2. Ceza Dairesi 2020/11793 E. , 2021/13992 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça sürüklenen çocuk ...’ın soruşturma ve kovuşturma, suça sürüklenen çocuk ...’ın da kovuşturma aşamasında; anahtarları üzerinde bulunan motosikleti çaldıklarını savundukları, mağdurun çalınan motosikletinin üzerinde anahtar olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, olay yeri inceleme…
**2. Ceza Dairesi 2020/11793 E. , 2021/13992 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suça sürüklenen çocuk ...’ın soruşturma ve kovuşturma, suça sürüklenen çocuk ...’ın da kovuşturma aşamasında; anahtarları üzerinde bulunan motosikleti çaldıklarını savundukları, mağdurun çalınan motosikletinin üzerinde anahtar olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, olay yeri inceleme raporunda bahsi geçen motosikletin herhangi bir fiziki emniyet tedbiri bulunmayan evin alt katından çalındığı belirtilmekle beraber, düz kontak yapıldığına dair bir tespitin bulunmadığı dikkate alındığında; şüphe suça sürüklenen çocuklar lehine yorumlanarak mağdurun ikametinin önüne park edilmiş olan motosikletin anahtarı üzerinde iken çalındığı kabul edilen somut olayda; eylemin gerçekleştiği yerin olay tarihi itibariyle ikametin eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre suça konu yer ikametin eklentisi niteliğinde ise suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, aksi halde zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı yönünden de değerlendirme yapılıp aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15 yaşını bitirmiş olup 18 yaşını henüz doldurmamış olan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezaları, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-c maddesi gereğince, "bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme" seçenek yaptırımına çevrilirken, seçenek yaptırımın uygulanma süresinin açıkça belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda duraksamaya neden olacak şekilde sürenin “en az 2 yıl” olarak öngörülmesi, 4- Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, suça sürüklenen çocukların eylemlerine uyan TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.