12. Ceza Dairesi 2013/4281 E. , 2013/22674 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2,50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriği nazara alındığında, temyiz istemini vekalet ücre
**12. Ceza Dairesi 2013/4281 E. , 2013/22674 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2,50/1-a maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriği nazara alındığında, temyiz istemini vekalet ücretine hasrettiği anlaşılmakla, katılan vekilinin temyizi açısından, bu yönden sınırlı olarak yapılan incelemede; 1- Sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suç tarihinde yapılan bir ihbar üzerine olay yerine intikal eden güvenlik güçlerinin sanıklar ... ve ...'in ... İli... İlçesi,...Köyü,... Devlet Ormanı sınırları içerisinde bulunan tepenin zirvesinde kazı yaptıklarını gördükleri, güvenlik güçlerini fark eden sanıkların ellerinde bulunan kazı aletlerini bırakarak kaçmaya çalıştıkları ancak kısa bir takip sonucunda yakalandıkları, tarafsız arkeolog bilirkişi kurulu raporu ile dava konusu yerde ilki 3,50x1 metre ebatlarında, 55 cm deriliğinde, ikincisi 4,20x90 cm ebatlarında, 20 cm ile 1 metre arasında değişen derinliğe sahip iki ayrı noktada kazı yapılmış olduğu, suça konu yerin sit alanı olarak tespit ve tescil kaydının bulunmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli her hangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı hususlarının belirlendiği, tutanak mümziilerinin, sanıkları bizzat ellerinde kazma ve kürekle kazı çukuru açarken suçüstü yakaladıklarına dair anlatımları, güvenlik güçlerini fark eden sanıkların olay yerinden kaçmaya çalışmış olmaları, kazılan çukurların boyutları, sanıkların mantar ve maden numunelerini yakalanmaları halinde inkara yönelik savunmaya zemin hazırlamak maksatlı olarak yanlarında bulundurulduğuna dair oluşan kanaat nazara alındığında, sanık ...'in suç tarihinde maden numunesi araştırdıklarına ve mantar topladıklarına, çukurların kendileri tarafından kazılmadığına dair savunmasının itibar edilebilir nitelikte olmadığı anlaşılmış olup, 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/2. maddesinde düzenlenen izinsiz araştırma yapma suçu ile 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen kültür ve tabiat varlıklarında, bunların koruma alanlarında, tespit ve tescil edilmiş sit alanlarında araziye fiziki müdahale teşkil etmeyen toprak üstünde veya su altında kültür ve tabiat varlıklarının araştırılmasına yönelik eylemlerin yaptırım altına alındığı, somut durumda ise sanık ...'in sit alanı içerisinde yer almayan ve 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı özelliği arz etmeyen suça konu taşınmazda araziye fiziki müdahalede bulunarak iki ayrı noktada kazı yapması karşısında, sanığın sübuta eren eyleminin 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin hatalı nitelendirme ile aynı Kanunun 74/2 maddesinde düzenlenen araştırma suçunun oluştuğunun kabulü ile sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ...'in suç kastının bulunmadığına dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin dört numaralı paragrafından önce gelmek üzere “yargılamada kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'ten alınarak katılana verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2- Sanık ...'in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; Gerekçeli karar başlığında sanık ...'in nüfusa kayıtlı olduğu mahalle/köyün gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. UYAP'tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık Ruhi Arslan'ın hükümden sonra 24/07/2012 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sair yönleri incelenmeyen kararın 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bu sebeple BOZULMASINA, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.