8. Hukuk Dairesi 2022/7419 E. , 2023/4351 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2022/386 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine kara
**8. Hukuk Dairesi 2022/7419 E. , 2023/4351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/397 E., 2022/386 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ilçesi ... (...) Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 21 parsel ... 5.666,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parsel üzerindeki ağaçların ...'a ait olduğu" şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... (...) Köyü 109 ada 21 parsel ... taşınmazın 2003 yılından beri müvekkili olan davacının fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, davacının taşınmaz üzerinde 6292 ... Kanun gereği hak sahibi olduğunun tespitine ve tapu kaydında yer alan muhdesatların ...'a ait olduğu beyanlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazın babası ... tarafından zilyet edildiğini, babasından kalan bu yeri halen işlediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemenin 21.10.2014 tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/581 Karar ... kararı ile; dinlenen tanık beyanları yapılan keşif ve bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmaz üzerindeki ağaçlarda davacının hak sahibi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 109 ada 21 nolu parsel üzerinde bulunan muhtesat bilgileri kısmındaki "parsel üzerindeki ağaçlar ... oğlu ...'a aittir" ibaresinin silinerek "parsel üzerindeki ağaçlar ...'ya aittir" ibaresinin eklenerek ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine, husumet yöneltilemeyeceğinden davalı Hazine yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.10.2014 tarihli ve 2013/41 Esas, 2014/581 Karar ... kararı, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/3819 Esas, 2019/8417 Karar ... ilamıyla; "eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği açıklanarak, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın muris ...’un vefatından sonra mirasçılarının tamamının katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmediği, taksim yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, çekişmeli taşınmazın kullanım hakkının kime düştüğü, her bir mirasçıya miras payına karşılık taşınmaz, para ya da menkul mal verilip verilmediği, çekişmeli taşınmazın kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanması, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesi, şerh sahibi ...’un terekesinin taksim edilmediğinin anlaşılması halinde terekeye ait mallar ve haklar elbirliği mülkiyetine tabi olduğuna göre, üzerinde 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 701 ve 702 nci maddeleri uyarınca mirasçıların tek başlarına tasarrufta bulunma yetkilerinin bulunmadığının göz önünde bulundurulması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2020/397 Esas, 2022/386 Karar sayısı kararı ile, bozma sonrası yapılan yargılamada taşınmaz başında keşif yapıldığı, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre muris ...'un vefatından sonra mirasçılarına iki adet taşınmaz kaldığı ve bu taşınmazların mirasçıların tümünün katılımı ile paylaştırıldığı, ...'un dava konusu taşınmazı kullandığı üzerine ağaç diktiği, bu şekilde dava konusu taşınmaz üzerinde ...'un tek başına tasarrufta bulunma yetkisinin bulunduğu, tasarruf yetkisine dayanarak söz konusu taşınmaz üzerindeki ağaçları davacı ...'ya devrettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davanın kısmen kabulüne, dava konusu 109 ada 21 nolu parsel üzerinde bulunan muhtesat bilgileri kısmındaki "parsel üzerindeki ağaçlar ... oğlu ...'a aittir" ibaresinin silinerek "parsel üzerindeki ağaçlar ...'ya aittir" ibaresinin eklenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine, davalı Hazine yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konmasının haksız olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında kabul edildiği gibi mirasçılar arasında bir taksimin söz konusu olmadığını, taksim hususunun ispatlanmadığını, kendisine bilirkişi raporuna itiraz etme hakkı tanınmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğunu belirterek açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 436,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.308,83 TL'nin temyiz eden davalı ...'tan alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.09.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.