11. Hukuk Dairesi 2020/5371 E. , 2021/4518 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.03.2017 tarih ve 2016/61 E. - 2017/115 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2017/3695 E. - 2020/69 K. sayılı karar davacı vekilince temyiz edilmiş, İs…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5371 E. , 2021/4518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.03.2017 tarih ve 2016/61 E. - 2017/115 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.01.2020 tarih ve 2017/3695 E. - 2020/69 K. sayılı karar davacı vekilince temyiz edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz dilekçesinin reddine dair 13.02.2020 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davaya konu alacağın, davalı ...'nın ortağı olduğu... Sanayi ve Ticaret AŞ’deki hissesinin diğer ortaklara devrinden kaynaklandığını, müvekkil şirketin bu bonolara teminat amaçlı imza koyduğunu, daha sonra davaya konu senetlerin bir kısmının takibe konulduğunu, davalı alacaklı ile davaya konu senetlerin müteselsil borçluları ve 3.kişi ... arasında bir protokol imzalanarak borcun 3.kişi ...'na nakledildiğini ileri sürerek, müvekkil şirketin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, Tekirdağ 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/5093 esas sayılı takibin iptaline, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, senetlere "teminat amaçlı" imza koyma iddiasının gerçek dışı olduğunu, protokol başlıklı belgenin borç nakli anlaşması olmadığını, belgenin senetleri ortadan kaldırılıp geçersizleştirecek kayıtsız şartsız bir ifade içermediğini, senetlerin varlığını ve geçerliğinin devam ettiğini bildiren bir şartlı ödeme yolu düzenlendiğini, ancak şart ve ödemenin hiçbir zaman gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın söz konusu 09.03.2007 tarihli sözleşme kapsamında davacının borcunu nakletmiş olduğu ve bu hususu kabul etmiş olmasına rağmen icra takibinde bulunması nedeni ile haksız olarak icra takibinde bulunduğu ve bu hususta da kötü niyetle hareket etmiş olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/5093 İcra sayılı dosyası kapsamında yapılan takip bakımından davalıya 5.476.026,00 TL borçlu olmadığının tespitine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi gereğince 1.095.205,20 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.