11. Hukuk Dairesi 2009/7742 E. , 2011/1162 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2008/113 - 2008/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2009/7742 E. , 2011/1162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.10.2008 tarih ve 2008/113 - 2008/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerin yakını olan müteveffa ...’in sevk ve idaresindeki 07 Y 8062 plakalı araç ile Antalya iline yolcu almaya giderken tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde zorunlu koltuk ferdi sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta poliçesi gereği davalının 80.000,00 TL ödemesi gerektiğini, ödeme taleplerinin davalı şirketçe kabul edilmemesi üzerine başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazının iptali icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacının yetki itirazının da iptalinden açıkça söz etmeksizin “davalı borçlunun itirazının iptaline’’ karar verilmesini talep ettiği, bu durumda icra dairesinin yetkisine yönelik olarak itirazın iptali istenmediğinden, davalının yetki itirazının benimsendiği ve bu itibarla mevcut bir icra takibinden bahsetmenin mümkün olmadığından itirazın iptali davasının dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davacılar murisinin davalı ... şirketine zorunlu koltuk ferdi sigorta poliçesi ile sigortalı aracı kullanırken meydana gelen tek yanlı kaza sonucunda vefat etmesi nedenine dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın başlattığı icra takibine davalı taraf yetki ve borç bakımından itiraz ettiğine, bu dava ile davacı tarafın davalının itirazının iptalini istemiş olmasına göre, davalı tarafın yetki ve borç bakımından yaptığı itirazın iptalini istediği sonucuna ulaşılacaktır. Öte yandan, dava dilekçesinin tebliği üzerine davalı vekili yetki ilk itirazında bulunmuştur. Bilindiği üzere, ödeme emri tebliği üzerine borçlu sadece yetki itirazında bulunmuş ise, alacaklı İİK'nun 50/2. maddesi uyarınca, bu itirazın kaldırılmasını ancak, icra hukuk mahkemesinden isteyebilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, alacaklı aynı Kanun’un 67/1. maddesi uyarınca icra hukuk mahkemesine başvurabileceği gibi, dilerse genel mahkemeye itirazın iptali davası da açabilir. Borçlu yetki itirazı ile birlikte borcun esasına da itiraz etmişse, tercih edilen icra hukuk mahkemesi tarafından önce yetki itirazı incelenip karara bağlanacaktır. Borçlunun yetki itirazı ile birlikte borca itiraz etmesi ve alacaklının da genel mahkemede itirazın iptali davası açması halinde, mahkeme icra dairesinin yetkisine karşı yapılan itirazı icra hukuk mahkemesi yerine geçerek çözümlemelidir. Zira, genel mahkemenin de yetki itirazını incelemeye yetkili olduğunun kabulü gerekir. Esasen icra hukuk mahkemesinden daha geniş yetkili olan genel mahkemenin yetki itirazını inceleyememesi için bir neden de bulunmamaktadır. Genel mahkemenin önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse, mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Bu durum ise Anayasa’nın 141/son maddesinde hüküm altına alınan usul ekonomisine de aykırı düşecektir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmesi halinde, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için, yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunmalıdır. Dolayısıyla, mahkemenin önce icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi, icra dairesinin yetkili olmadığını tesbit etmesi halinde, itirazın iptali davasının da salt bu nedenle reddine karar vermesi gerekmektedir. Artık bu durumda, mahkemenin kendi yetkisine yapılan itirazı incelemesine gerek kalmamaktadır. İcra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde, bundan sonra mahkemenin yetkisine yönelik itirazı incelemesi, sonucuna göre gerekli kararı vermesi gerekmektedir. Somut olayda, borçlu-davalı takip sırasında yetki itirazında bulunmuş, ayrıca borcun esasına da itiraz etmiştir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. Davacı-alacaklı itirazı benimsemeyerek, takibin başlatıldığı yer itibariyle Kumluca Asliye Hukuk Mahkemesi’nde işbu davayı açmıştır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan olasılıklara göre değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yukarıda yazılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.