13. Hukuk Dairesi 2014/15528 E. , 2015/6742 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün Davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukat…
**13. Hukuk Dairesi 2014/15528 E. , 2015/6742 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün Davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı vekili avukat ... geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı,16.12.2010 günü kollarda uyuşma ,sırtta ve her iki kola yayılan baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı,mide ağrısı,öğürme şikayetleri ile davalıya ait hastanenin acil servisine müracaat ettiğini,diğer davalı doktor tarafından muayene edildiğini,talebine rağmen EKG'sinin çekilmediğini,mide kanaması şüphesi nedeniyle kan testi uygulanıp ağrı kesici verilerek eve gönderildiğini,ağrıları geçmeyince sabah tekrar geldiğini ,bir kardiyolog tarafından yapılan muayenesinde kalp krizi geçirdiğinin anlaşılması üzerine müdahale yapılarak davalı hastanenin başka bir şubesine sevk edildiğini ve orada anjiyografi yapıldığını,yoğun bakımda kaldığını,üç ay tam,üç ay yarım gün istirahatli olduğunu ,zamanında müdahale edilse idi bu sıkıntıları yaşamayacağını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 50.000 TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı,davalı hastanenin aciline kollarda ,sırtta ve göğüste ağrı,midede ağrı şikayeti ile başvurduğunu ancak,diğer davalı tarafından şikayetlerinin tam olarak değerlendirilmemesi üzerine,kalp krizi geçirdiğinin geç anlaşılması nedeniyle ölüm tehlikesi atlattığını ve sürecin zor geçtiğini bildirerek,tedavi ve teşhisinde yeterli özen ve dikkati göstermeyen davalılardan tazminat tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davalılar,davacının daha önce mide şikayetleri nedeniyle tedavi görmüş olması nedeniyle mide kanamasından şüphelenildiğini,bu yönde araştırma yapıldığını,kol ve göğüs ağrısından bahsedilmediğini,kalp krizi bulgularının başka ağrılarla karışabileceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.Mahkemece,aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre;Kalp krizinin her zaman tipik bulgularla seyretmeyebileceği,hastanın geçmişinde mide hastalıklarının bulunduğu göz önüne alınarak bu rahatsızlıkların ayırıcı tanıda miyokard infarktüsü ile karışabileceğinden,doktora atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiş,mahkemece bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır.(BK 386-390)