sorumlu olmadığının tespitinin istendiği, mevcut davada, davalı Kuruma karşı, ... Giyim Deri ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti. işyerinden bildirilen 2007/Ekim-2008/Haziran dönemine ait 262 günlük hizmetinin iptali nedeniyle, kurumca aylığının iptal edildiğini, 03.11.1983-03.05.1985 tarihleri arası 1 yıl 8 ay askerlik yaptığını, iptal edilen hizmetin 262 gün olduğu dikkate alındığında aylığının hiç kesilmemesi gerektiği, kurum işleminin iptali, borçlu olmadığının tespiti ve kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda eldeki dava ile Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2019/199 E. sayılı dosyasının taraflarının, konusunun (müddeabihlerinin) ve dava sebeplerinin aynı olmadığı, içeriği itibariyle farklı olduğu anlaşılmakta olup işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hata olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin hükmü bozulmalıdır. SONUÇ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.