Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı tarafından verilen tazminatın düşük olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı tarafından verilen tazminatın düşük olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 13/11/2013 tarihinde doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların ortak murisi O.Ö.nün, dört taşınmazını hayatta iken eşine temlik etmesi nedeniyle çocukları olan başvurucular Aziz, Mustafa ve Tevfik Öcal ile diğer başvurucuların murisi R.H.Ö. tarafından 15/7/1985 tarihinde Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinde tenkis davası açılmıştır. Davacılardan R.H.Ö.nün 26/1/1998 tarihinde ölümü ile davayı mirasçıları devam ettirmiştir. Mersin Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlık hakkında verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 31/10/2011 tarihli ve E.2006/43, K.2011/576 sayılı kararla dava konusu taşınmazlardan biri hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden 864,65 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; taraf vekillerinin temyizden feragat etmeleri üzerine anılan hüküm 6/2/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu Yusuf Öcal dışındaki başvurucular, söz konusu hukuk davasının makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 8/1/2010 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) tazminat istemiyle başvuruda bulunmuş; başvuru 5681/10 numaraya kaydedilmiştir. 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun’un yürürlüğe girmesinin ardından başvurucular 15/3/2013 tarihinde Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığına (Komisyon) başvuru yaparak AİHM başvuru formuna atıfla aynı taleplerinin 6384 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmasını istemişlerdir. Komisyon 27/6/2013 tarihli ve K.2013/222 sayılı karar ile Komisyona başvuru yapmadan önce AİHM’e başvuru yapmadığından başvuruculardan Yusuf ÖCAL’ın talebinin reddine, diğer başvurucular yönünden ise iki dereceli bir yargılamada AİHM’e bireysel başvururu hakkının Türkiye tarafından tanınmasından itibaren 25 yıl 7 gün süren yargılamanın makul olmadığı ve başvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’in uzun yargılama konusundaki yerleşik içtihatları da dikkate alınarak başvurucular Aziz, Mustafa ve Tevfik ÖCAL’ın her birine ayrı ayrı 550 TL, diğer başvuruculara ise bir davacının mirasçıları olmaları nedeniyle aynı aile ekonomik birliği içinde değerlendirilerek tamamı için 550 TL tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucular anılan karara; manevi tazminat miktarının AİHM içtihatlarına aykırı biçimde düşük belirlendiği, belirlenen tazminat tutarının uğranılan zararın karşılığı olmadığı iddiasıyla itiraz etmişlerdir. İtiraz başvurusu bütün başvurucular adına ortak vekil tarafından yapılmış, Yusuf Öcal hakkında ayrı bir itiraz konusu ileri sürülmemiştir. İtirazı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu, 18/9/2013 tarihli ve İ.2013/32, K.2013/54 sayılı kararında “yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle hükmedilen tazminatın mahiyeti gereği manevi tazminat niteliğinde olduğu, Komisyon tarafından hükmedilen tazminatın makul sürenin aşımıyla orantılı olarak belirlendiği, hakkaniyete ve AİHM içtihatlarına uygun olduğu” gerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir. Kararda başvurucu Yusuf Öcal yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Karar 4/11/2013 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiştir. Başvurucular 13/11/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.B. İlgili Hukuk 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu Kanunun amacı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair esas ve usullerin belirlenmesidir.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun;a) Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı,b) Mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği,iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvuruları kapsar.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Komisyona müracaat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru tarihini ve numarasını gösteren resmi kayıt kabul mektubu, başvuru formu ve diğer ilgili bilgi ve belgelerle birlikte, müracaat edenin kimlik bilgilerini içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır. (2) Başvuran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde Komisyona müracaat edebilir. Bu süre içinde müracaatta bulunmayanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması gerekçesine dayanan kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren bir ay içinde de Komisyona müracaat edebilirler.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon;a) Müracaat konusu başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince öngörülen iç hukuk yollarının tüketilmesi koşulu dışındaki diğer kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığını,b) Komisyona süresinde müracaat edilmediğini,c) Müracaat edenin hukuki menfaati olmadığını,ç) Müracaatın 2 nci madde kapsamına girmediğini, tespit ederse müracaatı reddeder.…” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır.(2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir.(3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.(4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır.” 6384 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Bu Kanun, 23/9/2012 tarihi itibarıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde kaydedilmiş başvurular hakkında uygulanır.…”